'Kardeşlik hukuku her türlü oyunu bozar'
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis'teki grup toplantısında önemli mesajlar verdi. Ameliyatı sebebiyle üç hafta aradan sonra partililere seslenen Erdoğan, gündemdeki sıcak konulara değindi. Eğitimde getirilmesi düşünülen 4+4+4 modeliyle ilgili eleştirilere cevap verdi. TÜSİAD ve CHP'ye yüklendi. 'Fitne-fesat' uyarısında bulunan Başbakan, "Kardeşlik hukukumuzu koruduğumuz, her türlü fitne ve fesadı elimizin tersiyle ittiğimiz sürece bu kutlu yürüyüşü kimse durduramaz. İhlas ve muhabbet her türlü oyunu bozar." dedi. AK Parti'nin her kesimin hükümeti olduğunu dile getirirken, "Biz aldığımız oyla değil, kazandığımız gönüllerle mutlu olan bir hareketiz. Ve gönüller kazanmaya da devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Erdoğan, vefatının birinci yılında Necmettin Erbakan'ı da yâd ederek, "Mekânı cennet olsun." temennisinde bulundu. 

Erdoğan, konuşmasının başında, sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi ve istirahat sürecinde kendisine geçmiş olsun ziyaretinde bulunan herkese teşekkür etti. Konuşmasında '4+4+4' eğitim sistemine temas ederken, bu modele ilişkin TÜSİAD'ın eleştirilerine sert cevap verdi. Derneğin eleştirilerini 'bayat, çağdışı ve Türkiye gerçeklerinden uzak tepkiler' olarak nitelendiren Başbakan, şu ifadeleri kullandı: "TÜSİAD sanırım 1992 yılında imam hatip raporu hazırladı. O raporla imam hatiplerin orta kısımları kapatıldı. 8 yıllık kesintisiz eğitimin mimarlarından, akıl hocalarından biri olan TÜSİAD'ın bugün bir kez daha statükoculuğu savunması, ibretlik bir durumdur. Kusura bakma TÜSİAD, senin arzun olmayacak. Milletin arzusu olacak. TÜSİAD önce 28 Şubat'taki rolünü sorgulasın. Ben TÜSİAD'a da artık acilen değişmesini ve kör ideolojiden, kalıplarından kurtulmasını tavsiye ediyorum." Başbakan'ın diğer açıklamaları özetle şöyle: 

28 Şubat mağdurları olarak bugün gururla ayaktayız: Bugün karanlık bir tarihin, bir demokrasi faciasının yıldönümü. Biz 28 Şubat'ın mağduru olarak bugün gururla ayaktayız, buradayız. TBMM 28 Şubat mağduru olarak bugün burada ve millet iradesini gururla, onurla temsil ediyor. 28 Şubat'ta mağdur olan, rencide edilen nice kardeşimiz artık haklarına kavuşuyor. Ama inanın 28 Şubat'ın mimarları bugün toplum karşısına çıkmaktan çekiniyor, tarih ve toplum karşısında telafi edilemez bir mahcubiyet yaşıyorlar. Tarih, 28 Şubat'ın mimarlarını olduğu kadar, taşeronlarını, taşeron sivil toplum yöneticilerini, taşeron medya kuruluşlarını, yazarlarını da bin yıl geçse affetmeyecek, alınlarındaki kara lekeyi silemeyecektir. 

CHP'nin demokrasi aşkı platonik, ancak uzaktan sever: Bunlar demokrasiyi sadece kurultaylarda işlerine geldiği için hatırlarlar. 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da, Ergenekon'la mücadelede hatırlamadıkları demokrasiyi, bunlar sadece kurultay kürsülerinde telaffuz ederler. Kurultaylarında demokrasi olmadığını zaten gördük. Bunların demokrasi aşkı, platoniktir. Demokrasiyi ancak uzaktan severler. 

Ergenekon konusunda da uyanacaklar: CHP'nin jetonu çok ama çok geç düşüyor. Biliyorsunuz genel başkanları, 40 milletvekilleri oylamaya katılmayınca ne dedi? 'Bu kadar sık meyhaneye gitmeyin.' dedi. Yazar merhum Oğuz Atay'ın güzel bir sözü var. 'Türk solu geç kalkar; çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.' der. 28 Şubat konusunda, 27 Nisan bildirisinde geç açıldılar. İş işten geçtikten sonra ayıldılar. İnşallah mahmurlukları geçince Ergenekon konusunda da uyanacaklar. Bize de o gün, tıpkı bugünkü gibi 'günaydın' demek düşecek. 

