'13. Ağır Ceza yetkisiz, kararları yok hükmünde'
Ergenekon sanıklarının tahliye talebine iki farklı mahkemeden farklı kararların çıkması kafaları karıştırdı. Özel yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye taleplerini reddederken, gerekçesinde özel yetkili TBMM’den mahkemelerin TBMM kararıyla kapatılmasının Anayasaya aykırı olduğunu duyurdu. Sanık avukatları ise tahliye başvurusunu 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapmadıklarını, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de zaten artık ‘yürürlükte olmadığı’ tezini dile getirdi. Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Erdoğan Teziç de sanık avukatlarıyla aynı görüşte.

>> HSYK'dan 13. Ağır Ceza'ya yanıt

PROF. DR. ERDOĞAN TEZİÇ: ERGENEKON MAHKEMESİ YETKİSİZ
 Eski YÖK Başkanı ve Anayasa hukukçusu Prof. Erdoğan Teziç de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Anayasa’ya göre yetkisiz olduğunu ve aldığı kararın da yok hükmünde sayılması gerektiğini belirtti. Prof. Teziç, yok hükmündeki bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne de itiraz edemeyeceğini vurgulayarak, şunları söylüyor:

“Mahkemenin durumunu hukuki mesnedi yok. Anayasa’nın 152. maddesi, bir davaya bakmakla yetkili makamdan söz eder. 13. Ağır Ceza diyor ki, bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürüyorum. Yani, Cumhurbaşkanı’nın onayladığı, özel yetkili mahkemeleri kaldıran kanunun Anayasa’ya aykırılığını ileri sürüyor. Fakat bunu ileri sürmesi için yetkisi bulunmuyor. Bu mahkeme yetkili değil ki, böyle bir karar verebilsin. Olmayan bir mahkeme, Anayasa’ya aykırılığı ileri süremez. Mantıksızlık burada. Hiçbir mantıki temele dayanmıyor. Yetki bakımından karar, yok hükmündedir, ağır bir yetki gaspıdır. Yok hükmünde olmasına tipik örnektir. Baştan beri yapılmamış sayılmalıdır. Nitekim 21. Ağır Ceza, özel yetkili olmayan normal mahkeme, karar verdi.”

Teziç, tahliye talebi reddedilen sanıkların diğer mahkemelere başvurması gerektiğini ifade etti.

>> Tuncay Özkan ve Levent Göktaş için tahliye kararı

SANIK AVUKATLARINDAN SERKAN GÜNEL:

 Arkadaşlar biliyorsunuz gündem Ergenekon tutuklulukları üzerine. Başından beri savunma o yargılamada sanıkların mağdur olduğunu söylüyordu. İş farklı bir mecrada ilerliyor. Biliyorsunuz gerekçeli kararını yazmadı. Bu kararın yazılmamasını Anayasa Mahkemesi (AYM) bir mağduriyet olarak gördü ve Başbuğ’un hak ihlaline uğradığını tespit etti.

Bugün aynı mahiyette olan diğer sanıklarla ilgili olarak başvuru için Çağlayan Adliyesi’ne geldik. Bizim savuma olarak bir an önce haksız durumun sona erdirilmesinden başka isteğimiz yok. 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıkladığı bir takım tartışmalara kesinlikle girmiyoruz. Biz sadece tutuklu olan insanların özgürlüklerine kavuşması noktasında çaba sarf ediyoruz. Dilekçelerimizi sunduk. Olumlu ya da olumsuz mahkemelerin vereceği karara saygı duymak için buradayız.

 13. Ağır Ceza Mahkemesi belki kendisini hala yürürlükte var kabul ediyor olabilir ama bunun öyle olmadığını AYM’nin geçtiğimiz hafta verdiği kararlardan gördük. Bütün avukat arkadaşlarımız, sabahtan beri bekliyor. Özellikle bazı dosyalarda İstanbul 13. Ağır Ceza’nın bilgisayarın bir tuşuna basmasını bekliyor. UYAP üzerinden görebilmek için, 13. Ağır Ceza’nın vereceği bir UYAP yetkisine muhtaçlar. O olmadığı sürece işlemler de tıkanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı sistemi bu şekilde gündeme gelmemeli. Bu işler seri biçimde yürümeli. Kim ne söylerse söylesin olan gene cezaevindekilere oluyor.

 Bilindiği üzere İstanbul eski Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi, yetkileri kaldırılmış ancak hala elindeki davaları devam ettirmek üzere, tasfiye halinde göreve devam etmekteydi. Ancak Başbuğ’un tahliyesinden sonra, cumhurbaşkanının onayladığı son yasayla birlikte, ÖYM’lerin tamamı el çekmek üzere kapatılmıştır. Dolayısıyla bu saatten sonra, ellerinde olan dosyaları devam ettirme şansları yoktur. Sadece ve sadece hüküm verilen dosyalarla ilgili kendilerine 15 günlük gerekçeli karar yazma süresi tanınmıştır.

 Buradan çıkacak çeşitli mahkemelere dağılmış olan tahliye kararları hukuken geçerli kararlardır. Gözümüz kulağımız çıkacak tahliye kararlarında.”

SANIK ALPARSLAN ASLAN’IN AVUKATI

 6526 sayılı yasayla birlikte ÖYM’lerin mevcut dava dosyasındaki etkisi kaldırılmıştır. Sadece gerekçeli kararı yazmakla bu meyanda bir yetkisi kalmıştır. Müvekkilim Alparslan Aslan için yaptığım başvuruda, şöyle söylediler: Silivri’den dosya kapsamı istenmiş, henüz gönderilmemiş. 13. Ağır Ceza’nın yetkisi kalkması dolayısıyla, dosya kapsamını göndermemek gibi bir yetkisi yoktur. Mevcut mahkemeler, mevcut dosyaya ulaşmak zorundadırlar. Bu dosya içeriye gelmez ise, tahliye konusu nasıl değerlendirilecektir?

 Tahliyesi talep edilen sanığın, hangi tarihte tutuklandığı, ceza değerlendirilmeden, tutukluluğu devam edip etmediği değerlendirilmeden, mevcut dosyaya göre değerlendirmek zorundadır. Bu noktada karar verme noktasında kanaate ulaşamayacak, uzayacaktır. Afaki olarak ret noktasında gidecektir.

 Başbuğ hakkında verilen kararlar çok açık ve nettir. İlker Başbuğ hakkında verilen tahliye kararı iş bu iki gerekçeye istinaden. Ayrıca 6526 sayılı yasa tutukluluk süresini 5 seneye indirmiştir. Mutlak suretle takdir hakkına mahal kalmadan tahliye kararı verilmesi gerekir. Alparslan Aslan 7 sene 9 aydır tutukludur. Kesinlikle tahliye kararını beklemekteyiz.

AVUKAT CELAL ÜLGEN
 
Ağır Ceza Mahkemesi direnişini sürdürüyor. Biz 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurmadık. Çünkü böyle bir mahkeme yok. 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararları yok hükmündedir. Mahkeme 'Ben yasaya da direneceğim' demek istiyor.


 Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.