AİHM kararlarının hayata geçirilmesi konusunda ilerlemeler kaydettik
Ocak 2010 tarihinde başlayan Yüksek Yargı Kurumlarının Avrupa Standartları Bakımından Rollerinin Güçlendirilmesi Ortak Projesi'nin kapanış toplantısında konuşan Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Proje ile AİHS ile teminat altına alınan hak ve özgürlüklerin Avrupa Birliği müktesebatı ve diğer Avrupa Standartları doğrultusunda yenilemeler yapılması konularında rollerinin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. Alkan, "Bugüne kadar Türkiye'deki Yüksek Yargı mensuplarının, başta yargı yetkisini tanıdığımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere Avrupa Konseyi ile doğrudan temasları olmamıştır. Bu proje sayesinde ilk defa Türkiye'deki yüksek yargı mensupları Avrupalı meslektaşları ile yüz yüze tanışma ve karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımında bulunma fırsatını yakalamışlardır" diyerek, Yüksek Yargı Projesi kapsamında yapılan faaliyetlere değindi. 2010 yılından beri yapılan faaliyetler sonucunda Yargıtay daire başkanı, üye, tetkik hakimi ve savcılarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve yargı mercii olarak bu sözleşmeyi uygulayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hakkında önemli ölçüde bir farkındalık meydana getirdiğini anlatan Alkan, çalışma ziyaretlerinin çok verimli geçtiğini belirtti. Çalışma ziyaretlerine katılan hakim ve savcıların, Avrupa İnsan Hakları mahkemesinde yapılan müzakereler neticesinde fikirlerini ve içtihatlarını olumlu yönde değiştirdiğini vurguladı.

Kişi özgürlüğü alanında, kamuoyunda "yol tutuklaması" olarak bilinen uygulama nedeniyle kişilere tazminat ödenmesinin yolunun açıldığını ifade eden Alkan, "Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda, temel hak ve özgürlüklerle demokrasi kültürü alanında standartların yükseltilmesi için birçok mevzuat çalışması yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Ancak istenilen standartlara ulaşılması için sadece mevzuat değişiklikleri yapılması yeterli olmayıp aynı zamanda bu değişikliklerin uygulamada hayata geçirilmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın içtihat değişiklikleri bazı mevzuat değişikliklerinin de sebebi olmuştur" dedi.

"EN BÜYÜK TEMENNİ ADALETE OLAN GÜVENİN SAĞLANMASI"

HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, Türk yargısının gösterdiği gelişmenin Avrupa Birliği tarafından da övgüyle karşılandığını anlatarak, projenin katkıları yargı sistemine katkıları ile yapılan çalışmaları anlattı.

Herkesin Türk yargısını daha iyi noktalara taşımak için çalıştığını ifade eden Hamsici, en büyük temenninin adalete olan güven duygusunun sağlanması olduğunu kaydetti.

"İLERLEMELER KAYDETTİK"

Danıştay Başkanı Zerrin Güngör de Türkiye'nin son yıllarda temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi, uluslararası insan hakları araçlarının kabul edilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hayata geçirilmesi konusunda çok önemli ilerlemeler kaydettiğini söyledi. İnsan haklarının özünü oluşturan, eşitlik, katılımcılık, kapsayıcılık ve şeffaflık ilkelerinin derin kökleri bulunan hukuk sisteminin üzerine inşa edildiği değerler olduğunu ifade eden Güngör, "Hiçbir ırk, dil, din, renk ayrımı gözetmeden insanların hak, hukuk ve onuruna saygı gösterme kültürümüz hukuk uygulamalarımızı da olumlu yönde desteklemektedir" dedi.

Hukukun yaşayan, sürekli gelişmeye muhtaç bir olgu olduğunu dile getiren Güngör, "Yapılması gereken ihtiyaçlarımızı doğru tespit etmek ve hukuk sistemimizi insan hakları ve hukukun üstünlüğü esası doğrultusunda gözden geçirmektir. Aksi halde hukuk toplumsal yaşamın ve ihtiyaçların gerisinde kalacaktır" diye konuştu.

