Yıldız Teknik Üniversitesi'nde mobbing davası

 Teknik Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Ertuğrul Sadık Efeoğlu, Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sündüz Öztürk Kasar ile aynı bölümde görev yapan öğretim görevlisi Dr. Beki Refka Haleva, öğretim görevlisi Hülya Yılmaz, Prof. Dr. Füsun Bilir Ataseven, Prof. Dr. Emine Zerşan Bogenç ve Doç. Dr. Ayşe Banu Karadağ için “Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, mobbinge dayalı iftira ile hakaret” ettikleri iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 


"BAYAN ÖĞRETİM ELEMANLARI EZİCİ ÇOĞUNLUKTA"

Doç. Dr. Ertuğrul Sadık Efeoğlu, 1992’den bu yana Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğretim elemanı olarak çalıştığını belirterek, görevli olduğu bölümün kadın öğretim elemanlarının ezici çoğunlukta olduğunu kaydetti. Uzun yıllar bu bölümde tek erkek öğretim elemanı olarak görev yaptığını vurgulayan Prof. Dr. Efeoğlu, “Görevli olduğum süre içinde bayan meslektaşlarımca kişiliğime yöneltilen tehditkâr baskılamayı derinden hissettim. Aralıksız sürdürülen ve şantaj kokan kuşatmalar, üzerime atılan iftiralar kişiliğimi ezmiş, ruhsal bütünlüğümü parçalamaya yol açacak boyuta gelmiştir” iddiasında bulundu. Efeoğlu, suçladığı iş arkadaşlarının kendisini “saldırgan bir psikopat” olarak nitelendirdiklerini ve bu “iftirayı” başka üniversitelerdeki meslektaşlarına ilettiklerini, adını lekeleyici, akademik kimliğini karalayıcı iftiraları artırdıklarını ileri sürdü. Efeoğlu, hakkında dekanlık tarafından 28 Ekim 2015’te açılan soruşturmaya dayanak olan Bölüm Başkanı Bayan Prof. Dr. Kasar, Bölüm Başkan Yardımcıları öğretim görevlisi Yılmaz, Dr. Haleva tarafından hazırlanıp diğer öğretim görevlilerinin de imzaladığı tutanağa da yer verdi."

SİSTEMLİ BİR BAYAN KADROLAŞMASI VAR"

“Bölümümüzde yıllardır süregelen sistemli bir bayan kadrolaşması söz konusudur” iddiasında bulunan Efeoğlu, kadrolaşmanın erkek elemanları bölümden uzaklaştırma, araştırma görevliliği için başvuran erkek adayları sınav dışında tutma önlemlerine kadar uzandığını öne sürdü. Bölümün 1992’de kuruluşunda görev aldığını, şu an 65 yaşında olduğunu da anlatan Efeoğlu, “Bölüm içindeki düşmanlık duyguları artık dayanamayacağım örgütlü bir çete eylemine dönüşmüş bulunmaktadır” dedi. Prof. Dr. Efeoğlu son gelişmelerin, benliğine ve akademik kimliğine yöneltilen bölüm içi baskıların, cinsiyetçi bir mobbing kuşatmasına dönüştüğünü açıkça gösterdiğini belirtti. Ruhsal bütünlüğünün parçalanmaması için, olası cinsel taciz, kaba söz, fiziksel saldırı gibi cinsiyetçi iftiralara maruz kalmaktan çekindiğini, şüphelilerden şikâyetçi olduğunu belirten Efeoğlu, “Şüpheliler, huzur ve sükûnumu bozmakta, manevi açıdan şahsımı yıpratmış ve yıpratmakta” ifadesini kullandı.

KADINLARIN HABERİ YOK

Habertürk muhabiri iddialar üzerine Prof. Dr. Sündüz Öztürk Kasar’ı telefonla aradı. “Benim böyle bir durumdan haberim yok” diyen Prof. Dr. “Yargıya intikal etmiş bir şey hakkında konuşmak da istemiyorum. Üniversite içerisinde bir soruşturma başlatıldı ama henüz sonuçlanmadığından ve şikâyetçi taraf olduğumdan konuşmayı doğru bulmuyorum” açıklaması yaptı. Telefonla ulaştığımız diğer akademisyenler de konuyla ilgili konuşmak istemediler.

MOBBİNG NEDİR?

Bir veya bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapması. Ayrıca psikolojik şiddet, baskı uygulama, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamlarına gelir.

(Habertürk)

Anahtar Kelimeler:
Dava
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.