T.C.

Yargıtay

7. Hukuk Dairesi

2022/1744 E., 2023/4294 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1734 Esas, 2021/2241 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/400 Esas, 2018/339 Karar


Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleştirilen davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'na ait Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1961/610 Esas, 1969/79 Karar ve Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1980/940 Esas, 1981/367 Karar ... mirasçılık belgelerinin, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2369 Esas, 2013/1074 Karar ... dosyadaki mirasçılık belgesiyle çeliştiğinden bahisle mirasçılık belgelerinin iptalini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'na ait Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/2369 Esas, 2013/1074 Karar ... mirasçılık belgesinde sağ kalan eş ...'nun miras payının yarısının verilmesi gerekirken 1/4 olarak tespit edildiğini, ...'nun dul ve çocuksuz olarak ölmüş olması nedeniyle mirasın 1/2 hissesinin Devlet Hazinesine aidiyetine karar verilmesi gerektiğinden hatalı olduğundan bahisle mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-birleştirilen davacı ... vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olarak açıldığından bahisle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan ...'nun 13.03.1960 tarihinde vefatı ile geriye mirasçı olarak kardeşi ... (...) ..., kardeşi Mevlüde ..., eşi ...'nun kaldığı, eş ...'nun 22.05.1961 tarihinde vefat ettiği, ancak mirasçılarının yabancı uyruklu olması ve ... Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında karşılıklılık anlaşması olmaması sebebiyle altsoyunun mirasa hak kazanmasının mükmün olmadığı, mirasbırakanın kardeşi ... (...) ...'nun ise kendisine isabet eden miras payının diğer mirasçı olan Mevlüde ...'na hibe ettiği, Mevlüde ...'nun kendi payı olan 1/4 ile birlikte kardeşinden dolayı gelen 1/4 miras payına sahip olduğu, bu kişinin de 07.12.1989 tarihinde vefatı ile mirasın altsoyuna intikal ettiğini, sağ kalan eş olan mirasçı ... ...'nun mirasına isabet eden 1/2'lik hissenin Hazine adına teptinin gerektiği, Sabahat Baba'nın miras payının 1/4, ...'ın miras payının 1/16, ...'ın miras payının ise 3/16 olması gerekirken iptali talep edilen mirasçılık belgelerinde hatalı pay dağıtımının yapıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davacı ... vekili ile bir kısım davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı-birleştirilen davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1962/27 Esas, 1985/95 Karar ... dosyada ek karar ile mirasbırakan Bayran ... ve ... mirasçılarının ismen tespit edilmesine rağmen sağ olup olmadıkları ile ikamet adresleri tespit edilemediğinden ve adı geçenlerin terekesinin 1962 yılından beri resmen idare edilmesi nedeni ile ... Medeni Kanunu'nun 594 üncü maddesi gereğince Hazine’ye devrine karar verilmesi üzerine, murislerin hissedar oldukları taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların idaresinden elde edilen paraların da Hazine hesaplarına aktarıldığını, müvekkil aleyhine açılan Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/319 Esas ... dava dosyasında asıl dava davacısının annesine hibe edilen miras payına yönelik noter belgesinin imzasız, mühürsüz, resmi işlem kabiliyeti olmayan bir belge olması nedeniyle bu belgeye dayanarak işlem tesis edilemeyeceğinin belirtildiği, asıl davanın ispatlanamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Bir kısım davalılar ayrı ayrı verdikleri istinaf dilekçelerinde özetle; kendilerinin dava ile ilgisinin bulunmaması nedeniyle aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleştirilen davacı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-birleştirilen davacı lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen dava mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 29 uncu maddesi şöyledir;
"Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır.
Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır."

2.4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 598 inci maddesi şöyledir;
"Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava ... saklıdır."

3.5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun'un 20 inci maddesi şöyledir;
"(1) Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında ... hukuku uygulanır.

(2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.

(3) Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır.

(4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7 nci madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.

(5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir."

4.2644 ... Tapu Kanunu'nun 35 inci maddesi şöyledir;
"Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir."

5.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.12.1994 tarihli ve 1994/2-625, 1994/905 ... Karar ... kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1990 tarihli ve 1990/2-560 Esas, 1990/622 Karar ... kararı.

