T.C.

Yargıtay

9. Ceza Dairesi

2021/8195 E., 2024/2481 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/292 E., 2015/965 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2015 tarihli ve 2015/5266 Esas sayılı iddianamesiyle, zincirleme şeklide sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2015/292 Esas, 2015/965 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde yanında çalışan mağdureye sarılıp öpmeye çalışması şeklinde kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 62 ile 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.01.2019 tarihli ve 14-2015/306454 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure tarafından dosyaya ibraz edilen görüntülerin hukuka aykırı delil teşkil ettiğine, görüntülere nasıl ulaşıldığına ve olaydan hemen sonra neden şikayet edilmediğine yönelik mağdureye soru talebinin Mahkeme tarafından gerekçesiz reddedildiğine, tanık beyanlarına göre sanıkla mağdurenin şakalaştıkları ve sanığın mağdureye yönelik hareketini görmediğine ilişkin beyanda bulunduklarına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III.GEREKÇE
1. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı , eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığı gibi dosyada mevcut görüntülerin sonradan delil oluşturmak amacıyla elde edilmiş nitelikte olmadığı anlaşıldığından hukuka aykırı delil niteliğinde kabul edilmeyerek sair temyiz temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, mağdure ile arasındaki hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak suçu işlediği kabul edildiği halde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince cezalandırılması yerine, Aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kabul edilmek suretiyle maddi hata yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıdaki gerekçe doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2015/292 Esas, 2015/965 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükmün 2 nci bendinde yer alan "6545 sayılı yasa ile değişik TCKnun 103/2-e maddesi gereğince" ibaresinin çıkarılarak yerine "6545 sayılı yasa

ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.