Bozdağ'dan AYM'ye Ankara Tepkisi
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bozdağ, 30 Mart mahalli seçimlerinde CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Mansur Yavaş'ın Ankara seçim sonucuna ilişkin yaptığı başvurusu üzerine AYM'nin YSK'dan bilgi istemesiyle ilgili, "Umarım AYM işin esasına girmeden bunu reddeder. İşin esasına girerek karar verirse, Anayasa'yı da kendi kuruluş kanununu da çiğnemiş olur" dedi.

'SEÇİMLERE MAHKEMELER KARIŞMAMALIDIR'
Adalet Bakanı Bozdağ, Mansur Yavaş'ın başvurusu üzerine AYM'nin YSK'dan bilgi istemesiyle ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:

"İşin doğrusu AYM'nin Ankara seçimlerinin iptaline ilişkin açılan davayı benim şahsi görüşüm inceleme yetkisi yoktur. Çünkü AYM'ye bireysel başvuru yolu ancak yargı kararlarına karşı yapılabilecek bir yoldur. Oda yargı yolu tüketildikten sonra. YSK kararlarına karşı AYM'ye bireysel başvuru yoluna gidilemez. Anayasa hükmü çok açık. Anayasa diyor ki, 'secime ilişkin ihtilafları kesin olarak karara bağlamak YSK'nin görevidir.' Bunun anlamı şu  YSK'nin  kararları kesindir, yargıya taşınamaz. Bireysel başvuru  yoluyla olsa da taşınamaz. Ancak anayasa bununla da yetinmiyor 'YSK kararlarına karşı hiçbir merciye başvurulamaz' diyor. Çok açık. Yani herhangi bir yargı merciine de başvurulamaz, bireysel başvuru yoluna da başvurulamaz. Böyle bir yolu anayasa bizzat kendisi kapatıyor. O nedenle AYM'nin bireysel başvuru yoluna giden herhangi bir vatandaşımızın bu yöndeki istemini esasa girmeden, ön incelemeden kabul edilemez görüp reddetmesi gerekir."

Bunun açık bir anayasa hükmü olduğunu yineleyen Bozdağ, "AYM'nin ek bilgi istemesi Twitter kararında olduğu gibi yasanın vermediği bir yetkiyi kullanma gibi bir girişim olarak görüyorum" dedi.

Çünkü YSK'nin kararlarının AYM'nin incelemesine tabi tutulamayacağını vurgulayan Bozdağ, aksi takdirde Türkiye'de seçimleri kesinleştirme imkanı olmayacağını, seçimlerin bitmeyeceğini söyledi.

Seçimlere mahkemelerin karışmaması gerektiğini ifade eden Bozdağ, "Seçimleri partiler yapıyor, bizim sistemimizde partiler yönetiyor, oylamayı partiler yaptırıyor, sayımı dökümü partiler yapıyor, tutanakları partiler birleştiriyor. YSK'de bile son kararı partilerin olduğu heyetler veriyor" diye konuştu.

Anayasada ve kanunlarda seçimlerin güvenliği bakımından her türlü tedbirin alınmış olduğuna işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin bugüne kadar seçimlere ilişkin güvenlik konusunda  en ufacık bir eleştiri aldığını hatırlamıyorum. En başarılı yaptığımız iş sağlıklı seçim yapmaktır. Türkiye bu yönüyle dünyaya örnek olmuştur. Son mahalli idareler seçimi de gayet sağlıklı ve başarılı geçmiştir. Her türlü eleştiri de daha sonra YSK kararlarıyla da sona ermiştir. Umarım AYM işin esasına girmeden bunu reddeder. Eğer işin esasına girerek bir karar verirse bana göre anayasayı da kendi kuruluş kanununu da çiğnemiş olur."

Bozdağ, gazetecilerin, "(AYM'nin verdiği karar YSK'yi bağlamaz) diyebilir miyiz " sorusuna, "Daha henüz doğmamış çocuğa don biçmeyelim arkadaşlar" karşılığını verdi.
     
Bekir Bozdağ, başka bir soru üzerine molotofkokteylinin silah sayılmasına ilişkin yasal düzenleme hazırlığı içinde olduklarını söyledi.

