T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
2018/13432 E., 2018/17791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 76 ada 53 parsel sayılı taşınmazda bulunan ... numaralı bağımsız bölümde davalı siteye ait arıtma cihazı bulunduğunu ileri sürerek yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı site yönetimi, davacıya ait taşınmazda sitenin havuz için kullanılan moto-pomp sistemi bulunduğunu, davanın kat maliklerine karşı açılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, site yönetiminin tüzel kişiliği olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, yıkım isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 76 ada 53 parsel sayılı taşınmazda bulunan kafeterya niteliğindeki ... numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, sitenin havuzuna su pompalamak için kullanılan sistemin davacının taşınmazında bulunduğu sabittir.
Bilindiği üzere, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 35. maddesinde, yöneticinin görevlerinin yönetim planında belirtileceği, yönetim planında aksine hüküm olmadıkça maddede sayılan işlerin yönetici tarafından yerine getirileceği açıklanmıştır. Anılan maddenin (b) bendinde “Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması”, (g) bendinde ise, “Anagayrimenkulü ilgilendiren bir sürenin geçmesinden veya bir hakkın kaybına meydana vermeyecek gerekli tedbirlerin alınması”, (h) bendinde “Anagayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına alınması” yöneticinin görevleri arasında sayılmış; yasanın 38. maddesinde ise yöneticinin, kat maliklerine karşı aynen vekil gibi sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Diğer taraftan ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal gelişmeler ile nüfus artışının doğurduğu iş yeri ve konut ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilen, toplu yapıların kullanıma başlandığı bilinen bir gerçektir. Bu nitelikteki toplu yapılarda, kat maliklerinin ortak kullanımına ayrılmış tesis ve alanların bir disiplin için bakılması, korunması ve onarılması başka bir deyişle ortak kullanımdaki yerlerin yönetilmesi gerektiği de açıktır. Bu anlamda, yönetim ve davada taraf olabilme ehliyeti yönünden doğan yasal boşluğun doldurulmaması, tüm maliklerin birlikte dava açabileceğinin veya tüm maliklere karşı dava açılması gerektiğinin kabulü, uyuşmazlıkları çözümsüzlüğe terk etme sonucunu doğurmaktadır. Oysa aslolan modern şehir hayatının getirdiği toplu site yapılaşmalarında ortaya çıkan ihtiyaçların hakkaniyete uygun biçimde giderilmesi olmalıdır. Bu nedenle benzer kurum ve kuruluşlar için yasalarda öngörülen düzenlemeler kıyasen uygulanmak suretiyle hak ve adalete, hakkaniyet ve usul ekonomisi ilkelerine uygun bir çözüm bulunması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmazda bulunan ve ortak havuza su pompalaması için kullanılan sistemin site yönetiminin sorumluluğunda bulunduğu açıktır.
Bu durumda; davanın tapu iptal ve tescil davası gibi doğrudan kat maliklerinin mülkiyet hakkını ilgilendiren bir dava olmadığı da gözetilerek, taşınmazların amacına uygun olarak kullanılması ve korunması için gerekli tedbirleri almakla görevli site yönetiminin bu tür davalarda kat malikleri adına temsilci sıfatıyla hareket edebileceğinin ve bunun için site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmasının da gerekmediğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı tarafın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici ....maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı ... gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, ........2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




