Dershanelerde çocukların ifadeleri alınabilir mi?
F.CEM ŞENOCAK
AVUKAT  


İfade almak isteyen müfettişlerin Milli Eğitim Bakanlığı ile valilik emirlerini yerine getirdiklerini, bu hususta kendilerine yazılı talimat verildiğini belirttikleri de söyleniyor.

Yapılan muamelenin anılan yazılı emirlere rağmen yasal olup olmadığı soruluyor.

Meseleyi açıklamadan önce Milli Eğitim müfettişleri tarafından çocukların ifadelerine başvurma işleminin yasal olmadığını, yazılı emre rağmen müfettişler açısından suç teşkil ettiğini, hiçbir kurum ve yetkilinin bu yönde yazılı bir emir veremeyeceğini baştan söyleyelim.

Hatta daha da ötesinde, bu ifade alma işlemine karşı çıkmayan dershane yöneticilerinin de sorumlu olma ihtimallerinin bulunduğunu hatırlatalım.

Bilindiği üzere özel dershaneler ve özel okullar 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında kurulmuşlardır.

Özel dershane ve özel okulların denetimleri, 5580 sayılı yasanın 11. maddesi ile aynı yasanın 13. maddesi gereğince Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çıkartılan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 67. maddesi gereğince yapılabilmektedir.

Gerek 5580 sayılı yasaya ve gerekse Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre Milli Eğitim Bakanlığı ile valilik müfettişleri tarafından yapılacak denetim, ancak yerindelik ve içerik olmak üzere iki bölüm ile sınırlandırılmıştır.

Yerindelik denetimi; özel okul ve özel dershanelerinin eğitim alanlarının, bahçelerinin, demirbaşlarının, güvenlik önlemlerinin ve gerekli olan dokümanlarının yeterli olup olmadıkları, içerik denetimi ise özel okul ve özel dershanelerdeki öğretmenlerin yeterli niteliklere sahip olup olmadıkları ile ve müfredata uygun eğitim verilip verilmediğinin tespiti ile sınırlı olarak yapılabilecektir.

Gerek 5580 sayılı yasada ve gerekse Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde, hangi sebeple olursa olsun müfettişlerin reşit olmayan çocukların ifadelerine şahit sıfatı ile başvurma yetkilerinin varlığına ilişkin düzenleme bulunmamaktadır.

Reşit olmayan çocukların ifadelerine şahit sıfatı ile ancak savcılık soruşturması ya da mahkeme yargılaması kapsamında mahkeme kararı ile başvurulabilecektir. Yasal mevzuatımızda bunun aksine herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere 1982 Anayasası’nın 6. maddesinde hiçbir devlet organının, kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağı açıkça hükme bağlamıştır. Aksi tutum, Anayasal suç teşkil edecektir.

Özel dershane ve özel okullarda tamamen siyasal içerikli bir kısım soruları sormak suretiyle reşit olmayan öğrencilerin ifadelerinin alınması, ifade alan müfettişler ve bu yönde müfettişlere yazılı talimatta bulunan kamu görevlileri açısından ‘görevi kötüye kullanma’ suçunu oluşturabilecektir.

Müfettişlerin özel okul ve özel dershanelerdeki çocukların ifadelerine başvurma ısrarının mevcut olması halinde, derhal kurum yetkilileri tarafından tutanak tutulmalı, öğrenci velileri ile kurum avukatları çağrılmalı. Reşit olmayan çocukların ifadelerine velilerinin izni haricinde ve velilerinin nezaretinde olmaksızın başvurulamayacağı, aksi tutumun suç teşkil edeceği açıklanmalı ve kurum avukatları ile öğrenci velileri gelmeden çocuklarının ifadelerinin alınma işlemlerine başlanmaması sağlanmalıdır.

Kaldı ki, özel dershane ve özel okullar, ticari faaliyetlerde bulunan kuruluşlardır. Ortada herhangi bir yasal sebep yok iken müfettişlerin toplu olarak kurumlara gelip öğrencilerin kapalı kapılar ardında siyasal içerikli sorular ile ifadelerine başvurarak bu kurumlarda gayrı yasal faaliyetlerde bulunuluyor izlenimini vermeleri, kurumların ticari ve eğitim faaliyetlerini engelleyeceği gibi toplum nazarında yasal olmayan faaliyetlerde bulunuluyor izlenimine de neden olabilecektir.

Bilindiği üzere 1982 Anayasası’nın 48. maddesinde herkesin serbestçe ticari teşebbüste bulunma hakkına sahip olduğu, bunun temel hak ve hürriyet kapsamında değerlendirildiği ve haklı bir sebep olmaksızın ticari faaliyetlerde bulunma hakkına zarar verecek nitelikte tavır ve davranışlarda bulunulamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Meseleye bu açıdan bakıldığında da ortada hiçbir haklı sebep yok iken tamamen yetki aşımı ile kurumlardaki öğrencilerin ifadelerine siyasi içerikli sorular ile başvuruluyor olması Anayasal bir suç oluşturduğu grubu, kurumların ticari faaliyetlerine vereceği zarar nedeni ile de başka dershaneler lehine haksız rekabet suçunu oluşturacaktır.

Son günlerde ülkemizde yaşanan seçim süreci ve bu süreçte ortalığa savrulan mesnetsiz ithamların garip ama çocuklarımız ve eğitim sistemimiz açısından son derece tehlikeli olan bu hukuksuz neticesine derhal son verilmesi gerekmektedir.

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.