AVUKATLARA YİNE GAZ!.. BOMBACILARA...
Ankara'da 97 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya ilişkin basın açıklaması yapmak isteyen Alanya Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi yaklaşık 40 avukat, bugün bir kez daha Alanya Adliyesi önünde toplandı. Dün yapılan biber gazlı müdahalenin ardından geniş güvenlik önlemi alan polis, adliye binası önünü demir bariyerlerle çevirerek giriş ve çıkışları kontrol altına aldı. Antalya'dan gelen avukatların da destek verdiği basın açıklamasına savcılıktan izin alınmadığı gerekçesiyle müsaade etmeyen polis, gruba dağılmaları konusunda sözlü uyarıda bulundu. Uyarılara rağmen adliye önündeki merdivenlere oturarak açıklama yapmaya çalışan gruba, çevik kuvvet biber gazıyla müdahale etti.

EMNİYET MÜDÜRÜ YARDIM ETTİ

Çevik kuvvet tarafından kalkanlarla adliye binasından uzaklaştırılan avukatlar, bir süre çevreyolunu tek taraflı trafiğe kapattı. Gazdan etkilenen bazı avukatlara, Alanya İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka su ve süt vererek yardım ederken, fenalaşan bazı avukatlar ise ambulansla hastaneye götürüldü. Olayların yatışmasının ardından avukatların adliye binasına girişine izin verildi. Bir süre adliye binasında bekleyen avukatlar, dağıldı. Polis, olayların devam etmesi ihtimaline karşı adliyedeki güvenlik önlemlerini sürdürüyor. 

Dünkü biber gazlı müdahalenin ardından gözaltına alınan 2'si HDP Alanya İlçe Teşkilatı, 3'ü Eğitim-Sen üyesi olmak üzere 8 kişinin ise emniyetteki sorgularının sürdüğü belirtildi.

İŞTE 2. BOMBACININ BABASININ İSYANI

Ankara katliamındaki ikinci bombacı olduğu öne sürülen Ömer Deniz Dündar'ın babası oğlunu geri almak için defalarca Emniyet'e gittiğini, oğlunu polise bildirdiğini ancak sonuç alamadığını söyledi...

Ankara katliamını Yunus Emre Alagöz'le birlikte yaptığı öne sürülen Ömer Deniz Dündar'ın IŞİD'e gidişini Radikal 29 Eylül 2013 tarihli, 'Adıyaman Suriye-Cihat hattı' haberiyle kamuoyuna duyurmuştu. İşte Radikal'in Ömer Deniz Dündar'ın babası M.D. ile yaptığı o röportaj...

Suriye’de yaşanan iç savaşta Türkiye ’nin çetelere yardım ettiği iddiaları tartışılırken, başta Adıyaman olmak üzere Bingöl, Batman, Urfa, Diyarbakır ve Bitlis’ten 18 ile 30 yaş arasındaki gençlerin savaşmak üzere Suriye’ye götürüldüğü ortaya çıktı. Adıyaman’da şehir merkezine yerleşen El-Kaide, El Nusra, Ashar Es Şam ve Esad yanlısı gruplar, ‘cihat’ ya da para karşılığında gençleri Kilis, Hatay ve Şanlıurfa üzerinden 15 kişilik gruplar halinde Suriye’ye götürüyor. Adıyaman’da yaklaşık 200 kişinin Suriye’ye gittiği öne sürülüyor. Ailelerse Suriye’nin değişik bölgelerindeki kampları tek tek gezip çocuklarını bulmaya çalışıyor. Çete liderleri çocuklarını almaya gelen ailelerden fidye istiyor, çocuklarını ölümle tehdit ediyor. Fidye ödeyip oğlunu geri getirmeyi başaranlar da var. Günlerdir iz sürerek yaptığımız araştırma sonucunda çocukları Adıyaman’dan Suriye’ye giden dört aile bulduk. İlk görüşmeyi, 2 Eylül’de üniversiteye kayıt yapmak bahanesiyle evden çıkan ve Halep’e giden ikizler Ö.D. ile M.G.D.’nin babası M.D.’yle yapıyoruz.,

Şunları anlatıyor:

ŞİDDET İÇEREN VİDEOLAR

“Geçen sene çocuklarım üniversite sınavına hazırlanırken geceleri ders çalışma bahanesiyle evden çıkıyorlardı. Zaman geçtikçe hareketleri değişmeye başladı. Önce sakal bıraktılar, daha sonra kız kardeşlerine kapanmalarını söylediler. Suriye’deki iç savaşı tartışırken bana, ‘Anlamadığınız şeyler var, İslamiyet’i anlamıyorsunuz. Bu, bir cihat ve herkes bu cihat uğruna savaşmalı’ diyerek kızıyorlardı. Bir gün takip ettim. Mahallede bulunan ‘Kasap Hacı’ adında birisinin evine gittiklerini gördüm. Geri geldiklerinde neden oraya gittiklerini sordum. Din hakkında sohbet etmek için ‘Redd-i Cuma’ adında 5-6 kişilik bir grupla buluştuklarını, Müslümanlarla ilgili videolar izlediklerini söylediler. Bir daha gitmemeleri için tembihledim. Çocuklar bir yandan sürekli namaz kılıp dua ederken, diğer yandan hiç camiye gitmiyorlardı. Mesela cuma namazını kılmıyorlardı, reddediyorlardı. Bu adamlar çocuklarıma şiddet içerikli videolar izletip onları kandırdılar.’’

