Bozdağ: Öcalan serbest kalmayacak
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Abdullah Öcalan'ın şu andaki yasal düzenlemelerle 2015'te serbest kalabileceği yönündeki iddialara ilişkin, "Bunların tamamı, şu anda başlayan cumhurbaşkanlığı seçim sürecini etkilemeye dönük kirli kampanyalardır" dedi.

Bozdağ, Üsküdar Belediyesi Nikah Salonu yanındaki Kır Bahçesi'nde Hukukçular Derneği'nce düzenlenen iftar programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Kürt sorunuyla ilgili yapılan yasal düzenlemelere muhalefetten tepki geldi. Bu eleştirilere ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye, 30 yılı aşkın süredir terörle mücadele ediyor. Bugüne kadar terörle mücadelede pek çok şehidimiz oldu ve Türkiye, büyük sıkıntılar yaşadı. Bundan önce terörü sonlandırmak için pek çok politika uygulandı. Olağanüstü hal ilan edildi, başkaca tedbirler alındı, ne kadar güvenlikçi tedbir varsa bunların tamamı uygulandı. Esasında muhalefet partilerinin önerdiği tedbirlerin hepsi, geçmiş 30 yılda uygulanmış tedbirler ve bu tedbirler, başarıya ulaşmadı, terörü nihayete erdirmedi, tasfiye etmedi. Onun için hükümet olarak biz, bir yandan terörün istismar ettiği zemini ortadan kaldırırken, öte yandan da terörü sonlandıracak adımların sadece güvenlikçi adımlar olmadığından hareketle yeni adımlar atıyoruz ve bu, son derece önemli. Dünyada belki ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir inisiyatif alarak böylesi bir terörü sona erdirmek konusunda ciddi çalışmalar başlattı ve 1,5 yıla yakın bir zamandır da terörle mücadele kapsamında, şehidimiz yok. İnşallah bundan sonra da hiç olmaz. Bütün derdimiz, terörün bittiği, insanların birbiriyle sevgi ve saygıyla kucaklaştığı, her yönüyle bütünleşmiş bir Türkiye'dir. Biz bunun için adım atıyoruz. Bu kanun tasarısının amacı da o. Terörü nihayetlendirmek, toplumsal bütünleşmeyi temin etmek."

Bozdağ, çözüm süreciyle ilgili kanun tasarısının sorunların çözümü noktasında hükümete yetki verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Terörü sonlandırma konusunda hükümetin alacağı tedbirler, uygulayacağı kararlar konusunda yetkilendiriyor. Hangi muhalefet partisi terörü bitirmek, bütünleşmeyi temin etmek ve bu noktada çalışmalar yapmayı düzenleyen bir yasaya 'hayır' diyebilir? Maalesef bizim muhalefet partilerimiz bunu söylüyor. Bu, sadece iç politik kaygılarla dile getirilen eleştirilerdir. Ben bunların kendi vicdanlarında da bu yaptıkları eleştirilerin haksızlığına inandıklarını düşünüyorum. Türk milleti, bunu görüyor, biliyor ve buna destek veriyor. Bu yasa esasında TBMM'nin de terörün nihayetlendirilmesine el koyduğunun ve bu konudaki çalışmaları bize verdiğinin bir ispatıdır. Bu açıdan da son derece önemli. Hükümet, parlamento ve halk, el ele biz bunu bitireceğiz."

CHP'nin bu kanun tasarısıyla ilgili, "Ben bir maddeye karşıyım, diğerlerine değilim" eleştirisini esasında sadece bu kanuna karşıtlığını gizlemek için yaptığı görüşünü ileten Bozdağ, "CHP, işin esasında bu kanuna karşı olduğunu mertçe söyleyemediği için bir maddeye karşı olduğunu söylüyor. O madde, bu konuda çalışma yapanlara birtakım hukuki güvenceler getiriyor" diye konuştu.

Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eleştirileri için, "Allah'tan korksun. Burada faili meçhul işleri işleyecek bir yetki almıyor bu kanun. Bu kanun, sadece bu terörü sona erdirme konusunda yapılacak hususta hükümete yetki veriyor, cinayet işleme konusunda değil. Maalesef halka bu konuyu farklı anlatarak çarpıtıyor her zamanki gibi. İşin aslı bu yasa, birliği, bütünlüğü sağlayacak, terörü nihayete erdirecek, kardeşliğimizi güçlendirecek bir yasa" ifadelerini kullandı.

