Yürütme, yargıyı işgal edemez
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu toplantısı öncesinde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun, son yılların en büyük vurgununu deşifre ettiğini anlattı. Ülkede tam bir belirsizlik ve kaosun hakim olduğuna dikkat çekti. Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. 100 milyar dolarlık ikinci dalga operasyonunda savcının el çektirilmesi ve savcıların talimatlarına emniyetin uymadığı hatırlatıldı. Bahçeli, “Buna bakmaya gerek yok. Çünkü yolsuzlukla mücadeleyi değişik kavramlarla örtmeye çalışanlar, bir korkunun sonucu olarak derinleşmesine imkân tanımak istememektedirler. Ama yürütme, yargıyı işgale alamaz, almamalıdır. Savcının veya hakimlerin kararını polislerle engellemeye çalışanlar varsa, başka yollarla da gereğini yapma cesaretini göstermelidir.” dedi. Başbakan’ın, Pakistan seyahati sırasında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerde, asıl hedefin kendisi olduğu yönündeki açıklamaların hatırlatılması üzerine ise, “Hedefin kendi olduğu doğrudur. Çünkü yolsuzluk yapan hükümetin başıdır. Bunu önlemek için de gayret göstermelidir.” ifadelerini kullandı. MHP liderinin açıklamalarında satır başları şöyle:

    AKP suçüstü yakalanmıştır: “Hükümet ahlaken iflas etmiş, demokratik itibar açısından helak olmuş, yolsuzluğun kulvarında tüm güvenirliğini kaybetmiştir. AKP hükümeti sanki suçüstü basılmıştır. Hükümetin siyasi meşruiyeti ağır bir darbe almıştır. Görüldüğü kadarıyla yolsuzluk, ahtapot gibi ülkemizi sarmıştır.”

    Bu pisliği yargı temizleyecek: “Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın istifa ederken ‘Soruşturma dosyasında var olan imar planlarının büyük bölümü Başbakan’ın talimatıyla yapıldı’ demesi, yolsuzluğun kime dayandığını, hukukun kimin peşine düştüğünü ifşa etmiştir. Şayet bu doğruysa AKP hükümeti A’dan Z’ye yolsuzdur, hırsızdır. Bu pisliği Türk milletinin demokratik müdahalesi ve yargının tarafsızlığı çözebilecektir.”

    Hırsızlığın üzerini örtemezsiniz: “Artık sona gelinmiştir. Bugüne kadar her sahtekârlığın, her haksızlığın, her çalmanın üstünü örten Başbakan ve hükümeti, cebe indirdikleri yetim hakkının diyetini ödemeye başlamışlardır. Bilinsin ki başörtüsü, talanı kapatamayacaktır. Besmele çekip açılış yapmak, arsızlığı, kansızlığı ve hak gasbını mazur gösteremeyecektir.”

    Yargı, yürütmeye bağlanmıştır: “Soruşturmanın ucu kendisine dokununca kıyameti kopartan Başbakan, polis müdürlerini arka arkaya görevden alarak emniyeti küçük düşürmüştür. Adli Kolluk Yönetmeliği’ndeki ani düzenleme sayesinde, yargı fiilen yürütmeye bağlı hale getirilmiştir. Bu, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı prensibiyle taban tabana zıttır. Başbakan Erdoğan neyden çekinmektedir? Sayın Başbakan; bırak bakalım yargı nereye kadar uzanacaksa uzansın.”

    Başbakan, gündemi saptırıyor: “Biz büyük resimdeki yüzü görmek istiyoruz ve kuşkularımız da her nedense hep Recep Tayyip Erdoğan’a yönelmektedir. Başbakan yolsuzluk operasyonunu komplo olarak görmekte, paralel devlet yapılanmasından bahsetmektedir. Başbakan Erdoğan, yolsuzlukları gizleyebilmek için gündem saptırmakta, kendisinin ve hükümetinin hedef alındığını söylemektedir.”

    Cemaati kullanarak pisliklerin üzerini kapatamazsınız: “Sayın Erdoğan bu örgüt yeni mi türemiştir? Başı kimdir, kadrosu nerelere kadar sızmış, devletin hangi birimlerini ele geçirmiştir? Madem bir örgüt vardır ve adeta paralel bir devlete dönüşmüştür, o zaman Başbakan Erdoğan bunca yıl uyumuş mudur, yoksa tehditlerle rehin mi alınmıştır? Bugünkü ortamı cemaatle savaşa çevirip pisliklerin üstünü örtmeye bu fitne fesat yuvasının gücü yetmeyecektir. Türkiye’yi muz cumhuriyetine, kabile devletine, çadır ülkesine çeviren, babasının çiftliği gibi gören Başbakan Erdoğan’a izin vermeyeceğiz.”



Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.