Yargıtay Başkanı: Başınızı dik tutun
SÜKUNET GEREKLİ

Yürütmenin bir kısım temsilcileri, yetkili soruşturma makamları tarafından verilmiş bir talimat olmadan yargıya polis operasyonu yapılabileceğini açıklayabilmektedir. Yargının sükunet ihtiyacına gerekli özen gösterilmiyorsa veya bu ihtiyaç umursanmıyorsa, sessizliği korumak nasıl mümkün olacaktır? Mehabet dediğimiz olgu, biraz da muhataplardan beklenmesi gereken bir özene işaret etmez mi?

MÜDAHALE OLMAMALI

Son zamanlarda Yargıtay Kanunu ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile yargıya müdahale girişimleri, sorunları çözmekten çok arttıracak niteliktedir. Adaletin güçlü olması, hâkimler için değil, herkes için güvencedir. Bu husus hiç unutulmamalı, yargı mensupları polemiğe zorlanmamalıdır. Başta ilk derece mahkemelerinde görev yapanlar olmak üzere, tüm meslektaşlarıma sesleniyorum. Hâkim ve savcı olmak, bizim için en büyük onur ve şeref kaynağıdır. Hiçbir makama, unvana ve göreve tamah ve tenezzül etmeyiniz. Yargının hepimizin bildiği iç sorunlarını kendi içinizde, kendiniz çözünüz. Görevinize ve temsilinize müdahale ettirmeyiniz. Bağımsızlık ve teminatınıza el uzatan hiçbir çözüme rıza göstermeyiniz, başınızı dik tutunuz. Sizler, ülkemizin farklı köşelerinde, üstün vasıflarınız, mütevazı yaşamınız ve vicdanlarınızdan süzdüğünüz kararlarınızla, yargının yüz akısınız. Mesleki dayanışmanızı ortaya koyma biçimlerinizi, çok sesliliğinizi ve mesleki örgütlenmelerinizi takdirle izliyor, sizleri sevgi ve saygıyla kucaklıyorum.

YARGI YETKİSİNİ MİLLETTEN ALIR

Anayasayla yargıya tanınan demokratik seçim hakkının kullanılması sonucunda oluşacak temsile, yeni bir yasa değişikliği ile müdahale düşüncesi kabul edilemez. Yargının bağımsızlığını ortadan kaldırmak veya yürütmeye bağlı bir yargı oluşturmak yargı denetiminden kaynaklanan meşruiyeti hafife almak olacaktır. Tarih, hukukla sınırlanmamış bir yönetimin vatandaşları için büyük bir tehdit haline geldiğine pek çok defa tanıklık etmiştir. Yargı yetkiyi anayasa gereğince milletten alır.

SİYASALLAŞMAYIN

Hâkimlerin siyasallaşması, siyasallaştırılmak istenmesi veya siyasete konu yapılması, görevlerine yansıtmadıkları bireysel görüşlerinden dolayı ayrımcılığa tabi tutulması hukuk devletinde kabul edilmez.”

En kalabalık ‘boykotlu’ tören

ADLİ Yıl açılış töreninde Yargıtay Başkanı Ali Alkan, 33 dakika konuştu. Alkan, “Biz Cumhurbaşkanımızın burada olmasından çok mutlu olurduk” dedi. Alkan ve Feyzioğlu’nun “Dik duralım” çağrısı büyük alkış aldı. AYM Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Anayasa Mahkemesi Başkanvekilleri Serruh Kaleli, Alparslan Altan da törendeydi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ilk kez Adli Yıl açılış törenine katıldı. MHP’yi ise Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk temsil etti. Akşam Meclis’te verilen kokteyle ise Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın gelmesi dikkat çekti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de kokteyle katıldı.

TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU 21 DAKİKA KONUŞTU

‘Devlet benim’ deme keyfiliği

TÜRKİYE Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, törende, ‘Dik durma, birlikte tavır alma ve kenetlenme’ çağrısı yaparak, şöyle konuştu: “Yargıya, dolayısıyla adalete, dolayısıyla ülkenin temellerine ve geleceğine yönelmiş açık ve yakın en büyük tehlike keyfiliktir; ‘Devlet benim’ keyfiliğidir. Keyfiliğin panzehiri, hukukun üstünlüğünü savunmaktır. Devletleri, keyfilik yapan idareciler yok eder. ‘Benim istediğim gibi karar vermez, benim işime geldiği gibi düşünmez, benim dediğimi yapmazsan seni hain ilan ederim, hedef gösteririm’ keyfiliğidir. ‘Anayasa’yı tanımam, kanunu hiç tanımam’ keyfiliğidir. ‘Yasama da, yürütme de, yargı da benim olsun, benim değilse hain olsun’ keyfiliğidir. Bu keyfiliklere karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları dik duracaktır.”

Hepimiz yargıyı felç etmek isteyenlere karşı mesulüz



TBB Başkanı’nın davet edilmesi nedeniyle Adli Yıl açılış törenine katılmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, mesajı özetle şöyle: “Yargı kurumları ve mensuplarının, ülke ve millet ile aynı istikamete bakıyor olmaları hayati derecede önemlidir. Yargının bağımsızlığı kadar, hatta ondan daha da önemli olan, yargının, yargı kurumları ve yargı mensuplarının tarafsızlığıdır. Yargı içine sızarak örgütlü şekilde hareket eden ve yargı sistemini adeta felce mahkûm etmeye çalışan girişimler karşısında herkes, hepimiz, eşit derecede mesulüz. Bu noktadaki her ihmalkârlık, her müsamahakârlık, ülkemize, milletimize açık haksızlık olacaktır.”


Oya ARMUTÇU/ Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.