‘Camiye bomba’ iddiasının bedeli: 1200 lira
KEMAL GÖKTAŞ

Diyarbakır Pirinçlik Karakol Komutanı olarak görev yapan Astsubay Mustafa Kelleci hakkında Balyoz Davası kapsamında “cami bombalama timi”nde olduğu iddiasıyla hakkında yakalama emri çıkarıldı. Teslim olan Kelleci 2010 yılında, “Hükümeti cebren ıskat ve men etmeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı. İtiraz üzerine 12 gün sonra serbest bırakılan Kelleci, Balyoz davasında müebbet hapis istemiyle 4 yıl tutuksuz yargılandı. Kelleci dava sonunda beraat etti ve Yargıtay da beraat kararını onadı. Kelleci, beraat ettikten sonra 100 bin TL manevi ve 20 bin TL maddi tazminat istemiyle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hazine aleyhine dava açtı. Dilekçede, Kelleci’nin 4 yıl boyunca yargılandığı davaya katılmak üzere Silivri’ye gitmek zorunda kaldığı ve yol, konaklama, beslenme, haberleşme vb ihtiyaçlar için önemli masraflar yaptığı belirtildi.

Avukatına 3 bin TL

Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kelleci’nin zararlarını gösteren belge sunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebini tamamen reddetti. Sadece 1.200 TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden mahkemenin kararında şöyle denildi:

“Davacıyı adeta tutuklanmasına sevindirecek, ‘iyi ki oldu’ dedirtecek ve sebepsiz zenginleşmesine yol açacak miktarda manevi tazminata hükmolunamaz. Davacının tutuklu kaldığı tarihlerden önce aldığı maaşın net 3 bin 141 TL olduğu, bu şekilde sosyal ve ekonomik durumu ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında 1.200 TL manevi tazminat somut olaya ve yasal düzenlemeye uygun düşecektir.”

Mahkeme, Kelleci’nin avukatına ise 3 bin TL vekalet ücreti ödenmesine hükmetti.

Kararı temyiz eden Kelleci’nin avukatı Mustafa Işıkay şöyle konuştu:

‘Masumiyet karinesi’

“Müvekkilimin yazılı ve görsel medyada ismi, sicil numarası yayınlanmış, ‘cami bombalayacak’ haberleri ışığında tutuklanmıştır. Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede ‘cami bombalayacak’ iftirası ile masumiyet karinesi ve soruşturmanın gizliliği ilkeleri göz ardı edilmiştir. Mahkeme bunun çok önemli olmadığını düşünmüş ve 1.200 TL gibi komik bir manevi tazminata hükmetmiştir. Mahkeme ‘davacıya iyi oldu dedirtecek tazminata hükmedilmemesi gerekir’ demektedir. Mahkemenin herhangi bir üyesi empati yaparak ‘cami bombacısı’ olarak yargılanmanın, en yakınları tarafından sorgulanmanın, ailelerinin dağılmasının, veyahut toplum tarafından dışlanmanın ya da sosyal işkenceye maruz kalmanın ne olduğunu bilmektedirler mi ya da bu durumda olmayı bir an hayal etmişler midir? Hangi maddi bedel böylesi büyük bir acıyı tatmin edebilir, hangi maddi bedel bir insana ‘cami bombacısı’ diye iyi ki yargılanmışım dedirtebilir?” 

Milliyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.