AYM'ye 'Hükümlülük' tepkisi
"ANAYASA MAHKEMESİNİN "HÜKÜMLÜLÜK" İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMESİ ANAYASA'YA VE CMK'NA AYKIRIDIR."
 
 
1-Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru ile önüne gelen bir davada "yerel mahkemenin mahkumiyet kararı ile tutukluluk biter hükümlülük başlar" şeklinde bir değerlendirme yaptığı kamuoyuna yansımıştır.
 
2-Bu değerlendirme başta Anayasa olmak üzere CMK'na aykırıdır. Anayasa'nın 38/5. maddesine göre "suçluluğu sabit oluncaya kadar, hiç kimse suçlu sayılamaz". Suçluluğun sabit olması mahkumiyet kararının kesinleşmesi ile mümkündür.
 
3-Anayasa'nın bu hükmüne paralel olarak CMK 2 -b) maddesi "sanık, kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında olan kişidir." düzenlemesi getirmiştir. Yani hükümlülük mahkumiyetle değil, bu hükmün kesinleşmesi ile başlamaktadır.
 
4-CMK'da "tutukluluk" diye ayrı bir tanımlama yoktur, "tutuklu sanık" vardır. Yerel Mahkemelerin mahkumiyetle birlikte tutukluğun devamına karar vermeleri durumunda sanık asla "hükümlü" sayılamaz. Bu Anayasa'nın yukarıda belirttiğimiz düzenlemesine, yani masumiyet karinesine aykırıdır.
 
5-Mahkeme böyle bir kararla sadece "esas açısından" dosyadan el çekmiştir. Ama tutukluluğun devamına dair verdiği karar nihai (mahkumiyet, düşme, beraat, ortadan kaldırma gibi) nitelikte olmayıp, tedbir niteliğindedir ve davanın esasına girmeksizin her zaman ek bir kararla tutukluluğun kaldırılmasına, yani tahliyeye karar verebilir.
 
6-Bazı hukukçular tarafından dayanak gösterilen AİHM'nin Wemhoff v.Almanya kararı "iç hukukta sanığın daha lehine hükümler getiren düzenlemelerimiz olduğundan" uygulanamaz. AİHS'nin 53. maddesine göre taraf devletler iç hukuklarında sanığın daha lehine hükümler getirebilirler.
 
6-Bu kararın, davası temyiz aşamasında olan bir çok tutuklu sanığı ama en önemlisi Ergenekon davasındaki tutuklu sanıkları olumsuz etkileyeceği tartışılmaktadır. Aslında düzenlemeler (tartışılmayacak kadar) çok açık ve nettir. Ama konu özgürlük olunca maalesef daha açık yasal düzenlemeler gerekmektedir. Adalet Komisyonunda görüşülmeye başlanan yargı paketinde değişiklik yapılarak Anayasamızın ve CMK'nın açık düzenlemelerine uygun olarak "temyiz süreci de tutukluktan sayılır" denilirse hukuka aykırı olarak yapılan tartışmalar da sona erecektir.
 
7-Ama iktidarın en yetkili isimlerinin "kumpas kuruldu" söylemleri nedeniyle Ergenekon ve benzeri davalarının temeli çöktüğünden bu ve benzeri davalarda tutuklu sanıklar için artık tutuklamanın en önemli delili olarak gösterilen "kuvvetli suç şüphesi" ortadan kalkmış olup esasen tutuklamadaki "makul süre de aşılmıştır." Yukarıda belirttiğimiz gibi Mahkemeler ek bir kararla tahliye kararı vermelidir.
 
8-Balyoz davasında da 5 nolu Harddiskin sahteliği tespit edildiğinden "infazların derhal durdurulması ve hükümlülerin serbest bırakılması ile yeniden yargılama yapılması" gerekmektedir.
 
Kamuoyuna saygılarımızla.
 
 
Av. Rıza ÖZTEKİN
ESKİŞEHİR BAROSU BAŞKANI

Hukuki Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.