“Bir yılda bir değil birkaç anayasa çıkar“


Başbakan Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin 'yeni anayasa konusunda süre dayatılıyor' eleştirilerine Güney Afrika'dan cevap verdi. Gezi öncesinde dile getirdiği "2012'nin ilk yarısı içerisinde bu işi bitirelim." yönündeki temennisinin böyle anlaşılmasına üzüldüğünü belirten Başbakan, anamuhalefet partisini 'ipe un sermekle' eleştirdi. "Ciddiysek bir yılda bir değil, birkaç anayasa çıkarılır." diyen Erdoğan, buna 12 Eylül referandumunu örnek gösterdi. "26 maddelik paketi tüm engellemelere rağmen adeta savaş diyeceğim bir süreçten sonra milletin önüne getirdik. Yüzde 58 oyla halkımız onayladı ve bitirdik. Onlara kalsa biz bu işi bitiremezdik. 5 ayımızı aldı." dedi. Meclis'te grubu bulunan dört partinin bir tarafa çekmesi durumunda işin çıkmaza gireceği uyarısında bulunan Başbakan, "İki parti yaparsa iki parti yapar. İki tane x partisi yapabiliyorsa iki x partisi yapar. Diğer partiler, ilanihaye kalsın dedikleri zaman oturur değerlendiririz, ilanihaye devam edemez." ifadelerini kullandı. Terörle mücadele konusuna da değinen Erdoğan, İmralı veya başkalarıyla görüşmenin şu anda gündemde olmadığını açıkladı. Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlı-ğı'nın da PKK terörünü dünyaya anlatacağı bilgisini verdi.

Terörle mücadele konusuna da değinen Erdoğan, İmralı veya başkalarıyla görüşmenin şu anda gündemde olmadığını açıkladı. BDP'yi siyasi müzakere edilecek yer olarak kabul ettiklerini belirtirken, bu partinin KCK operasyonları sebebiyle kendisini suçlamasından yakındı. "Bunlar kuru iftiradır. BDP, her şeyin başına ya AK Parti'yi ya da Tayyip Erdoğan'ı oturtuyor. Artık Türkiye'de ret politikası, asimilasyon mu kalmış? Bu ülkede 'Kürtler benim kardeşimdir' diyen bir başbakan var." diye konuştu.

Medya patronlarıyla görüşeceği bilgisini de veren Erdoğan, Kandil'e gidip terör örgütü liderleriyle görüşen gazetecilerin doğru yapmadığını kaydetti. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın terörü dünyaya anlatacağı bilgisini veren Erdoğan, gönlünü, cesaretini ortaya koyamayanların din adına konuşamayacağını vurguladı. Başbakan, futboldaki şike iddialarının ardından gündeme gelen yeni kanun önerisine ise, "Pek yakışık almıyor, böyle yazboz olmaz." sözleriyle sıcak bakmadığını dile getirdi.

Pazartesi günü Güney Afrika'ya giden Başbakan Erdoğan, dün sabaha karşı yurda döndü. Erdoğan, hareketinden önce beraberindeki gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Başbakan'ın ağırlıklı olarak üzerinde durduğu ilk konu, yeni anayasa yapımıyla ilgili süreç oldu.

Anayasa'nın yeni tartışılmadığını aktaran Erdoğan, 1 seneden bahsettiklerini, el ele verildiğinde bunun mümkün olacağını söyledi. 2.500 maddelik Torba Kanunu'nu örnek gösteren Erdoğan, "15 günde tık tık tık yürüdü çıktı. 10 yıllardır çıkartılamıyordu. Demek ki, bu Meclis istediği zaman yapıyor. Art niyetim olsa baştan söylerim, komisyonda bu kadar temsil isterim diye. 326 üyemiz var, altıda birimiz olan MHP de, üçte birimiz olan CHP de üç üye versin dedik. Bizim riyasetimizde değil, Meclis başkanının riyasetinde olsun dedik. Anayasa Komisyonu'nun önüne hazırlığı getirecek. Mutfak görevi yapacak. Böyle bir iyi niyet var." diye konuştu.

