Avukat Kazan: Dinleyen de, seyreden de alçaktır
Aralarında, İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan ve Abdullah Öcalan’ın avukatı Mehdi Öztüzün ile eski Emniyet Müdürleri Sabri Uzun, Emin Arslan ve gazeteci Toygun Atilla’nın da olduğu sekiz kişinin, Haziran 2011’de Ergenekon üyeliği iddiasıyla telefonlarının dinlendiği ortaya çıktı.

Avukat Kazan’ın cep, büro ve ev telefonlarının aynı anda takibe alındığı anlaşıldı.

Radikal’e konuşan Kazan, “Böyle bir şey alçaklıktır. Alçaklığı göre göre bile bile seyredenler de alçaktır. Tabii ki bugüne kadar yasal gereği yerine getirip bunu bana duyurmayanlar da alçaktır. Benim bunu gazetede öğrenmeme yol açanlar da alçaktır. Bu alçaklıkları yapan herkesle hesaplaşmayı görev sayıyorum” dedi.

 Kazan, Türkiye İşçi Partisi Eskişehir İl Başkanı olduğu 1965 yılından beri siyasal iktidarlar tarafından takip edildiğini belirterek, şöyle dedi:

“O zaman anlı şanlı ve en faşist, sözümona demokrasinin kahramanlarından, dönemin İçişleri Bakanı Faruk Sükan ‘Solcuların nefes alışlarını bile izliyoruz” delmişti açıkça. Lakabı, ‘zehir hafiye’ olmuştu. Zehir hafiye, o günlerde demokrasinin kahramanıydı. Bugünkü demokrasi kahramanları gibi. O günden beri her siyasal iktidarın bizi dinlediğini biliriz. Bugünkü siyasal iktidarın da... Bundan, paralel yapı dedikleriyle birlikte doğrudan siyasal iktidar sorumludur.”

Öcalan’ın avukatı Mehdi Öztüzün de şaşkın olduğunu belirterek, “Ergenekon dosyasında bana yakın biri varsa, o da gazeteci Ahmet Şık’tır. Ben sosyalistim. Bu ülkede antiemperyalizm derseniz Ergenekoncu sayarlar. Bu davaya eklenmem, muhaliflerin itibarsızlaştırılması için olabilir. Ben Öcalan’ın avukatları davasında da tutuklandım, iki yıl bir ay hapis yattım. Bizim müvekkilimiz Kürt halk önderidir. Onu bile Ergenekoncu yaptılar” diye konuştu.

AYNI GÜN HEM KARAR HEM DİNLEME GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ
Emin Arslan, kendisi hakkında aynı gün hem adli dinleme, hem de önleyici dinleme kararı verildiğini ve buna da aynı hakimin imza attığını belirterek, şöyle dedi:

“Aralarında bir örgütsel ilişki olmayan insanların dinlenmesi, daha baştan gerekçelerin art niyetli kurgulandığını gösteriyor. Kararlar incelendiği zaman aynı gün hem adli hem de önleme dinlemesi kararı veriliyor. Üstelik aynı hakimden alınıyor. Bu pervasızlıktır. Hukukun ne şekilde keyfekeder kullanıldığını gösteriyor. Bir hakim demez mi, aynı adama hem adli hem önleme dinleme kararını nasıl alıyorsunuz? İkincisi de, beş benzemez gibi aralarında bir merhabası bile olmayan, aynı çevrede bile olmayan insanlar hakkında dinleme kararı alınması, o dönemde yapılan hukuksuzlukların vehametini gösteriyor.”

Yasa gereği dinleme işlemi bittikten sonra dinlenen kişiye tebligatta bulunulması gerektiğini de belirten Arslan, bu işlemin de yapılmadığını belirtti.

 Arslan, dinleme talep eden polis memurlarının dinlemeye gerekçe olarak 'Erkenekon üyeliği'ni göstermesinin dayanaksız olduğunu, bu nedenle soruşturma için öncelikle bu polislerin ifadesinin alınması gerektiğini söyledi.


Haber: İSMAİL SAYMAZ - Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.