T.C.
Yargıtay
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
2014/6974 E., 2014/8239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracının, sözleşme hükümlerinin aksine kiralananda bay-bayan tişört ürünleri satması gerekirken bunların yanında eşofman, gömlek, pantolon, şort vesaire nitelikte tekstil ürünleri de sattığını, bunun akde aykırılık oluşturduğunu, davalıya çekilen ihtara rağmen akde aykırılığın giderilmediğini belirterek kira sözleşmesinin feshi ve tahliye talebinde bulunmuş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece her ne kadar; davacı şirketin, davalı kiracının bay-bayan tişörtleri yanında diğer tekstil ürünleri de sattığını bilmesine rağmen ses çıkarmayıp zımni muvafakat gösterdiği, davacı şirketin tahliye istemesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TBK'nun 316. maddesine göre akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için kiraya verence, kiracıya konut ve çatılı işyeri kiralarında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığı gidermesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunacağı, diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebileceği düzenlemesi bulunmaktadır, Somut olayda davacı kiraya veren tarafından, davalıya tebliğ ettirilen ihtarnamede davalı kiracıya akde aykırılığı gidermesi için süre verilmemiş, derhal giderilmesi ihtar olunmuştur. Bu şekilde çekilen ihtarname yasaya uygun olmadığından hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde değiştirilmesine ve bu değişik gerekçeyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.'un 438/son maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
2011/7514 E., 2011/12769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalının otopark olarak kiraya verilen yerde, halı saha olarak işlettiğini, 29.01.2010 günü keşide edilen ihtara rağmen bu akde aykırılığı gidermediğini belirterek akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiş, davalı ise dava konusu kiralananın yağışlı havalarda çamur olduğu için otopark olarak kullanılması güç olduğundan 2006 yılından itibaren halı saha olarak kullanıldığını bu kullanım şekline davacının zımnen muvafakat ettiğini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01.07.2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümünün 1.maddesinde kiralananın otopark olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu kiralanan yerin bir kısmının soyunma kabini ve halı saha olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Uyuşmazlık, bu kullanım şeklinin davacı tarafça başlangıçtan beri bilinip bilinmediği, bu kullanıma zımnen rıza gösterilip gösterilmediği noktasındadır. Bu hususun maddi bir olaya ilişkin olması nedeniyle tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bu nedenle davalının gösterdiği tanıkların dinlenmesi, varsa davacının karşı delillerinin toplanması ve tam delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
2011/12302 E., 2012/742 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 1986 yılından itibaren önce davalının babasının sonra davalının davacıya ait dükkanı kiraladığını, kiralananın ilk yapıldığından bu tarafa davalı taraf ve babası tarafından kullanıldığını, davalının mülkiyeti babasına ait bitişik dükkan ile kiralanan arasındaki duvarı yıkıp kaldırdığını duvarı örmek isteğine karşı çıktığını belirterek akde aykırılık nedeniyle akdin feshine, davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşınmazın mevcut haliyle arada duvar olmadan müvekkiline kiralandığını sözlü kiranın başladığı 1986 yılından itibaren bu şekilde kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi sözlüdür. Mahkemece yapılan keşif neticesi bilirkişi tarafından kiralanan ile mülkiyeti davalının babasına ait bitişik dükkan arasındaki duvarın mevcut olmadığı, tek dükkanmış gibi yem ve satış deposu olarak kullanıldığı, yıkımın yakın zamanda yapılmadığı tesbit ve rapor edilmiştir. Davalı ve davacı tanıkları da bu kullanım şeklinin uzun yıllardır devam ettiğini beyan etmişlerdir. Nitekim davacı da temyiz dilekçesinin dördüncü paragrafında özetle '' tahrifatın eski mi yeni mi olduğu önem arz etmemektedir. Taşınmazı yıllardır önce babası sonra davalı kullanmış başka kiracı olmamıştır. Müvekkilin Antalya'da yaşamasını fırsat bilen davalı taraf duvarları yıkmış tüm ihbarlara rağmen düzeltmemiştir. Bu güne kadar bu hususta iyiniyetli davranarak davalıya karşı uyum sergileyen davacı tarafa karşı bunu istismar eder savunmada bulunmuş olması iyiniyetin istismarından başka bir şey değildir.'' demek suretiyle zımni muvafakatı doğrulamıştır. Yıllar önce yapıldığı anlaşılan değişikliklere davacı tarafın ses çıkarmamak suretiyle zimnen muvafakat ettiği, bu nedenle de akde aykırılık olgusunun gerçekleşmediği gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ; Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.1.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





