POLİS, GÖREVE İADE İSTİYOR!
POLİSLER KANUN GEREĞİ AÇIKLAMA YAPAMIYORLAR


Devlet memurlarının, basına bilgi ve demeç vermesine ilişkin düzenleme 657 sayılı Kanunun 15'inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede, memurların kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi ve demeç veremeyecekleri belirtilmiştir. 


Görevden alınan devlet memurları, Devlet Memurları Yasası gereğinde görevleri ve görevden alınmalarının içeriği hakkında basına demeç verememektedirler.


Bu nedenle, Emniyet içinde yaşanan dramlar medyaya aksetmiyor.


BİNLERCE POLİS PSİKOLOJİK YIKIM YAŞIYOR.


20 günde 4 defa görev yeri değişen polis müdürleri olduğu basına yansıyan haberler arsında.


Aynı gün atanıp, atandığı gün Savcı Emri ile yapılan bir operasyonda Adli Kolluk vazifesini yaptığı için o günün akşamında görevden alınan polisler kafalardaki soru işaretlerini arttırıyor.


 Son yaşanan operasyonların hemen ardından, hatta bazı olaylarda daha operasyon yapılırken gerçekleştirilen görevden almalar karşısında Polis adeta şamar oğlanına döndürülmüş görünüyor.


Görevden alınan polislerin ve ailelerinin psikolojilerinin bozulduğu; yeni atanan polislerin de görev yerlerine gitmek istemediği, arkadaşlarına yapılan muameleleri kabullenemedikleri, fısıltı gazetelerinde ve sosyal medyada dile getirilmeye başladı.


OLAĞAN ROTASYON!


Kamuoyunda, görevden alma ve yer değişikliklerinin olağan rotasyon olmadığı, tamamen operasyonlara mani olma kaygısının ön planda olduğu kanaati ağırlık kazandı.


Görevden alınan polislerin, ailelerine ve çocuklarına ne tür açıklamalar yaptıkları merak konusu. Bir kaç Emniyet Müdürü tarafından yapılan çok kısa açıklamalar dışında medyada konuyla ilgili detaylı açıklama yer almamaktadır.


İDARİ YARGIDA DAVALAR PEŞİ SIRA GELMEYE BAŞLADI


Bazı polis müdürlerinin, İdare Mahkemeleri’ne başvurdukları haberleri gelmeye başladı.


Peki İdare Mahkemesi’ne nasıl başvuruluyor? Yargı süreci nasıl işliyor?

               
Hukukihaber, Konunun hukuki boyutunu ve İdari Yargı’daki yargılama sürecini araştırdı.


GÖREVDEN ALMAYA KARŞI AÇILAN İDARİ İŞLEMİN İPTALİ-GÖREVE İADE DAVALARINDA İDARİ YARGI SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?


 
Görevden alma işlemlerine karşı yargı yoluna başvurulduğunda, yaşanan hukuki süreç hakkında Av. Vedat ORUÇ’un görüşlerine başvurduk.


 Av. Vedat ORUÇ’un hukukihaber’e özel açıklamaları şu şekilde:

 
60 GÜN İÇİNDE DAVA AÇMA HAKKI

           
“Kamu görevlileri, görevden alma ve yer değişiklikleri ile ilgili İYUK (İdari Yargılama Usulü Kanunu) çerçevesinde yapılan idari işlemin (olaya göre farklılık arz etmek üzere) ilanından, yayınından veya tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idari yargı yoluna müracaat edebiliyorlar.


Açılacak bu davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesi’dir.


YETKİLİ MAHKEME NERESİ OLACAK?


Kamu görevlilerinin atanmaları ve nakilleri hususunda açılacak davalarda yetkili mahkeme İYUK 33/1 maddesi uyarınca kamu görevlisinin eski ve yeni görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Diğer tüm hallerde ise sadece SON GÖREV YAPILAN YERİN BAĞLI OLDUĞU İDARE MAHKEMESİ’NDE DAVA AÇILABİLİYOR.


ATANMA VE NAKİLLE İLGİLİ DAVALARDA ESKİ VEYA YENİ GÖREV YAPILAN YERİN BAĞLI OLDUĞU İDARE MAHKEMESİ’NDE DAVA AÇILABİLİYOR.

“Madde 33- 1. (Değişik : 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.


GÖREVE SON VERİLME, EMEKLİ EDİLME, GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALAR İLE İLGİLİ DAVALARDA SON GÖREV YAPILAN YERİN BAĞLI OLDUĞU İDARE MAHKEMESİ’NDE DAVA AÇILABİLİYOR.

Madde 33 - 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.


