Nail Keçili, Tantan davasında beraat etti
İSTANBUL - İş adamı Mehmet Nail Keçili, eski İçişleri Bakanlarından Sadettin Tantan'a, bir gazeteye verdiği röportaj yoluyla hakaret ettiği iddiasına ilişkin 2 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada beraat etti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, şikayetçi eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile sanık Mehmet Nail Keçili katılmadı.

Duruşmada söz alan Tantan'ın avukatı Cemile Çolak, sanık Keçili'nin gerçek dışı beyanlarla müvekkilini karalamaya ve kamuoyu önünde küçük düşürmeye çalıştığını savunarak, "Sanığın beyanlarının hayali olduğu ortadadır. Müvekkilim 28 Şubat döneminde bakan dahi değildir. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.

Keçili'nin avukatı: "Delil yok"

Sanık Keçili'nin avukatı Ömer Turanlı ise "Müvekkilimin söz konusu röportajda ne bir hakareti, ne de küçük düşürücü veya alay edici söz ve davranışı olmamıştır. Dolayısıyla, sanık hakkında cezalandırılmasını gerektirecek hiçbir delil bulunmamaktadır. Beraat kararı verilsin" diye konuştu.

Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme, sanık Mehmet Nail Keçili'nin üzerine yüklenen eylemin, kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, CMK'nın 223/2-a maddesine göre beraatine hükmetti.

Davanın geçmişi

Sadettin Tantan'ın avukatı tarafından 16 Şubat 2012'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, "İş adamı Mehmet Nail Keçili'nin, 6 Şubat 2012'de bir gazetede yer alan röportajında, 28 Şubat sürecine ilişkin sorulara cevap verdiği, hakkında adli makamlarca yürütülen soruşturmalar ve tutuklamalardan Tantan'ı sorumlu tuttuğunun belirtildiği" kaydedilmişti.

Tantan'ın, Türkiye'nin silahlı ve silahsız terör örgütleriyle sarmalandığı bir dönemde, tarafsız bir şekilde mücadele yürüttüğü ve bakanlık yaptığı belirtilen dilekçede; Keçili'nin, Tantan'ın kişilik haklarına saldırdığı ve dayanak yaptığı insanların bile Keçili'yi yalanladığına dair haberler olduğu savunulmuştu.

Önce takipsizlik, sonra ceza istemi

Dilekçeyi değerlendiren İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nurten Altınok tarafından 10 Mayıs 2012'de hazırlanan iddianamede, şikayet konusu yazının görünür gerçeğe uygun bir anlatım içerdiği belirtilerek, şüpheli Keçili'nin, "o dönem hürriyetimin kısıtlanmasına neden olan, daha sonra beraatimle sonuçlanan yargılama sürecimden dönemin Başbakan Yardımcısı ile Adalet Bakanı sorumludur" beyanının, bir mağduriyeti dile getirme ve eleştiri hakkını kullanma olarak değerlendirildiği aktarılmıştı. İddianamede, şikayetle ilgili "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verildiği bildirilmişti.

Tantan'ın avukatının bu karara itirazı üzerine, dilekçeyi değerlendiren Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, "şikayetçi tarafın ileri sürdüğü deliller toplanıp birlikte değerlendirilmeden kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği" gerekçesiyle itirazı kabul etmesi üzerine, savcı Altınok'un yeniden hazırladığı iddianameye göre, şüpheli Keçili'nin "basın yoluyla hakaret" suçundan 4 ay ile 2 yıl 8 ay arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edilmişti.


AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.