"Bu kirli bir kampanyadır"

Bozdağ, bir gazetecinin, "Bir grup medya 2015'te Abdullah Öcalan'ın şu andaki yasal düzenlemelerle serbest kalabileceği eleştirisini yapıyor. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Bunların tamamı, şu anda başlayan cumhurbaşkanlığı seçim sürecini etkilemeye dönük kirli kampanyalardır. Şimdi birileri çıkmış, 'Cumhurbaşkanlığı seçimi var. AK Parti Hükümeti veya Başbakan falanlarla anlaştı, Öcalan'a şu olacak, falana bu olacak. Ondan sonra böyle oy alınacak' şeklinde bir tezvirat yapıyorlar. Buradan çok açık söylüyorum, bu kirli bir kampanyadır. Sadece cumhurbaşkanlığı seçiminde milletimizin oylarını etkilemeye dönük kurgulanmış bir iftira kampanyasıdır. Böyle bir çalışma olmadığını biz daha önce söyledik. Gündemimizde böyle bir çalışma yoktur. Bir kez daha ifade ediyorum, bu, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde halkımızı Sayın Cumhurbaşkanı Adayımızın aleyhine geçirmek için yürütülen bir kampanyadır."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasının ardından istifa etmediği ve bazı kesimlerin bu yönde beklentileri olduğunun hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Anayasaya ve yasalara göre Başbakanımızın cumhurbaşkanı adayı olması nedeniyle başbakanlıktan istifa etmesini gerektiren herhangi bir durum söz konusu değildir" dedi.

Bozdağ, "Cumhurbaşkanlığı seçimi tahmininiz var mı" sorusuna da şu cevabı verdi:

"Oran vermek mümkün değil, doğru da görmem. Bugüne kadar hiçbir seçimde oran vermedim ama Sayın Başbakanımızın cumhurbaşkanlığı adaylığı, milletimizden büyük bir tasvip gördü. Sadece AK Parti'ye oy vermiş çevrelerden değil, MHP, CHP, HDP, Saadet Partisi, BBP, DP ve DYP'ye oy vermiş seçmenlerden de büyük bir destek gördü. Ben eminim ki cumhurbaşkanlığı seçiminde 10 Ağustos'ta AK Partililerle beraber diğer partilere oy vermiş pek çok insan da Sayın Başbakanımızın cumhurbaşkanı olması için oy kullanacaklardır. Bundan hiçbir şüphem yok. Çünkü şu anda ortak aday olarak gösterilen kişi, esasında parti tabanlarının üzerinde ittifak ettiği bir aday değil, iki partinin genel başkanlarının üzerinde ittifak ettiği bir adaydır. Genel başkanların ittifakı değil, halkın ittifakı önemlidir. Biz bunu görüyoruz. Halkın ittifakıyla cumhurbaşkanı seçilecek. Bu açıdan ben bütün partilerimizden Sayın Başbakanımızın oy alacağına ve herkesin şaşıracağı oranda oy alacağına yürekten inanıyorum. Hep beraber göreceğiz. Ben halkımızın bu seçim sürecini uzatacağını düşünmüyorum, birinci oylamada vatandaşımız bu konuda kararını sandığa yansıtacaktır."

"Türkiye, bütün kurumlarıyla, görevlileriyle teyakkuz halindedir"

Bir basın mensubunun, "Irak'ın Musul kentinde IŞİD militanlarınca 23 gün alıkonulan 32 Türk tır şoförünün serbest bırakıldığını ve IŞİD'in bölgede hala tehdit unsuru olduğunu" ifade etmesi üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:

"Irak'ta olup bitenler, Türkiye ile çok yakından ilgili. Hem Türkiye'nin komşusu olması hasebiyle, hem de Irak'ta pek çok Türk yatırımlarının bulunması, vatandaşlarımızın olması, pek çok nedenle orada olup bitenler bizi çok yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle hükümet olarak Irak'taki hadiseleri çok yakından takip ediyoruz. Bu konuda oluşturulmuş bir kriz masası var. Burada olaylar çok yakından takip ediliyor. Irak'ta olup bitenlerden hem vatandaşlarımızın zarar görmemesi, hem de ülkemizin çıkarlarının zarar görmemesi bakımından ne gerekiyorsa hükümet olarak yapıyoruz. Bu noktada hiçbir insanımızın tereddüdü olmasın. Türkiye, bütün kurumlarıyla, görevlileriyle teyakkuz halindedir. Çalışmalar çerçevesinde tır şoförlerimiz serbest bırakıldı. Umarım yakın zamanda orada bulunan başkonsolosluk görevlilerimiz de serbest bırakılır. Bununla ilgili de gayret ediyoruz. Bizim bütün derdimiz, hiçbir vatandaşımızın burnunun kanamaması, hepsinin sağ salim ailelerine, ülkelerine dönmesi. Bunun için gayret ediyoruz. Umuyorum yakında diğer rehineler de ailesine kavuşur."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 2 yıl önce

hani başbakanımız ve sizin devlete karşı işlenen suçlar affedilebilinir demiştiniz paralel yapıdan herkes şikayetci verdikleri kararlar şaibeli paralel yapının yargıyı ele geçirdigi tarihten itibaren vermiş oldukları tüm kararları geçersiz sayın veya af getirin veya denetimli serbestlik 10 yıla çıkarılsın bir sefere mahsus