Çiçek: Masa, anayasanın önüne geçti
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, 'Mühim olan toplantıların yapılması değil, netice alınmasıdır. Ben başkanlık yapmıyorum artık. Bu haliyle bir şey götürme imkanımız yok' dedi.
 
Çiçek, TBMM'de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"MASA, ANAYASANIN ÖNÜNE GEÇTİ"

"Üç partinin genel başkanlarının mektupları geldi, AK Parti'den mektup geldi mi?" sorusuna TBMM Başkanı, "Gelmedi. Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının geldiği noktayı ana başlıkları itibarıyla da gelinen noktanın neden böyle bir sonucu doğurduğunu yazdığım mektupta sayın genel başkanlara ekindeki tutanaklarla ve başkaca belgelerle ifade etmiştim. Üç partimizden cevap geldi, zannederim, bugün, yarın Adalet ve Kalkınma Partisi'de bir cevap gönderecek, cevap geldikten sonra durum nedir, ne değildir, ona bakacağım. Mühim olan toplantıların yapılması değil, netice alınmasıdır. 25 ayda geldiğimiz madde sayısı 60'tır. Daha tartışılabilecek 112 madde var, karara bağlanacak, biz bunların hepsini birkaç defa konuştuk, görüştük. Görüş birliği içerisinde yeni bir anayasa yapma imkanı var mı, bugüne kadar ki tecrübeden görüyoruz ki anlaşabildiğimiz madde sayısı 60'dır. Diyelim ki bu birkaç madde daha arttı ama her partinin çok önem verdiği, öncelik verdiği, siyasette varlık sebebi olarak gördüğü birçok hususlar var. Buralarda görüş birliği nasıl temin edecek, arzu ediyoruz ki sayın genel başkanlar yazdıkları yazılarda bunun nasıl olabileceği ile ilgili de ipucu verebilirlerse bir yöntem ortaya koyabilirlerse bu toplantılar devam etsin, değilse masa anayasanın önüne geçti, artık masadan kim kalktı, kim kalkacak ama masa ne yapacak bu sorunun da cevabını hep beraber bulmamız lazım" yanıtını verdi.

"BU HALİYLE BİR ŞEY GÖTÜRME İMKANIMIZ YOK"

"Toplantılar bir taraftan devam ediyor" sözüne TBMM Başkanı, "Onu bilemiyorum, o ayrı bir tartışma konusu. Çünkü ben geldiğim noktayı biliyorum" dedi.
 Bir soru üzerine TBMM Başkanı, "Ben başkanlık yapmıyorum artık. Başkanlık yapmıyorum. Bu haliyle bir şey götürme imkanımız yok. Daha ileriye götüremiyoruz" yanıtını verdi.

 "Sizce bitti mi bu iş" sorusuna da TBMM Başkanı, "Ben, tutanaklarda var, ben düşüncemi söyledim çok net olarak. Bu yöntem ile biz daha fazla bu işi götürme imkanımız yok onu söylüyorum. Yeni bir anayasa hedefimiz var idi. Tüm partilerimizin ortalama belirlediği süre hedef 2012 yılı sonuydu. Biraz gecikme olabilir dedik ama bir yıl geciktik. Ve geldik seçim ortamına. Seçim ortamında çalışırız, deniyor, çalışılır da seçimin olmadığı zamanda ne kadar verimli çalıştıysak seçim ortamında ne kadar verimli çalışacağız bunun takdirini de kamuoyuna bırakırım ben" diye konuştu.

 "Bütçenim ilk gününde CHP'nin size yönelik eleştirileri vardı, ne diyorsunuz?" sorusuna da TBMM Başkanı Çiçek, "Eleştiri tabiatıyla herkesin hakkıdır, nezaket içerisinde, belli bir usul çerçevesinde yapılan her eleştiri istifade edilecek eleştirilerdir, biz de bunlardan istifade ederiz. Dikkat edersiniz İçtüzük'te herkes bir sataşma olduğu iddiasıyla talepte bulunuyor. Benim kanaatim sataşma talebiyle söz istemelerin önemli bir kısmı sataşma değildir, aslında bir cevaptır. Ama siz söz vermediğinizde bu defa usul tartışması başlıyor. İş uzuyor. İşi uzatmamak için diyoruz ki hadi 2 dakika ne söyleyecekse söylesin, hep beraber dinleyelim. Dolayısıyla bütçede de bu tartışmalar, geçmişte de oldu, bugün de olur. Burada özel bir şey yok, özel bir durum yok. Belki o tartışmalar olmasaydı Sayın Canikli bir şey söylerdi. Eğer ona karşılık bir başka cevap verilmesi gerekiyorsa ona da cevap verirdik. Zaman zaman Meclisi yöneten başkanvekilleri karşılıklı olarak iki defa üç defa birbirlerine sataşma vardır taleplerine olumlu cevap vermiştir" yanıtını verdi.

TUTANAKLARDA SÖYLENMİŞ BİR SÖZÜ MECLİS BAŞKANLIĞININ VE MECLİS BÜROKRASİSİNİN ÇIKARMA YETKİSİ YOKTUR"

"Muhalefetin bütçenin ilk günü Sayın Başbakan'ın ifade ettiği bir kelimenin tutanaklardan çıkartıldığı iddiasıyla bir tepkisi var, ne diyorsunuz?" sorusuna TBMM Başkanı, "Nasıl çıkarılmış? Tutanaklarda söylenmiş bir sözü Meclis Başkanlığının ve Meclis bürokrasisinin çıkarma yetkisi yoktur. Bu suç teşkil eder. Çünkü tutanaklar adli vaka söz konusu olduğunda yargı yoluna başvurulduğunda bunlar delil teşkil ediyor. Hiçbir TBMM bürokratı, stenograflar bu işi yazanlar böyle bir yola tevessül edemez, çünkü kendisi hukuken sorumlu duruma gelir. Bu delilleri ortadan kaldırmak anlamına gelir. Birinin hatırına birinin lehine böyle bir hatayı kimse yapmaz" yanıtını verdi.




ANKA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.