Levent Bektaş, 6 hakime tazminat davası açtı

İSTANBUL - Levent Bektaş'ın, avukatları Celal Ülgen ve Hüseyin Ersöz aracılığıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na verdiği 12 sayfalık dava dilekçesinde, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri Davut Bedir ve Ali Efendi Peksak, 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Metin Özçelik, 12. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, Mehmet Karababa ve Mehmet Erdoğan'dan ''hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan manevi zararın tazmini'' istendi.

Dilekçede, bu kapsamda davalılardan 10'ar bin lira alınarak Levent Bektaş'a verilmesi talep edildi.

Bektaş'ın avukatlarından Hüseyin Ersöz, yaptığı yazılı açıklamada, müvekkilinin 17 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek, haklarında tazminat davası açılan hakimlerin, hukukun temel ilkeleri, Anayasa ve CMK hükümlerine aykırı olarak verdikleri kararlarla Bektaş'ın özgürlüğünü kısıtladığını ve uzun süreli mağduriyet yaşanmasına neden olduğunu savundu.

Ersöz, davalı hakim Davut Bedir'in arama kararını usulsüz verdiğini, arama ve el koyma işlemlerinin yanlış yapıldığını, bunun sonucu olarak da Bektaş'ın evinden ve iş yerinden elde edildiği iddia edilen tüm dijital dokümanlara hukuka aykırı olarak el konulmasına neden olduğunu ileri sürdü.

Davalı hakimler Peksak ve Özçelik'in soruşturma sürecinde hukuka aykırı yollarla elde edildiği öne sürülen kanıtlara dayanarak tutuklama kararı verdiklerini ifade eden Ersöz, ''Yılmazabdurrahmanoğlu, Karababa ve Erdoğan ise davaya esastan bakan, savunma sırasında bütün detaylar ve hukuka aykırılıklar ortaya konulduğu halde tutukluluk durumunu kalıp ve klişe gerekçelerle hukuka aykırı olarak sürdüren yargıçlardır'' ifadesini kullandı.

Bu bağlamda Bektaş'ın tutuklanmasına ve tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlarda öncelikle delillerin tartışılması ve hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin belirtilerek, bunların karara dayanak olarak gösterilmemesi gerektiğini dile getiren Ersöz, şunları kaydetti;

''Aksi halde hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan bir dokümana dayanarak özgürlüklerin kısıtlanması gündeme gelecektir ki bu husus tıpkı müvekkilimize ilişkin olayda olduğu gibi hukukun temel ilkelerine, Anayasa’nın 2. Maddesi ile CMK'nın belirtilen maddelerine aykırı bir durum oluşturacaktır. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 4 Mart 2010'dan 23 Temmuz 2010'a kadar toplam 4 dilekçe ile başvurulmuş ancak bu taleplerimiz mahkeme tarafından olumlu ya da olumsuz olarak karara bağlanmaksızın sürüncemede bırakılmıştır.

Dilekçelerimizin bir kısmı uzun süredir karşılanmayan taleplerimizin akıbetlerinin sorulmasına ilişkin hususlar içermektedir. Bu durum savunma tarafının lehe olan delilleri toplama ve ileri sürme imkanının elinden alınması, dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. Maddesi ile Anayasa’nın 2 ve 36. maddelerinin ihlali anlamına gelmektedir.

Bu çerçevede kararların gerekçeli olmasına ilişkin hususları düzenleyen CMK'nın 39 ve 230. maddeleri yanında tutuklama tedbirine ilişkin 104, 108, 101/2 ve savunma hakkına ilişkin 147 ve 177, AİHS'nin 5 ve 6. maddelerine aykırı kararlar vererek hukuka aykırı olarak müvekkilimizin özgürlüğünden yoksun kalmasına neden olan 6 hakimden ayrı ayrı 10 bin TL olmak üzere, toplam 60 bin TL manevi tazminat talepli olarak dava açılmıştır.''




AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.