Arınç, Bursa'da yayın yapan Line TV'de konuk olduğu bir canlı yayın programında, ''katsayı farklılığının, 28 Şubat sürecinde, 1999 üniversite öğretim yılı için Kemal Gürüz'ün YÖK Başkanı olduğu dönemde, kanuna dayalı olarak değil, Çevik Bir'in emriyle uygulandığını'' söyledi.

O yazının ellerinde olduğunu belirten Arınç, ''İki satırlık yazı yazıyor, 'kanun çıkarmak zor iş, siz bu talimatımızla katsayı uygulayacaksınız, meslek liseleri mezunları üniversiteye kolay giremeyecekler' diyor. Karşı taraf da 'baş üstüne' diyor. Bu 10 sene uygulandı, hatta 10 seneyi de geçti. Tabi bu büyük bir haksızlıktır. Sadece İmam Hatip Liseleri için değil, bütün Meslek Liseleri için bu büyük bir haksızlıktır'' diye konuştu.

Arınç, bunu her zaman gidermeye çalıştıklarını, ancak önlerine Danıştay'ın çıktığını hatırlatarak, şöyle devam etti:
''Her defasında YÖK karar verdi, Danıştay iptal etti. Sonunda artık neredeyse eski hale dönecek biçime gelince Danıştay bir oy farkıyla 'Hadi böyle olsun' deyiverdi. Şimdi bu uygulama bir sene oldu. Bu sene de YÖK, yılın hemen hemen başında 'Ben kaldırdım' dedi. Şimdi 'ben kaldırdım' deyince herkes rahatladı. Hatta bütün siyasi partiler rahatlamıştır, çünkü bu yıllardır büyük bir haksızlık olarak cereyan ediyor. Ama CHP'den hem de iki bayan milletvekili, kadın milletvekili diyeyim affedersiniz, onlar kadın denilmesini istiyorlar. İki kadın milletvekili dava açtı, birisi çok meşhur ve malum Profesör Nur Sertel, meşhurluğu ve malumiyeti nereden- Üniversitede başörtülü kız öğrenciler için ikna odaları kurmasından. Öbür bayanı tanımıyorum, kadın milletvekilini. Şimdi Danıştay'a dava açıyorlar. Bunun üzerine sayın Başbakanımız, 'Siz hani tekrar dava açtınız' dedi. Kılıçdaroğlu cevap veriyor, 'Ben parti olarak açmadım, milletvekilleri kişisel olarak açtı' diyor. Halbuki o milletvekillerinin partiden izin almaksızın böyle bir dava açması mümkün değil.''

Bir milletvekilinin kanun teklifi vereceği zaman da hukuki bir yola başvuracağı zaman da grubundan izin istemesi gerektiğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

''Bunu çok iyi bildiklerini zannediyorum veya bu CHP içindeki kamplaşmaların kutuplaşmaların Kılıçdaroğlu ve Baykal taraftarlarının meydan muharebesi gibi de olabilir. Her ne ise, iki tane kadın milletvekili bunun iptali için dava açtı. Bu çok acı bir şey. Eskiden CHP meclisten geçen her kanunu Anayasa Mahkemesi'ne götürürdü. Hatırlarsınız 367 ile ilgili biz saat 17.00'da kapattık meclisi, CHP 18.25'te Anayasa Mahkemesi'ne koştu, günlerden Cuma, Anayasa Mahkemesi de hazır bekliyormuş, Cumartesi Pazar çalıştı pazartesi günü kararını verdi ve biz Cumhurbaşkanını seçemedik. Şimdi bu acı olaylar yaşandı. Ama Türkiye'de müthiş bir reform oldu, milletimizin kabul ettiği Anayasa değişikliği ile yüksek yargının da içeriği ve çatısı değişti. Dolayısıyla CHP eskisi 'ben dilekçemi göndereyim de oradan kararı alıp döneyim' diyemiyor. Bu açtıkları davada da sonuç alacaklarını düşünmüyorum, ama yapılan şey çirkindir ve yanlıştır. İnşallah bu katsayı farklılığı olmadan herkesin sınava eşit olarak girmesi ve kazandığı puanla sonuç alması hepimizin beklediği konudur.''

Arınç, anayasa değişikliği çalışmalarının iyi gittiğini, ancak daha tartışma ve yazım aşamasına Nisan veya Mayıs ayında geçileceğini sözlerine ekledi.


AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.