CHP, Haşim Kılıç hakkında 'reddi hakim' talebinde bulundu

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve beraberindeki CHP’li milletvekilleri Anayasa Mahkemesi’ne giderek, yargının hızlandırılması amacıyla Yargıtay ve Danıştay’daki daire sayılarını artıran 6110 sayılı, “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un bazı maddelerinin yürürlüğünün durdurulması ve iptal edilmesi için başvuruda bulundu. Başvuru sonrasında taleplerle ilgili bilgi veren Hamzaçebi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç’ın hakkında reddi hâkim talebinde bulunma gerekçelerini şu ifadelerle açıkladı:

“Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç iptal başvurusunu yaptığımız bu yasa daha tasarı aşamasındayken hükümetten yana görüş beyan etmiştir. Bu görüşünde yüksek yargıyı uyumakla suçlamıştır. 'Yapılan düzenleme yerindedir' anlamında bir mesaj vermiştir. Başkanın siyasi içerikli bu mesajı açıkça mahkemeyi zan altında bırakmıştır.”

Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’na ve mahkemenin iç tüzüğüne göre başkan ve üyelerinin, mahkemenin gündemine gelmesi muhtemel konulurda görüş beyan edemeyeceklerini anımsatan Hamzaçebi, “Başkan ve üyeler mevzuata göre, herhangi bir şekilde görüş veya kanaat belirttikleri konuların yargılamasına katılamazlar. Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı siyasi bir mesaj vermek suretiyle tarafsız olmadığını, hükümetin yasasından yana olduğunu açık bir şekilde ifade etmiştir” dedi. Demokraside herkesin görüşünü ifade etmesinden yana olduklarını belirten Hamzaçebi, kanunlarda belirtilen hükümler karşısında Kılıç’ın susması gerektiğini savundu.

HUKUK DEVLETİ VATANDAŞIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAR
Yüksek yargıyı yeniden yapılandıran yasanın bazı maddelerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia eden Hamzaçebi, hukuk devletinin vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlaması gerektiğini belirtti. Hamzaçebi, düzenlemelerle ilgili iptal istemlerinin gerekçesini şöyle açıkladı:

“Anayasa’ya ve uluslararası hukuka göre, herkesin, hangi dava hangi mahkemede görülecek, yapısı nasıl olacak, bunu önceden bilme hakkı vardır. Bu hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuk devleti öngörülebilirlilik gerektirir. Yapılan düzenlemeyle bu kural bir kenara atılmıştır. Hukuk güvenliği açık bir şekilde ihlal edilmiştir. Yargıtay ve Danıştay’daki dairelerin kaç üyeden oluşacağı ve görev alanlarının neler olacağı başkanların takdirine bırakılmıştır. Bunu hukuk devletinin ihlali olarak görüyoruz.”

Hükümetin yargıya hâkim olma ihtiyacının bu yasalara yansıtıldığını savunan Hamzaçebi, yapılan düzenlemelerle kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığını iddia etti.

HAK ARAMA HÜRRİYETİ KISITLANDI
CHP’nin iptal başvurusu arasında “hâkimlere açılan davaların devlete yöneltilmesini” içeren düzenlemenin hükümleri de yer alıyor. CHP Grup Başkanvekili, Anayasa’yla güvence altında bulunan vatandaşların hak arama hürriyetinin yapılan düzenlemelerle ihlal edildiğini savundu. Açtıkları davalarda kişisel kusur ve fiil işleyen hâkim ve savcılar aleyhine dava açılamayacağına dikkat çeken Hamzaçebi, şöyle konuştu:

“Anayasa’nın 36. maddesi gayet açıktır. Herkes, meşru vasıta ve yollardan yararlanarak hak arama hürriyetine sahiptir. Hâkimin kişisel kusuru ve haksız fiili nedeniyle vatandaş hâkim yerine devlete dava açacaksa, yasayla davanın tarafı değiştiriliyorsa, ortada ciddi bir durum var demektir. Bu hukuk devletinin zedelenmesi demektir. Hak arama hürriyetinin ortadan kaldırılması demektir. Görevlilerin kişisel kusurlarında devletin sorumlu olması düşünülemez. Vatandaşın karşısına davalı olarak devletin çıkması baştan baskı uygulamak ve hak arama hürriyetini engellemektir. Hak arama hürriyetinin kanunla sınırlanması Anayasamızda yer almamaktadır.”

Hamzaçebi, RTÜK ve ÖSYM ile ilgili çalışmalarının da devam ettiğini belirtti. CHP’nin Yüksek Mahkeme’den Anayasa’ya aykırılık taşıdığı gerekçesiyle iptalini istediği maddeler ise şöyle:

-Danıştay’ın daire sayısını 13’ten 15’e çıkaran hüküm.

-Yargıtay’ın hukuk dairelerinin sayısını 23’e, ceza dairelerinin sayısını da 15’e çıkaran hüküm.

-Hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle; “Ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir. Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hâkim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamaz” hükmü.

Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç, 15 Şubat 2011'de Radikal Gazetesi'nde yayınlanan söyleşisinde, "Yüksek yargının bugün içinde bulunduğu durumda yıllardır yargıdaki birikimi gidermek için çaba harcamamış olmasının payı olduğunu, Yargıtay ve Danıştay Başkanlarının bugüne dek üyeleriyle yargıdaki birikmeyi nasıl çözeceklerine dair bir toplantı yapmadıklarını" öne sürerek, “Üzülerek söyleyeyim, yüksek yargı bugüne dek uyumaktan başka bir şey yapmadı. Belli günlerde konuşma yapıp mesaj vererek sorun çözülmüyor” demişti. (ANKA)




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.