DİSİPLİN CEZALARI, İLERLEME, YÜKSELME, SİCİL, İNTİBAK, GEÇİCİ TEDBİR OLARAK GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALARLA İLGİLİ DAVALARDA SON GÖREV YAPILAN YERİN BAĞLI OLDUĞU İDARE MAHKEMESİ’NDE DAVA AÇILABİLİYOR.

Madde 33 - 3. (Değişik : 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir.


Dava konusu işleme dair yetki ayrımında karışıklığa sebep olmamak açısından her halukarda SON GÖREV YAPILAN YERİN BAĞLI OLDUĞU İDARE MAHKEMESİ’NDE DAVA AÇILABİLECEĞİNİ belirtelim.



ESKİ GÖREVİNE DÖNMEK İSTEYEN “İDARİ İŞLEMİN İPTALİ DAVASI” AÇMALI


Açılacak olan davada kamu görevlileri sadece yapılan idari işlemin iptali ile eski görev yerlerine dönmeyi arzu ediyorlar ise açılacak olan dava “idari işlemin iptali” davasıdır.


MADDİ VE MANEVİ ZARARIN TAZMİNİ DE İSTENEBİLİYOR.


Ancak kamu görevlisi bu dava neticesinde hem eski görev yerine dönmeyi arzu ediyor hem de bu işlem sebebi ile maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ediyor ve bu zararın tazminini istiyor ise iptal davası ile beraber tam yargı davası şeklinde de davasını açabilmektedir.


İDARE MAHKEMESİ NEYİ İNCELİYOR VE KARAR MEKANİZMASI NASIL İŞLİYOR?


Açılacak olan iptal davasında görev yeri değişikliğine sebep olan idari işlemin tüm unsurları ayrı ayrı incelenecektir. Eğer bu unsurlarda herhangi birinde dahi sakatlık var ise o idari işlem hukuka aykırı sayılacak ve iptal edilecektir.


İDARİ İŞLEMİN UNSURLARI 5 ANA BAŞLIK ALTINDA İNCELENMEKTEDİR. BU BAŞLIKLARI VE BU UNSURLARA AYKIRILIKLARI KISACA ELE ALIRSAK;

1-) AMAÇ: Her idari işlemin bir amacı vardır. Bu amaç da kamu yararıdır. Kamu yararı, idari işlemin genel amacıdır. Mevzuattaki özel kanunlarda belirtilen özel amaçlar da sonuçta genel amacın içinde yer alır. Dolayısı ile kamu yararı gözetilmeden yapılan her işlem hukuka aykırı olacaktır.

Binlerce kamu görevlisinin yasal yükümlülüklerini yerine getirirken görevden alınması, idari işlemin kamu yararı amacına aykırı olduğu kanısı uyandırmaktadır.

2-)KONU:  Bir idari işlemin konusu, o idari işlemin doğurduğu hukuki sonuç, hukuk âleminde meydana getirdiği değişikliktir. Bu sebeple bu sonucun uygulanabilir olması imkansız ve gayri meşru olmaması gerekmektedir. Eğer idari işlemin doğurduğu sonuç hukukun uygun gördüğü bir sonuç değil ise idari işlemin konu unsuru bakımından hukuka aykırılık mevcut olacaktır.

Görevden almaların doğurduğu sonuç, hukukun uygun gördüğü bir sonuç olarak gözükmemektedir. Görevden almalar konu unsuru bakımından da hukuka aykırı gözükmektedir.


3-)SEBEP: İdari işlemler kendilerinden önce var olan ve nesnel hukuk kurallarınca belirlenmiş bulunan bir sebebe dayanmak zorundadırlar. İdari işlemlerin amacı kamu yararı olduğundan, idari işlemin yapılmasında kamu yararının gerçekleşmesine elverişli ve yeterli bir sebebin varlığı gerekmektedir. Eğer hukuk kurallarınca belirlenmiş bir sebep ortada yoksa,  yapılan idari işlem hukuka aykırıdır.

Görevden almaların sebebi keyfi bir sebep olamaz. Kamu görevlilerinin tabi olduğu yasal hükümler uyarınca yapılmamışsa görevden alma sebep açısından da hukuka aykırı olacaktır.

4-)YETKİ:  İdari kararlar herhangi bir organ makam ve kamu görevlisi tarafından değil; Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ makam ve kamu görevlileri tarafından alınmalıdır. İdari işlemlerin yetki unsuru olarak adlandırılan karar alma yetkisi Anayasa ve kanunların bazı idare makam ve organlarına tanıdığı karar alabilme, işlem yapabilme güç ve yeteneğini ifade eder. Dolayısı ile Anayasa ve kanunların kendisine yetki vermediği halde idari işlem yapan organ ve makamların işlemleri hukuka aykırı hatta yok hükmündedir.

Görevden almaların, kamu görevlisinin tabi olduğu mevzuat uyarınca yetkili olmayan organ veya makamca yapılması; ya da yetkili olmayan makamın emri veya emir silsilesi ile yapılması hukuka aykırı olup; görevden alma usulü bu şekilde ise yetki açısından da hukuka aykırılık söz konusu olur.