Dersim katliamıyla da gurur duyuyor musunuz?: Sayın Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında tek parti dönemine sahip çıktı. 'Geçmişimizle gurur duyuyoruz.' dedi. Dersim katliamından dolayı da geçmişinizden gurur duyuyor musunuz? İstiklal Mahkemeleri'nden, 27 Mayıs darbesinden dolayı da gurur duyuyor musunuz? Bu millete fitil fitil ödettiğiniz ağır bedellerden dolayı da gurur duyuyor musunuz? 

Millet dizi izlemeyi bıraktı CHP'yi seyrediyor: (Kılıçdaroğlu) 'Başbakan CHP'den çekiniyor' diyor. Aynaya bak aynaya! Millet dizi seyretmeyi bıraktı, sabah akşam keyifle seni seyrediyor. Ben de 'tüzük kurultayına bakalım ne gibi değişiklikler olacak' dedim. Bir de baktım 'Erdoğan kurultayı'ymış. Entrika, ayak oyunları, yalan, iftira, komedi, kumpas, komplo, aksiyon... CHP'den çekinmeye hiç gerek yok. Biz Sayın Kılıçdaroğlu'ndan ziyadesiyle memnunuz. 

Terör örgütü içindeki infazlar bir bir ortaya çıkıyor: Terörle mücadelemiz kararlılıkla, sarsılmaz şekilde devam ederken terör örgütünün maskeleri de her geçen gün düşüyor. Örgüt içindeki çarpıklıklar daha net şekilde görülüyor. Örgüt içinde istismar edilen çocuklar, örgüt içindeki infazlar, terör örgütünün işlediği cinayetler artık tek tek ortaya dökülüyor. 

Marjinal pankartlar Hocalı dayanışmasını gölgeleyemez: İstanbul'daki mitingde marjinal ve münferit birkaç pankartın olması, sloganların atılması Hocalı katliamına dair acımızı, dayanışmamızı gölgelemeye yetmez. Taksim'deki anma törenini, marjinal, münferit pankartlardan yola çıkarak bir kışkırtmaya dönüştürmek isteyenlere karşı da uyanık olmaya devam edeceğiz. 

TÜSİAD: GÖRÜŞLERİMİZ SALDIRI DEĞİL 

TÜSİAD ise akşam saatlerinde Erdo-ğan'a cevap verdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Eğitim gibi can alıcı bir konuda TBMM'ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmek demokratik anlayışın gereğidir. Bu görüş bildirimi, katılımcı demokrasi bağlamında, bir 'saldırı' olarak değerlendirilmemelidir. Okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasını, zorunlu eğitimin süresinin hangi tarih itibariyle uzatılacağının belirsiz bırakılmayıp, bir takvim çerçevesinde belirlenmesini talep ediyoruz." 

'4+4+4' sağlıklı bir sistem 

Erdoğan, zorunlu eğitimin kademeli olarak 12 yıla çıkarılması için verdikleri yasa teklifine yönelik eleştirileri de cevapladı. Gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitimin 9 ile 12 yıl arasında uygulandığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu, üç kademeli bir eğitim. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu sağlıklı ve en modern sistem. 8 yıllık kesintisiz eğitimin Türkiye'ye verdiği ağır hasarı telafi edecek. Meslek liselerinin önü yeniden açılacak. Neymiş, kızların okumasının önü kesilecekmiş. El insaf. 12 yıl kademeli eğitimin ilk iki 4 yıllık döneminde devam mecburiyeti getiriyoruz. Bu yüzden kız çocukların okuldan koparılacağı iddiası tamamen yalandır, yersizdir. 

Kurumlar arası çatışma varmış gibi göstermek kimsenin işine yaramaz Terörle mücadele eden güvenlik birimlerinin motivasyonu bugüne kadar görülmeyen uyum ve koordinasyon içindedir. Herkes Anayasa'nın ve yasaların belirlediği sınırlar içerisinde vazifesini en iyi şekilde yapmaktadır. Kurumlarımız arasında bir çatışma varmış gibi göstermek hiç kimsenin işine yaramaz. Aksine Türkiye'ye büyük zarar verir. 

Emine Erdoğan'ın Uludere ziyaretine kar engeli 

Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan'ın Uludere ziyareti kar engeline takıldı. Bu hafta cuma günü ilçeye gitme hazırlığı yapan Emine Hanım'ın ziyareti, olumsuz hava şartları sebebiyle ertelendi. Başbakan Erdoğan, grup konuşmasında, "Uludere'deki kardeşlerimizle dayanışma amacıyla başta Başbakan Yardımcım Beşir Atalay olmak üzere eşleri, eşim, ilgili bakan arkadaşlarımızın havalar müsaade ettiği anda oraya bir ziyareti olacak. Oradaki ailelerle bir araya gelecekler.'' dedi. 



zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.