KPSS Sorularının Sızdırılmasında Dördüncü Dava Başladı
10 Temmuz 2010’da yapılan KPSS’de soruların sızdırılmasına ilişkin 68’i tutuklu 100 kişi hakkında “Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyesi olmak”, “resmi belgede zincirleme sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık” suçlarından açılan dördüncü davanın ilk duruşması başladı.

Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman’ın yürüttüğü soruşturma kapsamında 4 ayrı iddianameyle 384 sanık hakkında açılan davanın, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile şikayetçi ÖSYM avukatları katılıyor.

İddianamede, 2010 KPSS eğitim bilimleri, genel kültür ve yetenek alanlarındaki soruların sınavdan önce elde edilerek dağıtıldığının jandarma kriminal, emniyet bilişim uzmanlığı, TÜBİTAK raporları, şüpheli, şikayetçi ve tanık beyanlarına göre kesin olduğu kaydedildi.

“FETÖ”nün darbe girişiminin ardından gözaltına alınan bazı şüphelilerden, 2010’da yapılan KPSS sorularının nasıl sızdırıldığına ilişkin itiraflar gelmesiyle 13 bin 51 şüphelinin durumu mercek altına alınırken, olağanüstü hal kapsamında hazırlanan ve 17 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, bu sınavla ilgili iddialara ilişkin düzenlemelere de yer veriliyor.
Bu KHK ile 10-11 Temmuz 2010’da yapılan KPSS genel yetenek ve genel kültür test sonuçlarına göre veya bu sonuçlar esas alınarak atanan personelin atama işlemlerinin geçerliliği devam edecek ancak bu sınav sorularını veya cevaplarını hukuka aykırı şekilde sınav öncesinde veya sırasında elde ettiği tespit edilen kişilerin atamaları iptal edilecek.

Aynı sınava giren ve soruşturma sonucunda hakkıyla devlet memuriyetine girdiği tespit edilenlerin görevleri ise devam edecek.
Yaklaşık 800 bin kişinin girdiği sınavda, usulsüzlük yaptığı şüphesi bulunan 13 bin 51 kişinin durumu Devlet Personel Başkanlığınca ele alınacak.

Savcı Erkman’ın yürüttüğü soruşturmada sınav sorularını önceden elde ettiğine dair kuvvetli suç şüphesi oluşan, aralarında kamuya yerleştirilenlerin de bulunduğu 13 bin 51 şüphelinin listesi Devlet Personel Başkanlığına gönderilirken, bu kişilerin Aile ve Sosyal Politikalar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Gençlik ve Spor, Milli Eğitim, Sağlık ve Maliye Bakanlıkları ile TBMM, TRT ve MİT’in de arasında olduğu kurum ve kuruluşlara yerleştirildiği belirlenmişti.

SORUŞTURMA
2010’daki KPSS’ye ilişkin iddialarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ilk operasyon, 23 Mart 2015’te 19 ilde yapıldı. İlk operasyonda 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında, 20 Nisan 2015’te 29 ilde 78 kişi, 26 Mayıs 2015’te 19 ilde 44 kişi, 15 Haziran’da 3 ilde 23 kişi, 5 Kasım’da ise Ankara’da ÖSYM çalışanı 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.
Soruşturmada, altıncı operasyon, 30 Mart 2016’da 24 ilde yapıldı. Bu operasyonda 51 kişi hakkında gözaltı kararı çıktı. Son gözaltılar 13 Mayıs’ta 35 ilde 100 kişi hakkında yapıldı. Soruşturma kapsamında 88 şüpheli tutuklandı.
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, dördüncü davanın iddianamesinin kabulüne ilişkin kararında, tutuklu 88 sanıktan 15 kadını yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etmişti.