Erdoğan, hazırlık komisyonunda ayıklama yapılacağını, üzerinde ittifak edilen maddelerin bir kenara konulacağını bildirdi. İhtilaflı maddelerde tartışma çıkmasını ise normal buldu. Usulü komisyonun belirleyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Komisyona enjekte etmiyoruz ki. Dayatma tartışmalarını üzülerek karşılıyoruz. Ciddiysek biz bir yılda bunu bitirmeliyiz. Eğer TBMM bir yılda anayasa yapamıyorsa, Arap Baharı'nın estiği yerlerde onlardan anayasa filan bekleyemeyiz bir yılda. 2-3 ayda anayasasını hazırlayanlar var. Asıl ipe un serme olayını arkadaşımızın tarzında görüyorum. Bir yılda bir değil, birkaç anayasa çıkarılır." görüşünü dile getirdi.

Bu iş ilanihaye devam etmez

Başbakan, iyi niyetlerinin altını ısrarla çizerken hemen ardından "4 partinin 4'ü de bir tarafa çekerse durum farklı olur." uyarısında bulundu. "İki tane X partisi yapabiliyorsa iki X partisi yapar. Arzumuz 4 partinin yapması. Orada her partinin bir oyu olacak." diyen Erdoğan, çalışmaların bir yılda tamamlanamaması ihtimaliyle ilgili soruya ise şu karşılığı verdi: "Bundan sonrası halkımızın gözleri önünde cereyan edecek. Bu işte engelleyen, önleyen asla olmak istemiyoruz. Komisyonun performansıyla ilgili bir şey ama bir hedef de koyalım. Diğer partiler, ilanihaye kalsın dedikleri zaman oturur değerlendiririz; ilanihaye devam edemez."

KCK'nın altından Alman kredileri çıkabilir

Başbakan Erdoğan, Alman vakıflarıyla iş yapanların terör örgütü ile ilişkisi olup olmadığı yönündeki bir soruya, "Ben onu konuşamam. Belki KCK operasyonlarının altından bu çıkacak. Bu ilişkilerden rahatsızım tabii ki..." diye cevap verdi. Alman vakıf ve kuruluşlarının ihalelere 'istikamet' verdiğine dikkat çeken Erdoğan, devamla şöyle konuştu: "Sana kredi vereceğim ama şu müteahhide vereceksin, diyorlar. Diğerlerine şans bile tanımıyor. Bunların içinde CHP'li, BDP'li belediyeler, belki bizim partimizden olan belediyeler var. Genelde de Alman Kalkınma Bankası bu konuda yüklü kredi işine giriyor."

İsrailli diplomat güzel bir pas verdi, ben de değerlendirdim

Başbakan Tayyip Erdoğan, dönüş yolunda gazetecilere yaptığı açıklamada G.Afrika'da İsrail maslahat-güzarıyla yaşadığı diyaloğa değindi. Erdoğan, "Bana güzel bir pas verdi. Ben de pasın gereğini yaptım." dedi.

Erdoğan, bir soru üzerine, geçtiğimiz günlerde terör olayları için kullandığı, "Ciğerim yanıyor." sözüne, "Ciğeri yanıyorsa Kandil'e bayrak diksin." diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de cevap verdi. Önce "İsterseniz ben bu soruya cevap vermeyeyim. Ben Sayın Bahçeli ile böyle bir sürecin içinde bu tür ufak dalaşların içerisine, söz dalaşına, laf dalaşına girecek değilim." dedi, ardından ekledi: "Eğer yapacak bir şey varsa bayrak dikmekle siz orada terörü durduramazsınız. Kandil senin ülkenin sınırları içinde değil. Bayrağı dikmişsin, terör mü inecek? Böyle saçmalık olur mu? Bu soruları siz de sormayın, yazmayın. Bakın ne diyorum, söylesin. Onu söylemekle o durumunu ortaya koyuyor. Oraya o bayrağı diktiğinde ne olacak? Terör mü duracak? Şu anda ülkemizin her yerinde bayrağımız var. Terör duruyor mu? Böyle bir şey söz konusu değil. Terörü dindirmek için ne yapılabilir, ben ne yapabilirim, bunun cevabını versin." Erdal Şen Ankara

Diyanet, terörü dünyaya anlatacak

Diyanet İşleri Başkanı'mızla konuştum. 'İslam dünyasından bilim adamlarını, saygı duyulan din adamlarını getirerek Türkiye'de ya da isterlerse başka yerlerde terör konusunda çalışma yapalım' dedim. Belli aralıklarla din adamlarının açıklama yapmasında fayda var. Bu açıklamalardan belli çevreler rahatsız olacaktır. Gönlünü, cesaretini ortaya koyamayanlar da din adına konuşamazlar. İslam alimi isen buna cevaz veriyor musun, vermiyor musun? İslam'da terör var mı yok mu? Çık açıkça söyle. İslam'da terör olmaz diyorsan, çıkacak dünyanın her yerinde açıkça deklare edeceksiniz.

