Mor Gabriel'e üçüncü ret
Yargıtay’dan 1615 yıllık geçmişi bulunan Mor Gabriel Manastırı’na yine kötü haber geldi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, Mor Gabriel Manastırı’nı ‘Hazine arazisinde işgalci’ sayan kararının düzeltilmesi amacıyla yapılan karar düzeltme başvurusu da reddedildi. Karar düzeltme başvurusunda, verilen kararla ayrımcılık yapıldığı ve kilisenin Osmanlı devleti ve Lozan Antlaşması’yla elde ettiği kazanımların ihlal edildiği savunulmuştu. 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, geçen haziran ayında verdiği kararda, Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan Mor Gabriel Manastırı’nın üzerinde kurulu arazinin Hazine’ye ait olduğuna karar vermişti. Genel Kurul kararında, manastırın bu arazileri kendisine ait olduğunu ‘duraksamaya yer bırakmayacak’ şekilde kanıtlamadığı, davada bilirkişi olarak dinlenen kişilerin söz konusu arazilerin kiliseye ait olduğu yönündeki ifadelere de yaşları nedeniyle itibar edilemeyeceği vurgulanmıştı. Bunun üzerine Mor Gabriel Manastırı Vakfı, Yargıtay’a karar düzeltme yoluna başvurmuştu.
 
‘Yaşlı kalmadı ki anlatsın’
 
 Manastır adına yapılan başvuruda Yargıtay’ın “Bilirkişi olarak belirlenen kişilerin arazi sahibini bilmeye yaşı yetmez” şeklindeki değerlendirmesi şöyle eleştirilmişti: 
“Güngören Köyü nüfus itibariyle küçük bir köydür. Köyde en yaşlı olan kişilerin bilgisine gerek tanık ve gerekse de mahalli bilirkişi sıfatıyla başvurulmuştur. Mahalli bilirkişi isim listesinde ismi geçen 1936 doğumlu Yusuf Aktaş, keşif tarihinden kısa bir süre önce vefat ettiğinden beyanları alınmamıştır. Mahalli bilirkişi ve tanıkların, kendilerine babalarından intikal eden bilgiyi mahkemeye aktarmaları hayatın olağan akışının bir sonucudur” 
Başvuru dilekçesinde, devletin 73 yıl sonra kadastro çalışması yapmasının kendilerinin suçu olmadığı da dile getirilirken dava konusu taşınmaz malların özel mülkiyete konu yerlerden olduğunun altı çizildi. Başvuruda Yargıtay’ın “Cemaat vakıfları zilyetlikten taşınmaz mal edinmezler” hükmü de “Bunu engelleyen hiçbir yasal düzenleme yoktur. Bu durumda Türkiye hakkında gelecekte AHİM’den ihlal kararının çıkması sonucu doğabilecektir” diye eleştirildi. 
Yargıtay’ın verdiği kararla din ve örgütlenme özgürlüğü ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki ayırımcılık ilkesinin ihlal edildiği de ifade edildi. Mor Gabriel Manastırı Vakfı’nın önünde şimdi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve AİHM’ye başvuru seçenekleri var.
 
Süreç nasıl işledi 

*2008 yılında Mardin’in Midyat ilçesinde kadastro çalışmaları yapılırken, Yayvantepe, Eğlence ve Çandarlı köylerinin muhtarları Mor Gabriel Manastırı’nın köylülere ait 276 dönümlük araziyi işgal ettiğini savunarak Hazine’ye başvurdu. 
*Hazine, muhtarların kendi köylerine ait olduğunu iddia ettiği 276 dönüm arazinin ‘Hazine’ye tescil edilmesi’ için Midyat Kadastro Mahkemesi’ne tapu tescili davası açtı. Midyat’taki mahkeme manastırın 1937 yılından bu yana vergilerini ödediği arazilerin ‘kadimden beri’ manastırın malı olduğu gerekçesiyle, açılan davayı reddetti. 
*Kararın temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin gündemine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu. 
*Bozma nedeniyle dava dosyası tekrar Midyat’taki mahkemeye gitti. Yerel mahkeme ilk kararında direndi. 
*Direnme kararı üzerine dava dosyası Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun gündemine taşındı. Genel Kurul geçen haziranda verdiği kararında yerel mahkemenin direnme kararını bozdu.




 Haber: MESUT HASAN BENLİ / Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.