T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2020/4918 E., 2023/6298 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/206 Esas, 2018/764 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma
HÜKÜMLER : a) İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/426 sayılı Kararı ile; rüşvet alma suçundan mahkumiyet,
b) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
c) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı ek Kararı ile; temyiz isteminin reddi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı ek Kararının, sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
İlk derece mahkemesi tarafından sanıklar hakkında verilen 21.02.2017 tarihli ve 2016/167 Esas, 2017/50 sayılı beraat kararlarının, istinaf incelemesi yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/797 Esas, 2018/878 sayılı Kararı ile hukuka aykırı şekilde eylemlerin sübut bulduğu anlatılarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bozulmasından sonra ilk derece mahkemesince verilen 07.12.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/426 sayılı mahkumiyet Kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabul edilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat hükmünün mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği yönünden bozulmasına karar verilemeyeceği, bu tür kararları Bölge Adliye Mahkemesinin vermesi gerektiği, aksi halde tarafların temyiz haklarının kısıtlanacağının anlaşılması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararlarının temyizi kabil olduğu ve temyiz isteminin reddine dair 01.11.2019 tarihli ek Kararın kaldırılması ile esasın incelenmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2016 tarihli ve 2016/14291 Esas, 2016/1589 Soruşturma, 2016/949 numaralı İddianamesiyle sanıkların rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi ve sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesince tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2016/167 Esas, 2017/50 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/797 Esas, 2017/858 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
4.Yapılan yargılama neticesinde, İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/426 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı ek Kararı ile sanıklar müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizi, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyize tabi olması gerektiğine, soruşturma aşamasında yapılan bilirkişi atamasının hukuka aykırı olduğuna, teknik araçlarla izleme ve iletişimin tespitine dair kararlar ile arama ve el koyma işlemlerinin usule aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kartal Emlak Müdürlüğü Maltepe Servisi Defterdarlık uzmanı olan ... ve Milli Emlak Müdürlüğü Anadolu Yakası Tespit Koordinatörlüğünde görevli ...'ın, 2012 yılı Ekim ayında Ataşehir ilçesi ... Mahallesi, 7316 parsel numaralı Hazine taşınmazının işgal ve tespit işlemlerini ... adlı iş sahibi adına ve menfaat karşılığı gerçekleştirdikleri iddia ve kabul edilerek rüşvet alma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında teknik araçlarla izleme tedbirine ilişkin mahkeme kararlarının örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından alındığı ancak sanıklar hakkında yalnızca rüşvet alma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece hükme esas alınan fiziki takip tutanaklarının da örgüt suçu esas alınmak suretiyle verilen uzatma kararlarına istinaden düzenlendiği, bu suretle fiziki takipler sonucu yapılan tespitlerin delil olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek, hukuka aykırı deliller dışlandığında, rüşvete konu olduğu iddia edilen paranın ele geçirilmemiş olması da dikkate alınarak, iletişimin tespiti tutanaklarındaki sözlerin yorumu gerektirmeyecek biçimde rüşvet suçunun anlaşma da dahil tüm unsurlarını oluşturup oluşturmadığı, sanıkların görevleriyle ilgili bir iş ve işlem nedeniyle menfaat temin edilip edilmediği ya da rüşvet anlaşmasına varılıp varılmadığı, bu suretle iddiada gösterilen delillerin ne şekilde kabul edildiği ya da reddedildiği hususlarına da yer verilerek karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçelerinin ortaya konulması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunduğu sırada bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece memuriyet hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı ek Kararının KALDIRILMASINA,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2018/206 Esas, 2018/764 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.





