Adam Platformu, Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Ellerinde, "Darbezede askerler arasında ayrımcılığa hayır", "12 Mart ve 12 Eylülzede askerlere adalet" yazılı pankartlar taşıyan grup adına açıklamayı okuyan ADAM Platformu Dönem Sözcüsü Emekli Üsteğmen Rahmi Yıldırım, kendilerinin 12 Mart 1971'de "Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi geçti" diyerek darbe yapan ve işkenceden geçirilerek işsizler ordusu saflarına atılan askerler olduklarını savundu.
Güneydoğuda yaşanan çatışmalardan büyük kaygı duyduklarını ifade eden Yıldırım, "Biliyoruz ki, 30 yıldır birbirlerini "şehit' edenler, "ölü' ele geçirenler, çatışmasız ortamda Ege dağlarında veya Berçelan yaylasında bir çoban çeşmesi başında karşılaşsalar, birbirlerinin avı ve avcısı olmak yerine sınırsız duvarsız kardeş sofrasını paylaşırlar" dedi.
"Şiddete ve silaha teslim olunmaması" gerektiğini de sözlerine ekleyen Yıldırım, sabrın taşmamasını ve Milli Savunma Bakanı (MSB) İsmet Yılmaz'ın da söylediği gibi "demokrasi ve hukuk içinde' kalınması gerektiğini dile getirdi. Terör sorunu konusunda çözümün, sadece demokratik yollarla sağlanabileceğini savunan Yıldırım, "Biz ADAM Platformu üyeleri, ortak vatanda, eşit yurttaşlık çatısı altında, herkesin kendi kimliği, dili, kültürü ve inancıyla özgürce yaşayacağı, birbirine üstünlük kurmayacağı, ortak evin nimetlerini hakça paylaşacakları demokratik ülke mücadelermizi sürdüreceğiz, bu yolda atılacak adımlara destek vereceğiz" diye konuştu.

-3 BİN ORDU MENSUBU MAĞDUR EDİLDİ-

"Darbe' döneminde 3 bin dolayında ordu mensubunun haklarında hiçbir mahkeme kararı olmadan, salt görüş ve inançlarından dolayı ordudan çıkartılarak mağdur edildiklerini iddia eden Yıldırım, 12 Mart 1971 darbesinden sonra 450 dolayında askerin ikili kararnameyle; 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 573 subay ve astsubayın üçlü kararnameyle; 447 askeri öğrencinin ise Disiplin kurulu kararlarıyla TSK'dan çıkarıldıklarını savundu.
900'ü 28 Şubat sürecinde olmak üzere bin 543 askerin ise YAŞ kararlarıyla TSK'dan çıkarıldıklarını savunan Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, anayasa referandumunda darbelerin açtığı yaraları sarma sözü verdiğini savundu. TSK'dan çıkartılan askerlere, haklarını iade eden 6191 sayılı yasanın TBMM'den geçtiğini ve 22 Mart 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığını anımsatan Yıldırım, daha önce darbezede askerlere kimsenin yakınlık göstermediğini, ilk kez bu hükümet ve TBMM'nin ilgi gösterdiğini dile getirdi.

-YASA DA AYRIMCILIK UYGULANDI-

Söz konusu yasanın ayrımcılık yapılarak uygulandığını iddia eden Yıldırım, yasanın 12 Mart 1971 tarihinden bu yana ordudan çıkarılanları kapsadığını söyledi. Buna karşılık, 12 Martzede askerlerin yasadan yararlanmak için yaptığı başvuruların reddedildiğini ifade eden Yıldırım, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra üçlü kararnameyle ilişiği kesilen askerlerin başvurularına ise bugüne değin yanıt dahi verilmediğini dile getirdi.
Yasadan sadece YAŞ kararlarıyla ilişiği kesilen askerlerin yararlanabildiğini, YAŞ kararları nedeniyle mağdur edilen askerler arasında bile ayrım yapıldığını iddia eden Yıldırım, "Örneğin, 1983 yılında Şırnak'ta düşürüldüğü pusuda ağır yararlanan ve bunun üzerine düzenlenen ilk sınır ötesi harekatın gazisi Üsteğmen Ahmet Şener, 1984 yılında yargı kararı olmadan YAŞ kararıyla ilişiği kesildi. Ancak bugün yasadan yararlanmak için yaptığı başvuru reddedildi. İlk Güneydoğu gazisi Şener, böylece bir kez daha vuruldu" dedi.
Hükümetin ve MSB'nin "ayrımcı' uygulamadan vazgeçmesini isteyen Yıldırım, darbe mağduru askerleri ayrımsız kapsayan yeni bir yasanın hazırlanması gerektiğini söyledi.


(ANKA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.