'AYM'NİN, SULH CEZA KARARI YANLIŞ'
Avukat Vedat Ahsen Coşar, hukuk camiasının önde gelen isimlerinden. 2004-2010 arasında Ankara Baro Başkanlığı, 2013'e kadar da Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yaptı. 

Yargıtay başkanı bir babanın oğlu olan Coşar, gelinen noktadan rahatsız. Başkanlık yaptığı dönemde Ak Parti'nin demokratik adımlarını desteklediğini ifade ederken, iktidarın eskiden savunduğu tüm değerleri şimdi inkâr ettiğine dikkat çekiyor. “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ‘Üstünlerin hukuku dönemi bitti, hukukun üstünlüğü dönemi başladı.' diyerek övündüğü zamanlardan hâkim, savcı ve gazeteci tutuklandığı dönemlere geldik.” diyor. Türkiye'nin hukuk alanında yaşadığı sıkıntıları Zaman'a değerlendiren Coşar'ın tespit ve eleştirileri özetle şöyle:

YARGI, DÜNE GÖRE İKTİDARIN DAHA FAZLA DENETİMİ ALTINDA

Türkiye'nin yargıyla ve hukukla geçmişten beri hep imtihanı vardı. Ama yargı düne oranla iktidara daha tabi, iktidarın daha fazla denetimi altında. AK Parti'nin yargı alanında demokrasi standartları yönünden Avrupa Birliği müktesebatına uygun adımlar attığı zamanlar oldu. Dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan'ın ‘Üstünlerin hukuku dönemi bitti, hukukun üstünlüğü dönemi başladı' diyerek övündüğü zamanlar oldu. Nazım Hikmet'in Türkiye Cumhuriyet vatandaşlığına geri alınmasına, Sivas'taki Madımak Oteli'nin kültür merkezi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararları vardı. Bütün bunlar geleceğe dair umut veren şeylerdi. O zamanlardan, ‘internetin yasaklandığı, Hasan Cemal'in kitaplarının toplatıldığı, gazetecilik görevlerini yapan Can Dündar ve Erdem Gül'ün, iktidarı eleştirdi diye Hidayet Karaca ve başka gazetecilerin tutuklandıkları, verdikleri kararlardan, yürüttükleri soruşturmalardan dolayı yargıçların, savcıların tutuklandıkları, Cumhurbaşkanı'na hakaret ettikleri iddiasıyla yurttaşların aleyhinde ceza davalarının açıldığı, ifade ve basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığı' günlere geldik.

AYM'NİN, SULH CEZA KARARI YANLIŞ

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), yargılama sistemimizin ucubesi olan sulh ceza mahkemeleriyle ilgili olarak verdiği karar bana göre yanlış. Bu mahkemelere tanınan yetkiler sistemin doğasına aykırı. (Ancak) AYM için vesayet organıdır demek haksızlık olur. Anayasa kavramı ve kurumu hukuki olmaktan çok siyasi bir kavram ve kurum. Buna bağlı olarak AYM de kararları itibarıyla siyasidir, siyasetle yakın ilgi içindedir. Sadece bizim ülkemizde değil başka ülkeler yönünden de durum böyle.

AVUKATA TERS KELEPÇE

Avukatlara ters kelepçe vurulması beni hiç şaşırtmadı. Türkiye'de hiçbir şeye şaşırmıyorum. Çünkü Türkiye hukuka aidiyet bilincine sahip bir ülke değil. Vatandaşa tekme atan kamu görevlilerinin bulunduğu, gazeteciyi tehdit eden, dövdürtenlerin bakan yardımcısı yapıldığı bir ülke. Polisin görevi, suç işlediği iddia edilen kişiyi yargının önüne ‘insanca' muamele ederek götürmektir. Faşizm de böyle bir şeydir. Bununla topluma şu mesaj verilmek isteniyor: “Sen avukatına güvenip seni savunmasını mı bekliyorsun, avukatını da derdest ettim götürüyorum.”

Sulh ceza hakimlikleri DGM'leri aratır hale geldi

Varlığıyla ve kararlarıyla ülkemiz yargısı için bir ayıp olan Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve özel yetkili ağır ceza mahkemeleri kaldırıldı, yerlerine kararları ile onları aratan sulh ceza mahkemeleri kuruldu. İnsanlar - özellikle gazeteciler- başıma bir şey gelir diye konuşmaktan, yazmaktan, haber yapmaktan korkar hale geldiler. AK Parti bir zamanlar -öyle ya da böyle- sahip olduğu dönüştürücü, değiştirici gücünü tamamen kaybetmiş durumda. Dün savunduğu tüm değerleri inkâr eden bir parti konumunda. Hal böyle iken, bizim mevcut anayasadaki eksikliklerinin giderilmesini, hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesini konuşmamız gerekirken, başkanlık sistemini konuşuyoruz. Başkanlık sistemi neyi çözecek? Terörü mü durduracak, ülkenin eşiğinde olduğu iç savaşı, ülkenin bölünmesini mi engelleyecek, hayat pahalılığını mı durduracak, her şeyiyle dökülen yargıyı mı toplayıp düzeltecek, uluslararası alanda tükenmiş olan Türkiye'nin itibarını mı artıracak? (ZAMAN)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.