İLK İDDİANAME
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 230 şüpheli hakkında hazırlanan ilk iddianame 11 Aralık 2015’te tamamlanarak, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede, “ÖSYM’nin ve kurumların yaptığı tüm sınav sorularını önceden elde ettiğine dair deliller bulunan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) örgütünün bu faaliyeti cumhuriyet ve topluma yönelik bir eylemdir.” tespitinde bulunuldu.
Soruşturmayı yürüten Savcı Erkman, sınavdan önce soruların “FETÖ”ye yakınlığıyla bilinen Ankara Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği görevlisi Berat Koşucu tarafından Süleyman Mustafa İnanıcı aracılığıyla, Yalvaç’taki sanık Baki Saçı’ya e-postayla gönderildiğine dair deliller üzerine başlatılan soruşturmada “örgüt” bağına da ulaştı.
İddianamede, sanıklar arasında “cemaat bağı” olduğu, soruların sınavdan önce genellikle bu bağa uygun dağıtıldığına işaret edilerek, profilleri, iş yerleri, mali ve sosyal irtibatları incelendiğinde, sanıkların FETÖ/PDY içinde yer aldıkları kaydedildi. İddianamede, 294 bin 909 adayın katıldığı 2010’daki KPSS “Eğitim Bilimleri” sınavının iptal edilerek yeniden yapılmasıyla devletin 9 milyon 111 bin 138 lira 13 kuruş zarara uğradığına da dikkat çekildi.
Erkman, iddianamede, “Soruşturmada olayın sadece yerel ölçüde kalmadığı, soruların bu şahıslar haricinde sınava giren birçok adaya örgütlü şekilde ulaştırıldığı, şüpheli konumunda bulunan kişilerin birlikte hareket ettikleri, bu birlik ve beraberliğin tesadüflerden ibaret olmadığı ve birçok ortak noktalarının olduğu tespit edilmiştir. Delillerin değerlendirilmesinde eylemlerin hiyerarşik ve örgütlü gerçekleştiği anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.

DİĞER DAVALAR
Savcı Erkman, KPSS soruşturması kapsamında ikinci davayı 15 Nisan’da açtı. 16’sı tutuklu 51 sanığın yargılandığı davada zanlılara aynı suçlamalarda bulunuldu. Bu davanın ilk duruşması, 8 Ağustos’ta görüldü.
KPSS soruşturması kapsamındaki üçüncü dava ise 26 Mayıs’ta ÖSYM’nin soru hazırlama biriminde görevli 3 kişi hakkında açıldı. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, ÖSYM görevlisi 3 tutuklunun yargılandığı davanın ilk duruşması 4 Ağustos’ta yapıldı.

İDDİANAMENİN AYRINTILARI
Soruşturma, 10 Temmuz 2010 tarihli KPSS Eğitim Bilimleri, Genel Kültür ve Genel Yetenek alanlarında gerçekleştirilen 3 sınav öncesinde soruların sızdırıldığı iddiaları üzerine başlatıldı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Erkman, Aralık 2015’te davayı açtı.
İddianamede, sanıklar arasında “cemaat bağı” olduğu, soruların sınavdan önce genellikle bu bağa uygun dağıtıldığına işaret edilerek, profilleri, iş yerleri, aralarındaki mali ve sosyal irtibatları incelendiğinde, sanıkların FETÖ/PDY içinde yer aldıkları kaydedildi.
Fetullah Gülen’in, örgüt mensuplarına yurt dışından medya üzerinden talimat verdiği ifade edilen iddianamede, Gülen’in, devlete sızmayı esas alan bir konuşması hatırlatılarak, “Gülen’in, geçmiş yıllardaki konuşma kayıtlarında, devletin yasama, yürütme ve yargı erklerinin ele geçirilmesine ilişkin talimatlar verildiği, örgütün gerçek amacına ulaşmak maksadıyla ve örgüte bağlı kadroları kamu kurumlarına yerleştirmek suretiyle devleti ele geçirmeyi hedeflediği görülmektedir” ifadeleri yer aldı.

Hukukhaber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.