EMİNAĞAOĞLU: "BU KARARLA; YARGILAMA DAHA BAŞLARKEN SONA ERDİ"
"Kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılması durumunda, CMY'nin 182 nci maddesinde, yargılamanın kapalı yürütülmesine karar "verilir" değil "verilebilir" denilmiştir. Yine aynı maddede, kapalılık kararı verilmesi durumunda da mutlaka gerekçenin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Gerekçe göstermek demek, yasal sözcükleri tekrarlamak demek değildir. Mahkeme verdiği kapalılık kararında sadece "kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılması" ifadesine dayanmıştır ki, yasadaki bu ifadenin tekrarı da zaten asla gerekçe olarak sayılamaz.

Kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılması durumu, yargılamanın kapalı yapılması için tek başına yeterli de değildir. 

Ortada, neden kamu güvenliğinin, neden kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılma durumunun, neden bunların da yargılamanın kapalı yapılmasını zorunlu kıldığının söz konusu olduğunun, yargısal denetime uygun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekirken, bunların hiç birisi yapılmamıştır.

Kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılması durumunda, adil yargılamanın varlığı eğer kapalılık gerektiriyorsa, bunun gerekçesi de gösterilerek yargılama kapalı yürütülecek, eğer adil yargılamanın varlığı kapalılık gerektirmiyorsa bu durumda da yargılama açık olarak yürütülecektir. Yani gözetilecek ve üstün tutulacak olan, adil yargılamanın varlığının her durumda nasıl sağlanacağı ve sürdürüleceğidir. Anılan kural da bu amaçla konulmuştur. Aksi halde dayanılan kamu güvenliği gerekçesi ile gerçekte adil yargılamanın yani yargılamanın askıya alınması, yargılamanın şeklen yapılması durumu ortaya çıkar ki, bu durum asla kabul edilemez.

Yargıtay 16 ncı Ceza Dairesi, hiç bir gerekçe göstermeden, sadece kamu güvenliği durumunun kesin olarak gerekliliğini ifade ederek, yargılamanın kapalı yürütülmesine karar vermekle, adil yargılamanın varlığını değil, şeklen dayandığı gerekçe nedeniyle kamu güvenliğini önde tuttuğunu göstermiş, bu nedenle adil yargılama, daha başlarken sona ermiştir.

Yargıtay 16 ncı Ceza Dairesi'nin, yargılamadaki Yargıtay Cumhuriyet Savcısından herhangi bir istek de gelmeden, kamu güvenliğinin kesin gerekliliğini ifade edip kapalılık konusunda Yargıtay Cumhuriyet Savcısından görüşünü sorması ve anılan savcının da önündeki yazılı metinden kapalılık yolundaki görüşünü okuması, bunun sonrasında da sanıklar ve vekillerinin beyanları da gözetilmeden ve bu beyanları da karşılanmadan kapalılık kararı verilmesi, Dairenin tarafsız davranmadığını, yönlendirici hareket ettiğini, önceden hazırlanmış bir durumun tekrarlandığını gözler önüne sermiştir.

Kapalılık konusunda mahkemenin dayandığı kural, kapalılığı her durumda emreden bir kural değildir.

Tüm bu durumlar, bu koşullarda yargılamanın kapalı yürütülmesi nedeni ile, daha başlarken adil yargılamanın hatta ve hatta yargılamanın sona erdiğini, yargılamanın kapalı yapılmasını emredenin de yasa olmadığını ortaya koymaktadır."

YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU


(Hukukihaber.net)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.