Yargıya iktidar baskısı var, artık suçluların üzerine gidilemez

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ile KCK, Ergenekon, El Kaide gibi terör örgütü soruşturmalarında görev alan emniyet mensuplarının gözaltına alınması Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Başta hukukçular olmak üzere toplumun farklı kesimleri, yapılan keyfi uygulamalara sert tepki gösterdi. Eleştirilerin merkezinde ise operasyondan önce  yapılan sulh ceza hakimliği ile ilgili düzenleme yer aldı. Operasyon haberleri İstanbul’da hukukçuların katıldığı sempozyumda da şok etkisi yaptı. Hukukçular, sorular üzerine operasyon öncesinde ve uygulama sırasında yapılan yanlışları aktardı. Dile getirilen görüşler özetle şöyle:

    Onursal Yargıtay Başkanı Sami Selçuk: Paralel örgüt safsatadır. Yargının önüne gelmeden, kanıtlanmadan böyle bir örgütün varlığını kabul etmek mümkün değildir.

    Prof. Dr. Niyazi Öktem: Bu, yolsuzlukların üzerine gitmeyin giderseniz biz size çullanırız anlamına geliyor. Yolsuzlukların üzerine gidenleri nötralize etmeye çalışıyorlar. Modern demokratik devletlerde bir yolsuzluk hükümet cenahından geliyor ise hükümete haber vermeden yapılır ki, deliller karartılmasın. Evrensel hukuk budur. Savcının bir de siyasal iktidara sorması halinde, deliller karartılır. Meclis’teki o soruşturma komisyonunun ne kadar sulandırıldığını da görüyoruz. Hukukla oyun oynanıyor. Bu oyunlar çok rahatsız edici. Türkiye’de şu an neyin neye varacağını bilmemiz mümkün değil. 12 Eylül’ü, 27 Mayıs’ı gördüm, böyle bir kaos yaşamadım. Hukukla manipülasyon yapılıyor.

    Gazeteci-yazar Taha Akyol: Tutuklama konusunda, arama konusunda, mal varlığına teftiş konusunda, nöbetçi sulh mahkemesi karar verirdi. Buna itiraz edeceğiniz zaman da nöbetçi bir sonraki mahkeme hangisi ise asli ceza olmak üzere buna itiraz ederdi. Şimdi sulh hakimliği diye bir müessese kurdular. İstanbul’a altı tane hakim tayin edildi. Hakimlerden üçü 17 Aralık soruşturmasında tutuklamaların kaldırılmasına, mal varlıkları üzerine konan tedbirlerin kaldırılmasına karar veren; dolayısıyla hükümet yanlısı diye kamuoyunda tartışılan hakimler getirildi.  Hukuk devletinde böyle bir şey olmaz. Hükümet otoriterleşiyor. HSYK dahil olmak üzere, yargıda, emniyette birtakım atamalar yapıldı. Genel olarak baktığımızda, Türkiye’de yargı üzerinde iktidarın bir baskısı var.

    Eski Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel: Cumhuriyet savcılığı bir soruşturmaya başlamışsa, bu aşamadan itibaren gerek polis, gerek jandarma cumhuriyet savcısının talimatı üzerine hareket ederler. Kolluk güçleri kendiliğinden bir inisiyatif alarak herhangi bir şekilde bir gözaltı bir arama, el koyma ve benzeri harekette bulunmazlar. Bu nedenle soruşturmadaki bütün sorumluluk savcıya aittir. Diş geçirilen yer, kolluk güçleri. Yargı mensuplarına yürütme olarak bir şey yapma imkânına sahip değilsiniz, çünkü yargı bağımsızlığı var. İktidara herhangi bir şekilde hesap vermezler. Bu nedenle sanıyorum ki emniyet güçleri her zaman yürütmenin tabiri caizse tokatlayabileceği, kamuoyuna kendileri üzerinden mesaj verebileceği güçler olduğu için burada bir operasyon yapmanın kolaylığı daha fazladır. Soruşturmaya katılan insanları siz arkasından soruşturmaya kalkarsanız, Türkiye’de artık suçların üzerine gidemezsiniz.

    Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz: Gözaltılar olağan bir durum değil. Tutuklamayla tüm muhaliflere gözdağı veriliyor, korku salınıyor. Bu özel olarak Cemaat’e yönelik tasarlanmış bir plan değil, Cemaat üzerinden tüm muhaliflere yönelik bir projedir. Sulh ceza mahkemelerinin kaldırılıp yerine sulh hukuk hakimliklerinin kurulmasının temel sebebi budur.

    Gazeteci-yazar Mümtaz’er Türköne: Peş peşe hukuk cinayetleri yaşanıyor. Bu da onlardan biri. Hırsız serbest. Hırsızı yakalayanlar yakalanıyor. Savcılıktan aldığı emri yerine getiren polisler. Bunun bir tek açıklaması var. Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor. Yakın tarihimizde bu kadar açık aleni bir hukuk cinayeti bir hukuk katliamı yaşanmadı. Burada iktidar gücünü gösteriyor. Bu bir psikolojik operasyon. Mesajlar var kelepçelerde. Bu emniyet mensuplarından hiçbirinin kaçma ihtimali yok. Toplum önünde kamuoyu nezdinde aşağılanıyorlar. Geride kalanlara bu işin peşini takip edeceklere gözdağı veriliyor.

    Rotahaber Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık : Bu niye yapıldı ona bakmak lazım. 17 Aralık tarihinden bu yana gündemden düşmeyen bir konu var. O da yolsuzluk operasyonu. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu yolsuzlukların usulsüzlüklerin üzerini örtebilmeleri mümkün değil.

>> EVRENSEL HUKUK FORUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

TUĞBA MEZARARKALI -ELİF EŞİT / ZAMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.