Danıştay'a saldırının aydınlatılmasını en çok ben istiyorum


Dün, Danıştay'ın 142. kuruluş yıldönümü töreninde kanlı saldırıyı değerlendiren Danıştay Başkanı Mustafa Birden, baskından en çok zarar görenlerden biri olduğunu söyledi. Menfur olayın en ince ayrıntısına kadar bir an evvel açıklığa kavuşturulmasını isteyen Birden, "Tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını benden daha fazla isteyen hiç kimse olamaz." dedi. Saldırıyla ilgili Danıştay'ı sessiz kalmakla eleştirenlerin bulunduğunu ifade eden Birden, yargılama süreci devam eden dava ile ilgili konuşmasını ve bu konuda bir değerlendirme yapmasını hiç kimsenin beklememesi gerektiğini savundu.

Danıştay'ın kuruluşunun 142. yıldönümü ve İdari Yargı Günü töreni Danıştay Konferans Salonu'nda dün yapıldı. Törende konuşan Danıştay Başkanı Mustafa Birden, 17 Mayıs 2006'da meydana gelen menfur saldırı hakkında kendilerini sessiz kalmakla eleştirenler ve bu konuda açıklama yapmaları gerektiğini düşünenler bulunduğunu söyledi. Birden, şunları kaydetti: "Bu menfur olayın en ince ayrıntısına kadar bir an evvel açıklığa kavuşturulmasını ve tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını benden daha fazla isteyen hiç kimse olamaz.'' Danıştay'a, kararlarından dolayı sarf edilen söz ve beyanların kendilerini üzdüğünü söyledi. Birden, hükümeti hedef alan konuşmasında devlet adına yetki kullananların, halkın hukuka güvenini ve saygısını artıracak, hukukun üstünlüğünü savunacak söylemlerde bulunması gerektiğini söyledi. Birden, "Görevini yerine getiren yargı yerlerini suçlayan, halka şikâyet eden beyan ve açıklamalar, gerginliklere davetiye çıkarmaktadır." şeklinde konuştu.

CHP liderliğinden dün istifasını açıklayan Deniz Baykal'ın gizli kamera kaydına da isim vermeden değinen Birden, "Kişilerin özel yaşamına ve özgürlük alanlarına yapılacak hukuka aykırı müdahalelerin önlenmesi ve güvenliklerinin sağlanması ancak bağımsız ve tarafsız yargı organı aracılığıyla olanaklıdır." dedi. Ergenekon ve Balyoz soruşturması süreciyle ilgili de isim vermeden konuşan Birden, suçu ispat edilemeyen kimsenin, masum olduğunu, insanları yargılamadan, sübjektif, siyasi veya başka nedenlerle suçlu gibi gösterip kamu vicdanında mahkûm etmenin, hukuka ve insan haklarına indirilebilecek en büyük darbe olduğunu kaydetti. Dinlemelere de tepki gösteren Danıştay Başkanı, haberleşme hürriyeti ve haberleşmenin gizliliğinin keyfi kararlarla ihlal edildiğini, toplumda güvensizlik ve huzursuzluk yarattığını savundu. Birden, Ergenekon kapsamında hakim ve savcıların mahkeme kararıyla dinlenmesine de karşı çıktı. Hakim ve savcıların dinlenmesinin haberleşme özgürlüğü ve özel hayatın gizliliğine ilişkin temel hak ve özgürlüklerin ihlâl edildiğinin açık göstergesi olduğunu öne sürdü.

GÜL'E mesaj: Bizim seçtiğimizi ata

Mustafa Birden, Cumhurbaşkanı'nın yüksek mahkemelerin ve yargı kurullarının oluşumuna ilişkin görev ve yetkilerinin anayasa değişikliğiyle artırılmasını doğru bulmadıklarını belirtti. Birden, Cumhurbaşkanı'nın yargıya ilişkin seçimlerinde, aday gösteren yüksek yargı yerleri genel kurullarının beğeni ve temayülünü öncelikli olarak kazanmış adayları tercih etmesini istedi. Birden, YAŞ ve HSYK kararlarına yargı yolunun açılması, hakim ve savcıların denetim yetkisinin Kurul'a devredilmesi, Kurul'un kendi sekreteryasının olması şeklindeki anayasa değişikliklerini yerinde bulduklarını vurguladı. Birden, Sayıştay ve baro başkanlarınca gösterilen üç aday arasından Meclis'in Anayasa Mahkemesi'ne uzlaşıyla bir isim belirlenmesini öngören seçim yönteminin doğru olduğunu vurguladı. Değişiklikle yüksek yargının seçim yönteminin rektör atama modeline dönüştürüldüğünü savunan Birden, rahatsızlık yaratan yöntemin doğru olmadığını savundu.

HSYK değişikliğine de tepki gösteren Birden, "Demokratik meşruiyet ve geniş tabanlı oluşum söylemi altında, erkler ayrılığı ilkesine aykırı, siyasal erkin etkisine tamamen açık, Adalet Bakanlığı'nın kontrolünde bir Kurul modeli oluşturulmuştur." diye konuştu. HSYK'nın mevcut yapısının sadece Danıştay ve Yargıtay'ı temsil ettiği, tüm hakim ve savcıları temsil etmediği fikrine katılmayan Birden, "Yargı erki, yüksek mahkemeleri, yargı kurulları ve ilk derece mahkemeleri ile bir bütündür." diye konuştu. Birden, Yüce Divan yetkisinin Yargıtay ve Danıştay'a verilmesini, Anayasa Mahkemesi'nce yürütülmesinin doğru ve isabetli olmadığını vurguladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.