12 Eylül mağdurları, Türkiye'yi AİHM'e şikayet etti
 
Kayseri Ülkücü yan kuruluşlar davasından yargılanan Cumali Şimşek, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından gözaltına alınır. Sorguda geçirdiği 45 gün boyunca her türlü işkenceye maruz kalır. İfadesi sırasında, daha önce görmediği ülkücüleri tanıdığı zorla kabul ettirilmek istenir. Ancak dayatılan isimleri tanıdığını kabul etmez. Cumali Şimşek bunun üzerine Kayseri Zincirdere Sıkıyönetim Askeri Cezaevi'ne yerleştirilir. Cunta, orada da işkenceye davam eder. Şimşek, koğuşunda vakit namazını kılarken,  gardiyanlar(asker gardiyanlar) görür. Hapiste namaz kılmanın yasak olduğunu söylerler. Şimşek karşılık vermez, namazını kılmaya davam eder.  Gardiyanlar, sözlerinin dinlenmediğini ileri sürer ve Şimşek'i seccade üzerinde coplarla dövmeye başlar. Bu yetmez, başı duvardan duvara vurulur. Postallar altında ezilir. O güne kadar birçok şiddete maruz kalan Cumali Şimşek, yaşadığı bu son işkencenin ardından beyin kanaması geçirir. Koğuş arkadaşları, cezaevi yönetimine durumunun çok ağır olduğunu bildirir. Ancak yönetim, hastaneye götürmek yerine revirde aspirin vererek iyileştirmeye çalışır. Şimşek, tekrar koğuşa gittikten sonra fazla dayanamaz, can verir.
 
Şimşek'in ailesi, 31 yıldır yaşadıkları bu trajedi karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Ancak aile 12 Eylül 2010'daki referandumun ardından 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren darbecileri koruyan geçici 15. Maddenin kaldırılmasıyla, 31 yıllık sessizliğini bozdu. Cumali Şimşek'in kardeşleri Turhan ve Gümüş Şimşek, Milli Birlik Konsey üyelerinden Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Orgeneral Sedat Celasun, Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Haydar Saltık hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığına adli dava; insanlık suçuna maruz kaldığı gerekçesiyle de  Türkiye hakkında AİHM'e tazminat davası açtı. Turhan ve Gümüş Şimşek, kardeşlerinin haksız yere öldürüldüğü gerekçesiyle 900 bin maddi, 200 bin lira da manevi olmak üzere toplam 1 milyon 100 bin lira tazminat talep ediyor.
 
MAĞDURLAR TAZMİNAT HUKUKU İŞLEMEDİĞİ İÇİN AİHM'İN KAPISINI ÇALIYOR
       
Darbecilerin yargılanmasının önünün açılmasıyla 'cezai hukuk' işletilmeye başlamasına rağmen mağdurların 'tazminat hukuku' ile ilgili yaptıkları suç duyurularının sonuçsuz kaldığı belirtiliyor. Mağdurların, tazminat haklarını elde etmek için AİHM'e dava açtığı kaydediliyor. Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Hasan İlter, mağdurların çaresiz kalmasından dolayı AİHM'e başvurduklarını söylüyor. Birçok mağdurun bu şekilde AİHM'in kapısını çaldığını bildiren İlter, kendisinin baktığı 50 davanın bu kapsamda olduğunu ifade ediyor.
        
Bunlardan biri olan öğretmen Osman Erden, 12 Eylül'den sonra görevinden 7 yıl uzaklaştırıldığı için maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle Türkiye hakkında AİHM'e açtığı tazminat davasını kazanmıştı. AİHM, Osman Erden'in mağdur edildiğini gerekçe göstererek Türkiye'yi 20 bin euro tazminat ödemeye mahkum etmişti.


Star
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.