‘BENİ ÖLÜMLE TEHDİT ETTİLER’

Çocuklarını geri getirmek için Suriye’nin Halep kentine gidip kamp kamp dolaştığını ve çocuklarını bir villada bulduğunu söyleyen M.D. şöyle devam ediyor: “Bir gün çocuklarım evi arayıp Suriye’de olduklarını ve savaştıklarını söyledi. Cihat için gittiklerini ve peşlerine düşmememi söylediler. Emniyete başvurup durumu anlattım. Ancak emniyet çocukların reşit olduğunu belirterek karışmadı. Çocukları geri getirmek için rehberle Halep’e gidip dört gün boyunca altı tane kamp gezdim. Kamplarda Adıyamanlı, Bitlisli ve Bingöllü gençler vardı. Halep’te bir kampta ikisini de buldum. Çete liderlerine çocuklarımı almaya geldiğimi söyleyince bana, ‘Bu çocuklar burada cihat için savaşıyorlar. Sen kâfir misin onları cihattan alıkoyuyorsun? Bir daha buraya gelirsen seni vurup buraya gömeriz’ dedi. Çocukları görmek istediğimi söylediğimde bana, çocukların 45 gün eğitim göreceklerini ve eğitim bittikten sonra isterlerse Adıyaman’a dönüp ailelerini görebileceklerini söyledi. Çocuklarımı geri getiremedim.’’

'OĞLUMUN ADINI DEĞİŞTİRMİŞLER'

Oğlu Suriye’ye giden bir diğer baba M.T.A. 23 yaşındaki Y.A.’nın iki ay önce yanına 500 lira alarak İstanbul ’a çalışmaya gittiğini, ancak daha sonra Ahrar Es Şam örgütüne katıldığını öğrendiğini söyleyen baba M.T.A., yetkililerin yardımını isterken, şöyle konuşuyor: “Oğlum İstanbul’a gittikten sonra Adıyaman’a gelerek iki gün burada kalmış. Sonra Suriye’ye gidip Ahrar Es Şam örgütüne katılmış. Öğrendiğimde Suriyeli bir rehberle beraber Kilis’e gittim. Suriye’ye gidip oğlumu geri getirmesi için rehbere para verdim. Geri geldiğinde oğlumun Ahrar Es Şam örgütüne katıldığını ve eğitimini tamamladıktan sonra savaşa gittiğini söyledi. Örgüt oğlumun adını ‘Ebu Musa’ olarak değiştirmiş. Şu anda oğlum sağ mı ölü mü bilmiyorum. Tek istediğim oğlumun bir an önce geri getirilmesi.” 

'BEDENİMİ SİPER ETTİM'

Evli ve iki çocuk babası olan 25 yaşındaki oğlu A.B.’nin yaklaşık iki ay önce Hatay üzerinden Suriye’ye gidip Esad yanlısı bir gruba katıldığını söyleyen baba F.B. ise Suriye’ye gidip oğlunu geri getirmeyi başarmış. Fidye ödeyen F.B., oğlunun hayatı için yaptığı pazarlığı şu şekilde anlatıyor: “Ramazan Bayramı’ndan bir ay önce oğlum aniden ortalıktan kayboldu. Hatay üzerinden Halep’e gittiğini öğrendim. Geri getirmek için Suriye’ye gitmeye karar verdim. Kilis üzerinden Suriye’ye geçtikten sonra birilerine 150 lira para verip beni kamplara götürmesini istedim. Halep’teyken oğlumun ‘Ebu Dicle’ adında bir kampta olduğunu öğrendim. Bir komutanla görüştürdüler. ‘Oğlumu almaya geldiğimi’ söyledim. Bana oğlumun savaşa gittiğini ve kendisinden haberdar olmadığını söyleyince diklendim. Adamları bana silahını doğrulttu. O sırada düşüp bayıldım. Kendime geldiğimde oğlumun 50 kişilik bir grupla beraber bana doğru geldiğini gördüm. Ellerinde silah vardı. Arap cüppesi giymişlerdi. Oğlumu öyle görünce tekrar fenalaştım. Tekrar kendime geldiğimde beni bir başka komutanla görüştüler. Komutan onlara bağış yapmamı istedi. Ancak yanımda 200 lira vardı. Onu alıp oğlumu bıraktılar. Kamptan ayrılırken tahminen 18 yaşlarındaki ikigenç çocuğun bize baktığını fark ettim. Oğlum onların da Adıyamanlı olduğunu söyledi. Oğluma giderken Esad’a karşı savaşacaklarını söylemişlerdi ama kamp Esad’a bağlı güçlerindi. Oğlumu geri getirebilmek için bedenimi siper ettim.’’

EMNİYET SESSİZ

Adıyamanlılar gençlerin Suriye’ye gitmelerinden dolayı huzursuz. Bir esnaf, “Bazı insanların para karşılığında gençleri örgütleyip Suriye’ye gönderdiğini duyuyoruz. Açıkçası bu durum hepimizi korkutuyor” diye konuşuyor. Hatta Adıyaman’da çocukları Suriye’ye götüren bir çetenin bile varlığından söz ediliyor. Ancak konuyla ilgili sorularımızı ilettiğimiz Adıyaman Valiliği ve Adıyaman Emniyet Müdürlüğü ise bu konuda konuşmak istemiyor. (Yayın tarihi: 29 Eylül 2013)

(KAYNAK: DHA - RADİKAL)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.