'Yargı bağımsızlığına önce yargı saygı duymalı'
Resmi temaslarda bulunmak üzere Bahreyn'e gelen TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "Yargı bağımsızlığı bitmişse Çiçek'in de sorumluluğu var" sözlerini değerlendirdi. Çiçek, Meclis Başkanı olarak bir siyasi partinin genel başkanıyla polemiğe girmeyi doğru bulmadığını belirterek, kendisinin 3 Ocak'ta yaptığı konuşma için, "Benim söylediğim, yargı bağımsızlığına en evvel yargının saygı göstermesidir" dedi.

Çiçek, "Özeleştiriyi bir siyasetçi yapmazsa, siyasete kalite katamamış oluruz. 3 Ocak'taki değerlendirmede yargının sebebiyet verdiği, yargı üzerinden yaşadığımız bir kısım sıkıntıları dile getirmeye çalıştım. Dün Kuveyt'te, arkadaşlarımız da şahittir ki bazı sorulara muhatap olduk. İnsanlar Türkiye'ye yatırım yapıyorlar. Türkiye'de gayri menkul alıyorlar Ama son günlerde yaşanan tartışmalar nedeniyle ciddi tedirginlik var. Kaybeden Türkiye oluyor. Benim söylediğim yargı bağımsızlığına en evvel yargının saygı göstermesidir" dedi. 

"138. maddenin işlemediğini herkes biliyor"

Savcıların bildiri dağıtması, yüksek mahkemelerin sık sık bildiri yayınlaması ya da yargıyı yönetenlerin, yargı bağımsızlığına müdahale anlamına gelecek açıklamalar yapmasının yargıyı tartışma konusu yapacağını kaydeden Çiçek, şunları söyledi:

"Anayasa 138, yargı bağımsızlığını ifade eder veya yargısal işlemlere uyulma mecburiyetini ortaya koyar. Yargının yaptığı işlemlerle ilgili olarak yasama meclislerinde açıklama yapılamamasını, beyanda bulunulmamasını ve bu işe müdahale edilmemesini emreder. 138 doğrudur ama 138'in işlemediğini herkes biliyor. Kılıçdaroğlu'nun davalarla ilgili geçmişte grup toplantılarında yaptığı konuşmaları en evvel kendisinin hatırlaması lazım. Sanki herkes 138'i ihlal etti de Sayın Kılıçdaroğlu etmedi gibi konuşuyor. Oysa en fazla ihlal edenlerin başında Sayın Kılıçdaroğlu'nun kendisi geliyor. Grup toplantılarının tutanaklarına baksınlar. Dediğim orta yere çıkar."

Soruşturmaların gizliliği ile ilgili 137. maddenin uygulanmadığını ifade eden Çiçek, "Soruşturmanın gizliliğine uymayanların başında bizatihi yargının kendisi geliyor" diyerek şöyle devam etti:

"Soruşturma makamları ve onun emrinde çalışan güvenlik birimleri ifade alındıktan yarım saat sonra bütün konuşmalar basın mensuplarının elinde. Özellkle, son tartışmalı konularda, bana gelen gazeteciler sordular. 'Ben bilmiyorum' dedim. 'Dosyalar bizde var' dediler. Daha soruşturma bitmedi. Kimlerin nasıl suçlanacağı belli değil. Ama dosya basın mensuplarının elinde geziyorsa, bu nerdedir? Bu soruşturma evrakları sadece savcının elindedir, emniyetin elindedir. Bunlar piyasada dolaşıyorsa, CMK 137. madde ihlal edilmiştir. Bunu da ihlal edenlerin başında yargı, soruşturma makamları geliyor."

"İdarenin görüşü alınmadan yürütmeyi durdurma kararları verilebiliyorsa, bu yasaları niye çıkardık? "

Yargının savunma almadan karar vermesini de eleştiren Çiçek, şunları ifade etti:

"İdarenin görüşü alınmadan yürütmeyi durdurma kararları verilebiliyorsa, bu yasaları niye çıkardık? Ve maalesef Türkiye'de bir süredir bir konuşmanın bir cümlesini almak suretiyle aradaki illiyet bağını kopararak, bağlamından çıkararak yazı yazmak ve bir söylem geliştirmek moda haline geldi. Bunu çok doğru ve çok etik bulmuyorum. Kim ne değerlendirme yapacaksa en evvel etik çerçevede yaparsa, uyması gereken kurallara uygun değerlendirme yaparsa bu tartışmalardan topluma bir fayda gelir. Yoksa polemik yapmak üzere de siyaset yapılmaz." 


AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.