T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2022/600 E., 2024/11755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1336 E., 2021/1785 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/371 E., 2020/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının imtiyaz sahibi olduğu www.yenişafak.com.tr isimli internet haber sitesinde 08.03.2006 tarihinde müvekkili hakkında haber yayınlandığını ancak habere konu iddia edilen eylemden dolayı müvekkili hakkında 2006 yılında beraat kararı verilip kesinleşmesine rağmen haberin halen yayında olduğunu, müvekkilinin unutulma hakkı kapsamında haberin yayından kaldırılmasını talep etme hakkının bulunduğunu, Sulh Ceza Hakimliği tarafından yayından kaldırma kararı verilmiş ise de davalı site http protokolünü kullandığından kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından uygulanamadığını, müvekkilinin kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesi gerektiğini belirterek haberin yayından kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sulh Ceza Hakimliğinin erişimin engellenmesine dair kararı üzerine haberi yayından kaldırdıklarını, bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, esas yönünden de haberin görünür gerçeğe uygun olup basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının imtiyaz sahibi olduğu Yeni Şafak Gazetesi'nin internet sitesinde 08.03.2006 tarihinde davacı hakkında haber yayınlandığı, habere konu iddia edilen eylemden dolayı davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, haberin güncelliğini yitirdiği, davacının unutulma hakkı kapsamında talebinin yerinde olduğu, davacının kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 08.03.2006 tarihli haberin yayından kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberin yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 12 yıllık bir sürenin geçtiği gözetildiğinde haberin güncelliğini yitirdiği, habere konu olayın yayın tarihinde görünür gerçeğe uygun olduğu anlaşılmış olsa da, yapılan yargılama sonucu davacının beraat ettiği ve hükmün kesinleştiği, toplumun halen habere ulaşmasının kişi hakkında yanlış algılamaya neden olabileceği, davacının siyasetçi veya sanatçı gibi kamunun ilgisine haiz kişilerden olmadığı, haberin yayında kalmasının topluma sağlayacağı bir katkının da bulunmadığı, haberin kolayca ulaşılabilen internet ortamında yayınlanmaya devam edilmesinin davacının şeref ve itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, davacının “unutulma hakkına" dayalı talebinin ve İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; haberde Rekabet Kurumu'nda gerçekleşen olayların adli sürecine ilişkin bilgi verildiğini, yapılmasında kamu yararı bulunduğunu, hukuka uygunluğun yayın tarihi ile itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını, erişimin engellenmesine dair Sulh Ceza Hakimliğinin kararından haberdar olmaları neticesinde haberin yayından kaldırıldığını, ancak bu kararın kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın açılmasından öncesine dair bir sorumluluklarının olmadığını, haberin kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; kişilik haklarına saldırı nedeniyle 08.03.2006 tarihinde "www.yenişafak.com.tr" de yayınlanan haberin yayından kaldırılması istemine ilişkindir.
TMK'nın "Kişiliğin korunması" kısım başlıklı 24 üncü maddesi şöyledir:
“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Yeni Şafak Gazetesinin internet sitesinde 08.03.2006 tarihinde davacı hakkında haber yayınlandığı, habere konu iddia kapsamında yapılan yargılama neticesinde davacının beraat ettiği ancak haberin halen arşivde yayınlanmaya devam ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararında "...Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir." şeklinde unutulma hakkının ifade edildiği, dava konusu haberin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken bir yayın olduğu, bu nedenle mahkemenin internet haberinin yayından kaldırılmasına dair kabul kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