Yargıtay'ın molotofkokteylini silah kabul eden kararları bulunduğunu anımsatan Bozdağ, "Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak haktır ama bu hakkın içinde polis yakmak, evleri yakmak, ambulans yakmak yoktur. Az kalsın polis yanıyordu. Polis hayatını kaybetmiş olsa yapanlar katil olacak, molotof silah vazifesi görecekti" diye konuştu.

>> AYM'den Ankara için kritik ek talep

MAVİ MARMARA BASKINI DAVASI
Bozdağ, Mavi Marmara davasıyla ilgili kararın hatırlatılması üzerine, mahkeme kararı üzerinde gerekçesini görmeden bir değerlendirme imkanı olmadığını ifade etti.

Karara dair detay bilgilerin henüz bulunmadığını belirten Bozdağ, "Bununla ilgili arkadaşlar bilgi ediniyorlar. Nedir bir bakacağız, inceleyeceğiz. Bu mahkeme kararı olduğu için üzerinde fazlaca bir değerlendirme yapmak istemiyorum.  Ama mahkeme kararıdır, bu kararla ilgili hususları inceletiyorum" diye konuştu.

Mavi Marmara davasında, dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashknazi'nin de aralarında bulunduğu İsrailli askeri yetkililer hakkında yakalama kararı verildiğinin hatırlatılarak bununla ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bir soruya Bozdağ, "Usulle ilgili bir şey söyleme imkanım yok. Ama kırmızı bülten ancak yargı kararıyla olan bir konu. Yani yargı kararı olmadan böyle bir bülten çıkarılamaz. İdari bir tasarrufla  yapılamaz. Tabi bu karar, itiraza kabil bir karar. İlgili taraflar, avukatları itiraz eder mi  İtiraz ederse mahkeme nasıl bir değerlendirme yapar  Bunların hepsini  görmemiz lazım" yanıtını verdi.

Bozdağ, "İsrail ile tazminat görüşmeleri  devam ediyordu. Bu kararın olumsuz bir etkisi ya da yansıması olur mu " sorusu üzerine, görüşmelerin aşaması hakkında basında yer alanlar dışında detay bilgiye sahip olmadığını söyledi. Bozdağ, "Hangi aşamadalar, Dışişleri Bakanlığımız bunu daha yakın biliyor. Elbette  bu kararın birtakım etkileri olacaktır" şeklinde konuştu.

Bozdağ, "Tutuklama yasağını 2 yıldan 1 yıla indirecek düzenleme sadece çocuklara karşı suçlarda mı, genel mi " soru üzerine, bunun genel bir düzenleme olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Konya'da olan bir hadise vardı. Orada ilköğretime giden bir yavrumuza karşı bir teşebbüs var. Fakat ilgili kişi yakalanıyor, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılıyor. Onun üzerine ben bakanlık yetkililerine 'bu konuyu bir araştırın, nedir, niye serbest bırakılmış' dedim. Bu 2 yıl tutuklama yasağı kapsamına girdiğinden mi acaba tahliye edildi şeyi vardı. Ben onun üzerine 'eğer bu 2 yıl tutuklama yasağı nedeniyle böyle birisi tahliye edilmişse,  daha doğrusu tutuklanmaya sevk edilmemişse o zaman bizim o yasağı gözden geçirmemiz lazım' dedim. İki yıl tutuklama yasağı adli kontrol uygulaması hukukumuza girmeden, önceden getirilmişti.  Ya tutuklayacaksınız ya da serbest bırakacaktınız. Yargı görevi yapanların üçüncü bir seçeneği yoktu. Şimdi mahkemenin veya hakimin üçüncü bir seçeneği var. Adli kontrol yoluna başvurmak. Adli kontrolün sınırını genişlettik. O zaman sınırı daha düşüktü, şimdi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına varıncaya kadar herkes hakkında tutuklama yerine, adli kontrole hakim veya mahkeme başvurabiliyor. O yüzden bunun yeniden gözden geçirilme ihtiyacı var."

"İki yıldan bir yıla mı indireceksiniz?" sorusuna Bozdağ, "2'den 1'e indirmeyi düşünüyoruz" karşılığını verdi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.