\'Anayasa değişikliğinden önce AB üyeliği için referandum yapılmalı\'

Ergenekon davası kapsamında Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Anayasa değişikliğinden önce AB üyeliği için referandum yapılması gerektiğini ifade etti.

Perinçek, yaptığı yazılı açıklamada AB’ye üye olmanın bir devlet kararı olduğu yönünde açıklamalar yapıldığını anımsatarak, “Soruyoruz, nerde o devlet kararı? Türkiye Cumhuriyeti devletinin Avrupa Birliği’ne katılma kararı var mı? TBMM’nin Avrupa’ya üye olacağız diye bir kararı var mı? Hangi yasayla kararlaştırılmış şu AB’ye üye olma talebi? Kaldı ki, AB üyeliği anayasal bir konudur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti devletini başka bir devletler birliğinin içine katıyorsunuz; böylece devletin egemenliğini ortadan kaldırıyorsunuz, bağımsız devleti tasfiye ediyorsunuz. Bu, bir Anayasa suçudur. Ama diyelim ki, eşkıya hükümdar olmuştur ve bu suçu işlemektedir. Suçu ‘hukuka uydurmak’ da yok mu? Bırakalım AB’ye üye olmayı, AB’ye üye olma talebi için dahi, hukuka uydurmak adına bir anayasa değişikliği gerekir” dedi.

AB’ye aday üyelik protokolünü imzalanırken bir anayasa değişikliği yapılmadığını, bir yasa da çıkarılmadığını, TBMM’nin bir karar da almadığını anımsatarak “Peki, şu AB üyeliği budalalığı, hangi hukuka dayanmaktadır? Abdullah Gül’ün maiyetinden Fehmi Koru yazmış: ‘Türkiye’nin AB perspektifi içinde bulunması bir devlet tercihidir.’ Kimisi de ‘devlet projesidir’ diyor. Söz konusu olan, stratejik düzlemdeki bir tercihtir” görüşüne yer verdi.

AB üyelik talebinin, “bir derin devlet, bir Gladyo kararı” olduğunu öne süren Perinçek, “AB üyeliği bir Gladyo işlemiyle oldu bitti olarak Türkiye halkına dayatılmış ve Türkiye AB kapısına bağlanarak parçalanma sürecinin içine itilmiştir” görüşünü savundu.

-“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN TEMELİ OLAN AB ÜYELİĞİ HALKA SORULMALI”-

AKP’nin hazırladığı Anayasa değişikliğini “yasadışı iktidarın, yeni bir yasadışılığı” olarak niteleyen Perinçek, şöyle devam etti:

“AKP’nin cumhuriyet yıkıcılığı, 30 Temmuz 2008 günü Anayasa Mahkemesi kararıyla saptanmıştır. Şimdi bu iktidar, anayasa değişikliği girişimini, ‘Gladyo’nun AB tercihine’ dayandırarak Meclisin önüne getirmektedir. Yasadışı iktidarın, anayasa değişiklik önerisinin temeli de yasadışıdır. Hukuken varolmayan bir ‘devlet tercihi’ yeni bir Anayasa değişikliğinin temeli olmaktadır. İşlenen Anayasa suçlarının kovuşturması, elbette bir egemenlik meselesi. Türkiye halkı, devletini ABD’nin elinden ve BOP Eşbaşkanlığı konumundan kurtardığı zaman, kuşkusuz o suçlar kovuşturulacaktır. Ancak bugünkü koşullarda bir olanak vardır. Öncelikle Anayasa değişikliğinin temeli olan AB üyeliği halkoyuna sunulmalıdır. Referandumla Türkiye halkına sorulmalıdır: AB’ye evet mi, hayır mı?”

Perinçek, Türkiye’nin AB sürecinde, devletin Kurtuluş Savaşı’yla belirlenmiş temel kuruluşunun tartışıldığı bir “batağa saplandığını” ileri sürerek “Buradan çıkış, temel bir kararla, halkın kararıyla olur. Bütün yurtsever güçler, AKP’nin planını bozmak için birleşmelidir. Bozulacak plan, ABD’nin Türkiye’yi AB kapısına bağlayarak adım adım uyguladığı dağıtma planıdır. Burada halkın gücünü seferber etmek temel meseldir” dedi. (ANKA)
(HH/ÖMR)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.