Kenan Evren'den Referandum Yorumu

Bir zamanlar kartaldı.
Ağzından çıkan her söz "Anayasa yerine" geçerdi.
Şairin "zamanla nasıl da değişiyor insan" dediği gibi o da değişti.
Yaşı 93'e geldi.
Dedik ki:
- 12 Eylül'de referandum var.
Dedi ki:
- Biliyorum... Çok da normal.
Dedik ki:
- Ne yapacaksınız?
Dedi ki:
- İnşallah sandığa gideceğim... Allah ömür verirse oyumu kullanacağım.
Sonra da sustu.
"Bak, röportaj yok haaa" diyerek güldü.
Dedik ki:
- Anayasa referandumunda oyunuzun rengi nasıl olacak?.. "Evet" mi diyeceksiniz, "hayır" mı?
"Söylemem" dedi yine güldü:
- Herkesin oyu kendisine... Vicdanınla başbaşa kalır, oyunu atarsın... Şimdiden oyun rengi söylenir mi?
- Paşam, bir soru daha...
- Sor bakalım.
- Sandıktan ne çıkar?.. Türkiye "evet" mi der, yoksa "hayır" mı?
Kenan Evren'in yanıtı:
- Bilemem ki?.. Sen biliyorsan bana söyle... Bugünden bunu bilmek için müneccim olmak lazım... Ben ne falcıyım, ne de müneccim.


Evren... Ve Anayasa

Kamuoyunda "Kenan Evren Anayasası" diye seslendirilen "1982 Anayasası" değişiyor. "Bu işe" Kenan Evren ne diyor?
İşte "7'nci Cumhurbaşkanı Evren'in" sözleri:

Vaktiyle yaptığım konuşmalara bir baksınlar.
Hepsi unutuldu.
Ben dedim ki: Bir zaman gelecek, bu Anayasa değişecek.
Bizim yaptığımız Anayasa Allah'ın emri mi?
Anayasa, mukaddes kitap mı?.. Kur'an-ı Kerim mi?
Günün şartları neyi gerektiriyorsa o yapılır... Anayasalar da değiştirilir.


12 Eylül'den 12 Eylül'e

12 Eylül 1980 İhtilali'nin ürünü olan Anayasa "değişiyor."
12 Eylül 2010'da "değişiklik metni" referanduma gidiyor.
"Yeni metin için" 12 Eylül İhtilali'nin "mimarı" ne diyor?
İşte Evren Paşa'nın yanıtı:
Herkes bir şey söylüyor... Ben Anayasa profesörü değilim.
1982 Anayasası'nı da ben yapmadım.
Danışma Meclisi yaptı.
22 kişilik Anayasa Komisyonu yaptı.
Sonra bizim önümüze geldi... Basının eleştirdiği bazı noktaları düzelttik.
Ve halka gittik... Halk da yüzde 92.5 oy verdi.


Komşu geldi, hoş geldi

Hastaydı, bütün kışı Ankara'da geçirdi.
İlkbahar aylarını da.
Ve Bodrum-Yalıkavak'taki evine daha yeni geldi.
Terasta oturuyor, "manzarayı" seyrediyor.
Ne denize giriyor, ne de havuza.


***

Biz de Bodrum-Gündoğan'a yeni gelebildik.
Hafta sonunu geçirdik.
Ve dün akşam Ankara'ya döndük.
Ama dönmeden "komşu beldedeki" Kenan Evren'e "hoş geldiniz" dedik.

***

- Paşam... Deniz... Havuz... Yasak mı?
- Üç kez zatürree geçirdim... Birincisi Harbiye'deyken, öğrenciyken... İkincisi geçen yıl İzmir'de... Ve üçüncüsü de bu kış, Ankara'da... Bir yerde yasak varsa uyacaksın, doktor yasak diyorsa itiraz etmeyeceksin.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.