Ombudsmanlık nasıl olmalı?


İsveççede \"aracı\" anlamına gelen \'ombuds\' ve \"kişi\" anlamına gelen \'man\' kelimelerinin bir araya gelmesi ile oluşan bu kavram, İsveççede genellikle delege, avukat, vekil veya bir diğer kişi veya kişiler tarafından o kişi veya kişiler adına hareket etmeye ve onların haklarını korumaya yetkili kılınmış kimseyi ifade etmek için kullanılmaktadır. Kurumsal olarak ombudsman terimi, Avrupa uygulamasında Parlamento tarafından halkın şikâyetlerini dinleyip, çözümlere ulaştırmak üzere seçilmiş kimse veya kimseleri içermektedir.

Ombudsmanın Türkçe karşılığı için kamu denetçisi, arabulucu, kamu hakemi, medeni hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi tanımlar düşünülmüştür. Ancak; Türk Dil Kurumu (TDK) kelimeyi \"parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum\" olarak tanımlamış ve bu söz için kamu denetçisi karşılığını önermiştir.

Önerilen teklif ile 1982 Anayasası\'nın 74. maddesinin başlığının \"VII. Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı\" olarak değiştirildiğini ve şöyle bir fıkranın eklendiğini görmekteyiz: \"Herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı\'na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. Kamu Baş Denetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olur. Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumu\'nun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile kamu baş denetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.\"

Ombudsmanlık ya da kanuni deyimi ile kamu denetçiliği, yasama, yargı ve yürütme organlarının işleyişini, halkın bu işleyişten doğan sorunlarını ilgili birimlere birinci elden iletmekle sorumlu olan birimdir.

Konuya ilişkin olarak daha önce çıkarılan; 5548 sayılı kanun Anayasa Mahkemesi\'nin 25.12.2008 tarihli kararı ile iptal edilmişti. Gerekçesi ise, bu konuda kanunun anayasal dayanağının olmadığıydı. İptal edilen kanunu incelediğimizde; \"başdenetçilik için 50, denetçi için 40 yaşını doldurmuş olmak\",\"dört yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idarî bilimler, iktisat ve işletme fakültelerinden veya bunlara denkliği kabul edilmiş yabancı öğretim kurumlarından mezun olmak\", \"mesleği ile ilgili olarak kamu kurum veya kuruluşlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına kayıtlı olarak ya da özel sektörde en az on yıl çalışmış olmak\" gibi şartların arandığını görmekteyiz. İptal edilen kanunda başdenetçilik makamının tamamen özgür, tarafsız ve emir verilemez bir durumda olduğunun belirtildiği, ancak bütçe yönünden meclis başkanlığına bağlı olduğu ve bağımsız bir bütçesinin olmadığına dikkat çekmek isteriz.

Anayasa değişikliğinin bu haliyle kabul edildiğini varsayarsak; aynı kanunun benzer niteliklerle tekrar gündeme geleceğini de düşünmemiz mümkündür.

Bizce başdenetçilik makamının iyi işlemesinin üç referans noktası bulunmaktadır:

1. Bu kurumun bütçesi başta olmak üzere, işleyiş biçiminde bir bağlılık esası belirlenmemeli ve tamamen özerk olmalıdır.

2. Kurumun yapısı itibarı ile devlet otoritesinden gelen kimselerle değil, sivil toplum argümanlarından gelen kişilerle beslenmesi, yani \"kamu\" niteliğinden çok hükümet dışı olmasına dikkat edilmelidir.

3. Kurumun şikâyet dinleme ve iletme organı değil de; şikâyeti dinleyip icrai anlamda da harekete geçebilmesi sağlanmalıdır.

Her şeyden önce de devletin kendini denetletmeyi içine sindirebilmiş olması gerekmektedir.

Av. Cüneyd Altıparmak / Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.