Avukatın psikolojisi mimarın gözü bozuluyor
  Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın'' diyor Xsentius. Meğer ''iş''in gerçeği bu değilmiş. Görünüşe bakılırsa işi sevmekle deyim yerindeyse ''iş bitmiyor''muş. İşinizi ve mesleğinizi ne kadar severseniz sevin sizde meydana getirdiği sağlık sorunlarından kaçamıyorsunuz. İşte çalışanlardaki bu hasarları tespit etmek için iş ilanları sitesi Eleman.net, anlamlı bir araştırmaya el atmış.

Çalışma koşullarına bağlı olarak en çok yaşanan sağlık problemlerine farkındalık oluşturmak için 8 bin 920 kişi arasında araştırma gerçekleştirmiş. Ortaya çıkan sonuçlar çalışan sağlığı ve mesleği arasında doğrudan ilişki olduğunu gösteriyor. Sağlık problemlerinde, sırt ve bel ağrıları, görme bozuklukları ve psikolojik rahatsızlıklar başı çekiyor. Sırt ve bel ağrılarından en çok şikâyet eden kesim halkla ilişkiler çalışanları. Görme bozukluğuna, güvenlik ve savunma sektöründekilerde rastlanırken, psikolojik rahatsızlıklar ise en çok sağlık çalışanlarında görülüyor.

BİLGİSAYAR HASTA EDİYOR
Sağlık sorunları aynı zamanda sektöre göre de farklılık gösteriyor. En çok sağlık sorunu yaşayanlar; bilgisayar, internet ve bilişim sektörü çalışanları. Devamında ise eğitim, sağlık, inşaat, halkla ilişkiler gibi sektörler geliyor. Öğretmenler, halkla ilişkiler, bilgisayar, internet ve bilişim, doktor ve hemşireler ile gıda sektöründe çalışanlar ağırlıklı olarak sırt ve bel ağrısı şikâyeti yaşıyor. Başta güvenlik görevlileri olmak üzere, tekstil, halkla ilişkiler, eğitim ve mimarlık sektörü çalışanları ise görme bozukluğu yaşayan kesimi temsil ediyor. Sağlık, bilgisayar, internet ve bilişim sektörleri temsilcileri, öğretmen, avukat ve mali müşavirler psikolojik rahatsızlık yaşıyor. Eleman.net Murahhas Üyesi Savaş Ünsal, günümüzde meslek gruplarında yapılan işe, çalışma düzenine bağlı olarak bazı hastalıklar daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Özellikle, iş stresi, yüksek sorumluluk, aşırı rekabet ve hedef baskısının çok olduğu meslek gruplarında kalp ve damar hastalıklarına, masa başı çalışanlarda sindirim sistemi bozukluklara, vardiyalı işlerde ise hormonal bozukluklara rastlanıyor.

RAHATSIZLIKLARIN NEDENİ REKABET
Savaş Ünsal, hastalıkların sebebi olarak modern yaşam biçimimize ek olarak hemen hemen bütün dünyayı etkisi altına alan rekabete dayalı iş yaşamına işaret ediyor. Özellikle son yıllarda yaygınlaşan plaza hayatı, başarı hedeflerinin yüksek tutulması, mesai saatlerinin uzaması gibi nedenler tüm meslek gruplarında stresi artıran bir faktör. Çalışanlarda oluşan sürekli endişe, kolay sinirlenme, dikkat bozuklukları, yorgunluk hissine sebep oluyor. Üst düzey yönetici, borsacı, bankacı, gazeteci, avukat, doktor gibi mesleklerin ortak sorunu olan aşırı stres, düzensiz beslenme ve hareketsizlik birçok riski de beraberinde getiriyor. Kilo fazlalığı, kalp damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları bu mesleklerde çalışanları tehdit ediyor. Öte yandan aşırı stres, psikolojik rahatsızlıklar, depresyon gibi hastalıklara da davetiye çıkarıyor.

İş yoğunluğunu azaltın
Peki sağlığımızı tehdit eden bu meslek ve çalışma koşullarına nasıl uyum sağlayacağız? Bu sorunları aza indirmek duyarlı yöneticilerden geçiyor. Yani yöneticilerin, büyük bir soğukkanlılıkla durumu gözlemleyerek, çalışanlarının hangi düzeyde strese girdiklerini saptayıp önlem alması gerekiyor. İş yoğunluğunu azaltmak, izinlerin sağlıklı kullandırılması, iş dışı aktivitelerle motivasyon sağlanması, gerekirse psikolojik destek verilmesi ilk başta gelen önlemler. Yoğun çalışma ortamları aynı zamanda yeni hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. Mesela kronik yorgunluk sendromu ve tükenmişlik sendromları bunlardan biri. Ünsal, ''Kurumlar ve kişiler meslekler ile ilgili hastalık riskleri konusunda sağlık profesyonellerinden danışmanlık hizmeti almalılar. Düzenli yıllık kontroller, işyerinin daha sağlıklı bir ortama dönüştürülmesi, stresin azaltılmasına yönelik şirket politikaları geliştirilmesi'' diyor.

Yöneticiler kalp hastası
Çalışma şartlarının getirdiği sağlık sorunları hafife alınmayacak cinsten. Meslek gruplarına bakıldığında, beyaz yakalılar aşırı stres ve sorumluluk nedeniyle kalp krizi riski ile karşı karşıya. Masa başı işler, hareketsizlik nedeniyle sırt, bel ve kas ağrıları sorunlarına yol açıyor. Plazalarda çalışanlar, az güneş gören, kalabalık, gürültülü ortamlarda çalıştıkları için kalp hastalıklarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Günümüzün açık ofis yaşamı nedeniyle çalışanlar gürültülü bir ortama maruz kalıyor. Gürültü ve etraftan gelen rahatsızlık ise stresi tetikliyor. Bu da, sinir bozukluğu, depresyon ve kavgaya eğilim yaratıyor.

Zamana karşı yarışan, iş stresi çok büyük olan mesleklerden biri olan gazeteciler de kalp hastası adayı. Stresin sebep olduğu yoğun sigara içimi, çay ve kahve tüketimi, fast food tarzı hazır ve çabuk yiyecekler kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor.

Yenişafak
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.