T.C.

Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

2014/13154 E., 2014/14575 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 05/06/2014

NUMARASI : 2013/1011-2014/461

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davada dayanılan 15.03.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini kiraya veren olarak davacı F.. G.. ve dava dışı Z.. G.. ile kiracı olarak da davalı imzalamışlardır. Davacı 17.04.2013 tarihinde tek başına keşide ettiği ihtarname ile 2012 yılının aralık ile 2013 yılının Nisan ayları arasına ait 5 aylık toplam 1650 TL kira alacağının 30 gün içinde ödenmesini istemiş, ödenmediği taktirde tahliye davası açılacağını bildirmiştir. Kiraya verenlerin birden fazla olması durumunda aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tüm kiraya verenlerin birlikte ihtar göndermeleri ve birlikte dava açmaları gerekir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Kiraya verenlerden birinin yokluğu ile gönderilen temerrüt ihtarnamesi geçersiz olup temerrüde esas tutulamaz. Davanın açılmasındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de temerrüde esas ihtarnamedeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin kabulü ile tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Davalı vekilinin kira alacağı yönünden temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiraya verenlerin iki kişi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kural olarak kiraya verenler kendi payı için kira alacağının tahsilini isteyebilirler. Somut olayda, mahkemece davacının sahip olduğu pay oranları nazara alınarak paya yönelik alacağa hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde kira alacağının tümü yönünden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

2014/8426 E., 2014/10530 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Amasya Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/05/2014

NUMARASI : 2013/1212-2014/649

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır

Hükme esas alınan 1.7.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kiraya veren olarak Hasan Rahtuman ve kendi adına asaleten G.. A.. adına vekaleten S.. Ü.. tarafından imzalanmıştır. . Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Davaya konu Amasya birinci noterliğinin 16.7.2013 tarih ve 10016 yevmiye nolu temerrüt ihtarnamesinin tüm kiraya verenler tarafından gönderilmediği, kiraya verenlerden Hasan Rahtuman tarafından keşide edildiği davanın ise tüm kiraya verenler tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. İhtardaki bu eksikliğin yargılama sırasında giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle kiraya verenler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan kiraya verenlerden biri tarafından gönderilen temerrüt ihtarnamesinin hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

2011/14375 E., 2012/2741 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz etmiştir.

Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkillerine ait taşınmazda 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu ödenmeyen kira borcu nedeniyle ihtar keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı ise söz konusu kiraların ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.

Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.

Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme davalı ile davacılar ... ve ... arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye göre kiralayan iki kişi olup kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan temerrüt ihtarının birlikte gönderilmesi ve davanın da birlikte açılması gerekir. Her ne kadar dava her iki kiralayan tarafından açılmış ise de, davaya dayanak temerrüt ihtarlarının kiralayanlardan sadece ... tarafından keşide edildiği anlaşılmaktadır. Dava ikamesindeki noksanlığı gidermek mümkün ise de temerrüt ihtarındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarı tüm kiralayanlar tarafından gönderilmediğinden hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan temerrüt ihtarına dayanılarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, davada dayanılan temerrüt ihtarlarında borcun ödenmemesi halinde “tahliye” istenileceği hususu belirtilmemiş olup, dayanak ihtarlar bu yönüyle de yasal içerikli olmadığından söz konusu ihtarlara dayanılarak tahliyeye karar verilemez.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

2010/2690 E., 2010/6054 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, temerrüt nedeni ile tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 3.024-TL kira alacağının tahsiline, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)Davalı vekilinin tahliye kararına ilişkin temyizine gelince;

Davacı vekili davacıların murisi ile davalı arasında 01.06.2003 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesi düzenlendiğini,2003-2008 tarihleri arası toplam 3.900-TL kira parası ödenmediğinden davalıya noter ihtarı gönderildiğini, davalının yasal sürede ödeme yapılmadığından temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 3.900- TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, 01.07.2003 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi bulunduğunu,bu sözleşme gereğince aylık kira miktarının 25-TL olduğunu, kiralayana makbuz alınmadan elden ödeme yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında sözlü kira akdi gereğince kabul edilen kira parasının ödendiği kanıtlanamadığından davanın kısmen kabulüne 3.024-TL kira alacağının davalıdan tahsiline ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.

Borçlar Kanununun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece resen gözönüne alınmalıdır.

Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.

Olayımıza gelince; Noter ihtarnamesinde dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2003 başlangıç tarihli sözlü kira akdi davacıların murisi ... ile davalı kiracı arasında yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralayan ... 21.02.1999 tarihinde vefat etmiş, kiralanan mirasçılarından ... ve ...'a kalmıştır. Bu durumda davacılar kiralanan taşınmaza elbirliği halinde malik bulunmaktadırlar. Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde tüm mirasçıların birlikte ihtar gönderip, birlikte dava açmaları gerekir. Dava hakkı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Elbirliği halinde maliklerin tümü tarafından gönderilmeyen ihtarname tahliye yönünden hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle temerrüde esas alınamaz. Davaya dayanak yapılan ihtarname maliklerden ... tarafından tek başına gönderilmiş, dava her iki mirasçı tarafından birlikte açılmıştır. Davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına rağmen, temerrüde esas alınan ihtarnamedeki bu noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu durumda temerrüt ihtarının hukuki sonuç doğurmayacağı gözönüne alınarak tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarda 1 no'lu bentte yazılı nedenle alacağa ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2 no'lu bentte yazılı nedenle tahliyeye yönelik kısmın BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına 24.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.