15 yıl önce yargılandığı dava bugün delil oldu
Güzel, 1997’de Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) faaliyetlerini anlatan birtakım belgelerle birlikte Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Soruşturmada dönemin ünlü savcısı Nuh Mete Yüksel görevlendirildi. Yüksel, Güzel’in sunduğu belgeleri Genelkurmay Başkanlığı’na göndererek, gerçek olup olmadığını sordu. Genelkurmay’dan gelen cevabi yazıda söz konusu belgelerin gerçek olduğu ve askeri sır kapsamında bulunduğunu bildirildi. Bunun üzerine müşteki olan Güzel hakkında “gizli belgeleri ifşa etmek”ten soruşturma başlatıldı. Böylece Güzel, müştekiyken şüpheli konumuna düştü. Yapılan yargılamada Güzel beraat etti. 
 
Savcılar yargılamanın belgelerini talep etti 
İşte bu yargılamanın belgeleri 15 yıl sonra başlatılan 28 Şubat soruşturmasının da delili oldu. Radikal’e konuşan Güzel, söz konusu suçlama nedeniyle Terörle Mücadele Ekipleri tarafından gözaltına alındığını ve bir gece gözaltında tutulduğunu söyledi. 
Soruşturmayı sürdüren savcılar Mustafa Bilgili ve Kemal Çetin, 1997/285 sayılı dosyaya Tümgeneral Fevzi Türkeri imzasıyla gönderilen belgelerin gerçek olup olmadığını Genelkurmay Başkanlığı’na sordu. Gelen yanıtta söz konusu dosyada yer alan belgelerin gerçek belge olduğu belirtildi. Gelen yanıt üzerine savcılar, Güzel hakkında açılan davanın belgesindeki belgeleri delil olarak değerlendirdi. 
Bu kapsamda savcılar şüphelilere Güzel’in dosyasındaki belgeleri hatırlatarak “Genelkurmay Başkanlığı’nın 29 Temmuz 1997 tarihli Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na (Hz. 1997/285) hitaben yazılan Genelkurmay Başkanı namına Fevzi Türker Tümgeneral İKK. ve Güv. D. Başkanı imzalı cevabi yazılarında Batı Harekât Konsepti’nin taslak metin olarak gerçek belge olduğunu bildirdiği, savcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında ele geçen 6 Mayıs 1997 tarih ve Batı Harekât Konsepti konulu Org. Çevik Bir imzalı belge hakkında bilginiz var mıdır? Bu belge kim ya da kimler tarafından hangi amaçla hazırlanmıştır? Açıklayınız” diye sordu. 

Albaylar ifadelerinde namaza, oruca vurgu yaptı 
Soruşturma kapsamında tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen şüpheliler dikkat çekici ifadeler verdi. Emekli Kurmay Albay Oğuz Kalelioğlu, emekli olduktan sonra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’ın danışmanlığını yaptığını söylerken, emekli Albay Serdar Çelebi’nin de ifadesinde dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın danışmanı olduğunu vurgulaması dikkat çekti. Emekli Albay Yavuz Gürcüoğlu ifadesinde inançlı olduğunu, oruç uttuğunu ve namaz kıldığını belirtirken, emekli Tuğgeneral Abdullah Kılıçarslan ise “Hem fikir olarak hem zikir olarak darbelere karşıyım. İnancım gereği ulülemre itaat eden bir insanım. Bunları kendime yakıştırıyorum” dedi. Emekli Albay Arslan Daştan ise “Alkol kullanmam ve oruç tutmam hor görüldü” şeklinde ifade verdi. Emekli Albay Aydın Karaşahin de “TSK’da taşıdığım milli ve manevi değerler ile şüpheli ve sakıncalı personel statüsünde görev yaptım” dedi. Emekli Binbaşı Salih Eryiğit ise “Bu göreve atanmam tamamen bir tesadüftür. Bir tesadüf eseri oraya gittim, orada bir figüranlık rolü oynadım” diye konuştu.


Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.