Bu nedenle projeye büyük önem atfettiklerini belirten Güngör, çalışmalar hakkında bilgi verdi.

İdari yargıda yapılan reformlarla ihlal kararı verilen sorunların önemli kısmının giderildiğini belirten Güngör, "Bununla birlikte makul süre içinde karar verme konusu halen Danıştay için bir sorun olmayı sürdürmektedir. Bunu gidermek adına başkanlığımız bünyesinde bir kanun çalışması başlattık. Bunun sonucunda daha hızlı yargılama yapılmasına yönelik kanun teklifi hazırladık. Bu konuda yürütmenin ve yasamanın çok olumlu desteklerini görmekteyiz" değerlendirmesinde bulundu.

"BAŞVURULAR İADE EDİLDİ"

Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Genel Müdürü Philippe Boillat, kanunların yakınlaştırılmasının hedefinin sadece gerekli olan mevzuat düzenlemelerinin mevcut mevzuata aktarılması demek olmadığını belirterek, bunun yargının güçlendirilmesi sağlamlaştırılacağını kaydetti. Projenin amacının Türkiye'de yüksek yargı kurumlarını desteklenerek AB standartlarını uygulamalarını, benimsemelerini ve hakim ile savcıların Avrupa'daki meslektaşları arasındaki iletişim kanallarının desteklenmesi olduğunu kaydeden Boillat, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğine değindi. Projeye katılanların Avrupa standartlarını uygulamalarına yönelik isteklerini artırdığını ifade eden Boillat, "Avrupa Konseyi ve Adalet Divanı'na gerçekleştirilen ziyaretler pratiğe ilişkin önemli bir deneyim sağladı. Yargıtay'ın almış olduğu kararlarda Aihm kararlarına yaptığı atıfların artmasından memnuniyet duyuyorum. Atılan adımların neticesinde bireysel başvuru yolu oluşturuldu. Bununla Aihm'deki 285 başvuru başvuranlara geri iade edildi. Türkiye'de adaleti insanları daha da yakın hale getirmek için bu iç hukuk yolu iyi örnek olacaktır. Avrupa Konseyi Bireysel Başvuruya yönelik desteğini sunmaya devam edecektir" diye konuştu. "Önümüzde baki duran zorluk alanları var" diyen Boillat, yüksek yargının iş yoğunluğuna dikkat çekti. İş yoğunluğunun sorun olmaya devam ettiğini ifade eden Boillat, projeye katılanların Aihm kararlarını inceleyemediklerinden şikayet ettiklerini belirtti. Yüksek Yargı kurumlarını ikinci derece mahkeme olmaktan kurtarmak için İstinaf Mahkemeleri'nin kurulması gerektiğini söyleyen Boillat, yüksek yargı kurumlarının içtihat oluşturarak diğer mahkemelere kılavuzluk edebileceğini kaydetti. Boillat, "Düşünce özgürlüğü demokrasinin mihenk taşıdır. Bu insanın görüşlerini özgürce ifade etmesine ilişkin hakkın Aihm'in ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında diğer haklarında korunması için önemli bir yer teşkil eder. Türkiye'de yargı sisteminde ifade özgürlüğünün güçlendirilmesine yönelik ortak proje ocak ayında başlayacaktır" dedi.

"RAPOR REFORMLARIN YOL HARİTASI OLMALI"

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu 1. Müsteşarı Erwan Marteil, mülkiyet hakkına yönelik Yargıtay'ın verdiği kararlara atıfta bulunarak, Projenin Türkiye'deki yüksek mahkemelerin hükümlerinin neden Avrupa standartları ile aynı çizgide olmadığına ilişkin tartışma imkanı verdiğini kaydetti. Avrupa Birliği İlerleme Raporu'na atıfta bulunan Martiel, raporun yapılacak reformların bir yol haritası olarak görülebileceğini kaydetti.



ANKA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.