5-)ŞEKİL: Devletin bütün işlemleri gibi idari işlem ve kararlar da belli şekil kurallarına uyularak yapılmalı ve alınmalıdır. Bir başka anlatımla şekil, idari işlemin esaslı bir unsurudur. İdari işlem ve kararlarda şekil 2 anlam ifade etmektedir. Birincisi idari işlemi oluşturan iradenin dış dünyaya yansımasının maddi biçimi, ikincisi ise idari işlemin yapılmasında izlenecek usulü ifade etmektedir. Dolayısı ile usulüne uygun şekilde alınmayan  idari kararlar hukuka aykırı ve yaptırıma tabi olacak kararlardır.

Görevden almalar usulüne uygun yapılmamışsa bu durumda da görevden alma şekil açısından da hukuka aykırı olacaktır.

BEŞ UNSURDAN BİR TANESİNDE DAHİ SAKATLIK VARSA İDARİ İŞLEM HUKUKA AYKIRIDIR.

Eğer görevden alma işlemlerinde açıkladığım bu 5 unsurdan herhangi bir tanesinde sakatlık söz konusu ise yapılan idari işlem hukuka aykırıdır

Dolayısı ile iptale tabi bir işlem ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple dava dilekçesi hazırlanırken yapılan görevden almaların neden hukuka aykırı olduğu, yukarıda yazılı unsurlardan hangisinin hukuka aykırı olduğu belirtilmeli ve açıklanmalıdır.

Son zamanlardaki yaşanan görevden almalarda, bireysel durumlar hariç, genel itibariyle belirttiğim tüm unsurlarda sakatlık görülebilmesi kuvvetle muhtemeldir.

“YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİ” DAVA AÇILMALIDIR.

Şunu da belirtmekte fayda var, bu davanın açılması İYUK madde 27 gereği idari işlemi durdurmamaktadır.

Yani bu demektir ki bu dava açmış olmakla, idari işlemle hangi sonuç elde edilmek istenilmişse o sonucun önüne geçilemez.

Bu sebeple böyle bir dava açıldığında dava dilekçesinde “YÜRÜTMENİN DURDURULMASI” talep edilmelidir.

Eğer İYUK madde 27.’deki şartlar oluşmuş ise mahkeme yürütmenin durdurulması kararı verebilir. Bunun sonucunda o işlemin dava sonuna kadar yürütmesi durur ve o işlem uygulanmaz.

Eğer hukuka aykırı işlem uygulanmaya başlanmış ise; idare o işlemin etkilerini kaldırıcı yeni işlemler yapmak durumunda kalır.

İYUK ‘un 27. Maddesine göre İdari işlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına neden olacak ise aynı zamanda idari işlemin hukuka aykırılığı açıkça belli ise yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.

Dolayısı ile dava açılırken işlemin neden hukuka aykırı olduğu ve dava konusu hukuka aykırı işlem uygulanırsa telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağı dava dilekçesinde anlatılarak yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Aksi halde yürütmeyi durdurma talebi reddedilecektir.” 


www.hukukihaber.net

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adem Usta 3 yıl önce

bu onurlu mesleğe gönlünü vermiş hayatını adamış binlerce polis kıyıma uğruyor. halkın polise sahip çıkması lazım

Avatar
İsimsiz polis 3 yıl önce

polis hukuk istiyor adalet istiyor o kadar

Avatar
Pls. Mem. 3 yıl önce

hakkımda hiç bir soruşturma yok ve görevden alındım. teftiş raporlarında da olumlu notlar almışsam. yargıya gitmekten ve yüce milletimiz adına vicdani kanaat veren yargıya güvenmekten başka çarem yok.

Avatar
Dava türleri 3 yıl önce

[10] İ.Y.U.K. madde 2 “1. (Değişik : 10/6/1994-4001/1 md.)
İdari dava türleri şunlardır :
a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.)2 İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.)3 Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.
3. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemler idari yargı denetimi dışındadır.

Avatar
Masraf yüzünden dava açamayan 3 yıl önce

dava masrafları ne kadar? polis kıt kanaat geçiniyor, yüksekse masrafları karşılamada zorlanan çok polis olur. avukat tutmak şöyle dursun dava açamatan çok olur

Avatar
polıs memur 1 ay önce

lütfen haksız yere soruşma yapılmadan açığa alınan polislerimize sahip çıkılsın işine gönlünü verenlere sahip çıkılsın

Avatar
kahraman polis 3 yıl önce

teşekkürler.

Avatar
Tebriklee 3 yıl önce

devletimiz milletimiz varolsun diyen i̇zmir emniyet muüdürü adamsin.