3. Değerlendirme
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1990 tarihli ve 1990/2-560 Esas, 1990/622 Karar ... ilamında da belirtildiği üzere mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle hasımsız olarak açılan davalar çekişmesiz yargıya tabi olup maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Mirasçılık belgesi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.
Somut olayda; Mahkemece iptaline karar verilen Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi 16.04.1981 tarihli ve 1980/940 Esas, 1981/367 Karar ... dosyanın mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkin olarak açıldığı, davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince onanarak 30.06.1981 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda iptaline karar verilen dosyanın hasımsız olarak verilen ve çekişmesiz yargıya tabi olan mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin olmayıp hasımlı olarak açılmış ve taraflar arasında maddi anlamda da kesin hüküm teşkil edecek nitelikte olduğundan, hasımsız mirasçılık belgesi gibi iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Mirasın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tapu Kanunu'nun 35 inci maddesinde yabancı uyruklu gerçek kişilerin ancak karşılıklılık bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluna bağlı olarak Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecekleri, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı açıklanmıştır. Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere Tapu Kanununda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır. 5718 ... Kanun'un 20 nci maddesinde ise yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgeleri verilmesinde terekedeki mallar, taşınır ve taşınmaz mallar olarak ayrım yapılmak suretiyle ele alınır. Gerek Tapu Kanunu’nun 35 inci maddesi gerekse 5718 ... Kanun’un yukarıda açıklanan hükümleri sebebiyle yabancı unsurlu veraset davalarında hak ehliyetini tespit bakımından kanuni tahditler ve mütekabiliyet (ülkeler arasında karşılıklı işlem) esaslı unsurlardandır (H.G.K. 28/12/1994 tarih 1994/2-625, 1994/905 ... Karar). Mirasbırakan ya da mirasçıları yabancı ülke uyrukluğunda olduğunda ise içinde yabancılık unsuru, diğer bir anlatımla milletlerarası unsur taşıdığından, terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacaktır. Karşılıklılığın bulunmaması; yabancı mirasçıların, mirasbırakanın taşınmazlarını iktisabı hakkında uygulanacak olup, mirasçılık sıfatının terekedeki taşınırlar yönünden devam edeceği tartışmasızdır. Üstelik bu durumda mülkiyet ... tanınmadığından, bu şekilde miras alınan mülk tasfiye edilmekte ve miras payı tazmin edilmektedir. Mahkemece, yanılgılı olarak Türkiye ile ... arasında karşılıklılık anlaşması bulunmadığından yabancı mirasçıların mirasa hak kazanamadıkları gerekçesiyle mirasçılık sıfatlarının ve miras paylarının gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.

3.Öte yandan, mahkemece karşılıklılığın bulunmadığı her iki ülke arasında karşılıklılık anlaşması olmamasına dayandırılmış olsa da ülkeler arasında karşılıklılık anlaşması bulunmaması, karşılıklılığın bulunmadığı anlamına da gelmeyecektir. Tapu Kanunu'nun 35 inci maddesinde karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı belirtilmiş olup, mahkemece mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle ...'da ... vatandaşlarının fiili veya hukuki olarak miras yoluyla taşınmaz edenebilip edinemediklerini tespit etmesi gerektiğinden, taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin olarak hukuki veya fiili karşılıklılık mevcut olup olmadığı konusunda Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dış İşleri Bakanlığı'ndan açıklanan hususlarla birlikte yeniden sorularak gelecek yazı cevabına göre dosyadaki diğer deliller de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

4.Ayrıca, mahkemece mirasbırakan ...'nun kardeşi ... (...) ...'nun kendisine isabet eden miras payının diğer mirasçı olan Mevlüde ...'na hibe ettiği gerekçesiyle ... (...) ...'na pay verilmemiştir. Oysa ki dosya içerisinde yer alan Ankara 3. Sulh Hukuk Hakimliği 1969/420 Esas ... dosya içerisinde aslı yer alan Ankara 2. Noterliğince düzenlenen 07.06.1961 tarihli ve 11001 yevmiye numaralı "Hibe Senedinde" Carkadjıja B. ...'nin mirasbırakanı ...'ndan intikal eden 552 ada 1 parselde kendisine intikal eden miras payını ...'ya devrettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu noter işlemi mirasçılık sıfatını etkileyen bir işlem olmayıp terekedeki tek bir mal hakkında miras payının devri sözleşmesini ihtiva ettiğinden mirasbırakanın kardeşi ... (...) ...'nun mirasçılık sıfatını etkilemeyecektir. Kaldı ki, ... (...) ... tüm miras payını hibe etmiş olsa bile, anılan hibe senedi, mirasçılık sıfatının kaybedilmesine neden olacak mirasın reddi, mirastan ıskat veya mirastan feragat sözleşmesi gibi kanunda ... mirasçılık sıfatının kaybedilmesine neden olan hususlara ilişkin olmadığından mirasçılığının devam edeceği kuşkusuzdur. Mahkemece bu hususlara dikkat edilmeden mirasçılığın ve miras paylarının tespitine karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.