T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2020/6913 E., 2023/9485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/62 Esas, 2016/135 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2015 tarihli ve 2015/5447 Soruşturma, 2015/1779 Esas, 2015/126 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/62 Esas, 2016/135 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise atılı suçtan beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nün mahkumiyet hükümlerini süre tutum dilekçesi ile temyiz ettikleri anlaşılmıştır.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu ile temyiz incelemesi sırasında resen dikkate alınacak sair nedenlere,
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği ise; mahkumiyet hükümlerine ilişkin suç vasfında hataya düşüldüğüne, beraat hükümlerine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tüm sanıkların rüşvet suçundan cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçları sevki ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece; sanıklar ..., ... ve ... hakkında eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise atılı suçtan beraat kararları verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kamu davasına konu Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2015 tarihli ve 2015/5447 Soruşturma, 2015/1779 Esas, 2015/126 numaralı İddianamesinin giriş kısmında; Denizli ili Çivril ilçesi Gökbaşlı mevkii olarak bilinen yer ile aynı ilçenin Karalar-Gürpınar mahalleleri arasında kalan mevkie hayvancılık ile uğraşan vatandaşların geçici süreliğine yerleşmeleri için Çivril Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı tarafından bu şahıslara usulsüz ödeme yaptırılması iddiasına ilişkin soruşturma işlemlerine başlandığının, bu kapsamda Denizli ili Hayvan Sağlığı Zabıtasının 07.02.2014 tarihli kararıyla göçerlerin konaklama yeri olarak tespit edilen köy hudutlarında 24-48 saat arası kalmasına karar verildiğinin belirtildiği, akabinde sadece soruşturmaya yönelik alınan ifadelerin özetlerine yer verildiği, devamında sanıklardan ... ve ...'ın çiftçi malları koruma başkanlığı meclis üyesi, ...'nün ise adı geçen başkanlıkta bekçi olarak görev yaptığının anlatıldığı, son olarak şüphelilerin yargılamalarının yapılarak iddianame başlığında gösterilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarının talep edildiği görülmüştür.
Dairemizin 26.10.2022 tarihli ve 2018/9336 Esas, 2022/12673 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200; 21.01.2020 tarihli ve 2017/11-808-17 sayılı Kararlarında açıklandığı gibi ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası açma görevi, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikayet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısına aittir. Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede hangi hususların gösterileceğine ve yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerektiğine aynı Kanun’un 170 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer verilmiştir.
İddianamenin iadesi halleri ise 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenmiş olup bu hususlara aykırı olarak düzenlenen iddianamenin öngörülen süre içinde eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmelidir.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile aynı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Bu kabul, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal ve vazgeçilemez sonucudur.
Yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak düzenlenen iddianamenin gerek on beş günlük süre içinde iade edilmeyerek gerekse de kabulüyle artık kovuşturma aşamasına geçilmiş olması hukuka aykırılığı ortadan kaldırmayacak ve davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlali yönünde haklı bir sebep oluşturmayacaktır. Böyle bir durumda usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davasından bahsedilemeyeceğinden mahkemece hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilecek ve bu hususta gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulacak, usulüne uygun bir kamu davası açılması halinde yargılama faaliyeti gerçekleştirilerek yapılacak değerlendirme sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca bir hüküm tesis edilecektir.
Sanıkların cezalandırılmaları talep edilen sevk maddelerindeki rüşvet suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesindeki düzenleme ile tüm bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede; davaya konu Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının zikredilen iddianamesinde sadece soruşturma başlangıcına konu olay, Denizli ili Hayvan Sağlığı Zabıtası kararı, taraf ifadelerinin özeti ile sanıklardan ..., ... ve ...'in görevli olduğu başkanlık ve görevlerine değinilmekle yetinildiği, sanıklara yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, dolayısıyla iddianamede suç isnadında bulunulduğunun ve usule uygun kamu davası açıldığının kabulünün mümkün olmadığı, bu hususun iddianame tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasına açıkça aykırılık oluşturduğu gözetilmeden ve söz konusu eksikliğin düzeltilmesi yoluna da gidilmeden ayrıca 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17 ve 18 inci maddelerine göre rüşvet alma suçunun zarar göreni olan Çivril Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı dava ve duruşmalardan haberdar edilmeksizin yargılamaya devam edilerek sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/62 Esas, 2016/135 sayılı Kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ..., katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.