Burada (Güney Afrika) bile bazıları PKK terör örgütünün İslam'la alakalı olduğunu sanıyor. Bunlar Marksist, Leninist, dinsiz bir terör örgütü. Elinde Kur'an'la çıkıp nutuk atanlar var. Sözde cuma namazı kılanlar var. Bizim dinimizle bunların uzaktan yakından ilgisi yok. İKÖ ile de bu işi yaymamız lazım. Başkaları yapacak değil.

Siyasî müzakereyi BDP ile yaparız

PKK ile mücadeleye, siyasi ile müzakereye devam. Adayı sorduklarında da İmralı'yla veya başkalarıyla devlet gerekli gördüğü her halde görüşmeyi yapabilir. PKK ile değil, İmralı ile de görüşme noktasında söyledim. Ama şu anda gündemde böyle bir şey yok. BDP'yi siyasî müzakere edilecek yer olarak kabul ediyoruz. BDP'yle görüşmeye evet dedik. Onlarla arkadaşlarımız da görüşecek. Ama öbür türlü asla... (KCK operasyonları ile ilgili olarak 'hem müzakere edelim diyorsunuz hem de seçilmiş kişileri tutukluyorsunuz' eleştirisi var hatırlatması üzerine) KCK operasyonlarında böyle bir yaklaşımı kabul etmem mümkün değil. Kimler tutuklanmış, hangi belediye, il, ilçe başkanıdır Allah şahidim bilmiyorum. Tamamen yargı sürecidir. Bunlar (tutuklanacakları Başbakan belirliyor iddiası) kuru iftiradır.x

Dağa gidip görüşme yapan gazeteciler doğru yapmıyor

Medyanın patron ve yöneticileriyle başa baş görüşmek istiyorum. Terör ve şehit haberlerinin yayınlanmasını psikolojik noktada olumsuz değerlendiriyorum. Toplumda olumsuz etki meydana getiriyor. Terör örgütünün de propagandasını yapmış oluyoruz. Bunu da istiyorlar. Dağa gidip görüşen gazetecileri doğru bulmuyorum.

Mahmur'u masaya yatıracağız

Bekaa'dan sonra Mahmur kampı şu anda dağın kuluçkası şeklinde. BM koruması altında. Bütün bunlar adeta belli güvencelerle belli yerlere taşınmış oluyor. Mahmur kampını masaya yatıracağız. BM ile görüşmek durumundayız. Terörle mücadele diyoruz ama buralardan terörist yetişiyor. Üzerinde tabii ki durmamız lazım.

KCK operasyonlarının altından belki Alman vakıfları çıkacak

Alman vakıf ve kuruluşları şeklinde bir ifade kullandım. Onlar istikamet veriyor. 'Sana kredi vereceğim ama şu müteahhide vereceksin.' diyor. Diğerlerine ihale şansı bile tanımıyor. Bunların içinde CHP'li, BDP'li belediyeler, belki bizim partimizden olan belediyeler var. Genelde de Alman Kalkınma Bankası bu konuda yüklü kredi işine giriyor. Krediler konusunda çalışma metodu çok ahlaki değil. ('Bu şirketlerin terör örgütü ile ilişkisi var mı?' sorusu üzerine) Ben onu konuşamam. Muvazaalı. Belki KCK operasyonlarının altından bu çıkacak. Bu ilişkilerden rahatsızım tabii ki...

İmzadan önce füze kalkanını A'dan Z'ye okudum

Kurulacak olan, füze kalkanı projesi değil. Bizdeki radar sistemi. NATO konsepti içinde alıyoruz. Genelkurmay'ımız ve ilgili birimler muhataplarıyla yaptıkları görüşmelerde Malatya Kürecik'i karar kıldılar. Bu sözleşmede bir tane ülkenin adı geçmiyor. Bu metni A'dan Z'ye okudum, sonra imzalayabilirsiniz, dedim. Burada üst düzeyde subayımız, generalimiz neyse görev yapacak ve Savunma Bakanlığı istediği zaman buraları denetleme şansına sahip. Tek taraflı olarak sözleşme iptali yetkimiz var.(Zaman)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.