DİSK'in kurucu genel başkanı Kemal Türkler'in 30 yıl önce öldürülmesine ilişkin davanın bugün görülen duruşmasında, mahkeme salonunda alınan güvenlik tedbirleri tartışmalara neden oldu. Kemal Türkler'in kızı Nilgün Soydan, "Ben babamın katiliyle göz göze oturmak istiyorum" diyerek tepki gösterdi.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ünal Osmanağaoğlu hazır bulundu. Duruşmayı Kemal Türkler'in kızları Nilgün Soydan ve Yasemin Türkler ile DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve çok sayıda avukat izledi. Sanık Ünal Osmanağaoğlu hakkında 3 kez verdiği beraat kararı Yargıtay'dan dönen Mahkeme Başkanı Ali Asker Kazak ise duruşmaya katılmadı.

Mahkeme tutanağında Kazak'ın ağzından, "Şahsım olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma kararına katılmam mümkün değildir. Ancak yasa gereği duruşmaya çıktığım takdirde bu karar uymak zorunda kalacağımdan 35 yıllık fiili yargıçlık görevimde inanmadığım hiçbir kararın altına imza atmadığım gibi, bu davanın duruşmasına çıkıp bozma kararına uymam halinde içimdeki adalet duygusunun öleceği, şahsıma ve mesleki kariyerime olan saygımı yitireceğim inancında olduğumdan bu davadan çekilme kararı hususunda bir karar verilmesi için dosyayı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine dair beyanımdır" ifadeleri yer alırken, Kazak'ın, Yargıtay tarafından davadan çekilemeyeceği yönünde verilen karar nedeniyle duruşmaya katılmadığı ifade edildi.

Duruşmada söz alan Ünal Osmanağaoğlu, suçsuz olduğunu savunarak, "Benim hakkımda verilmiş olan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozma ilamı tamamen ideolojik gerçeklerle verilmiş bir karardır. Abdulsamet Karakuş'un işkence altında alınan beyanı esas alınmıştı. Tanık Abdurrahman Bozkurt'un olayın faili ben olmadığım, olay failini görse kesinlikle tanıyabileceği, benim olay failine göre boyumun çok daha uzun olması yönündeki beyanları bulunmasına rağmen bunlar lehime değil, aleyhime değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'yla söz konusu bozma ilamı oluşturulmuştur" iddialarında bulundu.

Türkler'in kızı Nilgün Soydan'ın 19 yıl boyunca hiçbir şekilde cinayeti gördüğü yönünde beyanda bulunmadığını vurgulayan Osmanağaoğlu, "19 yıl sonra benim hakkımda böyle bir iddia bulunmuştur. Ben 12 Eylül'ü hazırlayacak bir kapasite ve istekte olmadığım gibi bizzat 12 Eylül mağduruyum. Ben masumum. Atılı suçu işlemedim" şeklinde konuştu.

Mahkeme salonunda alınan güvenlik tedbirleri ise sık sık tartışmalara neden oldu. Türkler Ailesi'nin avukatı Rasim Öz, alınan önlemlere tepki gösterirken, Nilgün Soydan, "Ben babamın katiliyle göz göze oturmak istiyorum" dedi. Duruşma savcısı ise Soydan'ın yanında bulunan avukatın kendisine bakmasından rahatsız olduğunu belirtirek, avukatı uyardı. Bunun üzerine Nilgün Soydan, "Başınızı yastığa koyduğunuzda rahat mısın?" diye sordu.

Duruşmada söz alan Türkler Ailesi'nin avukatı Rasim Öz, "İnsanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Bu bireysel suç değildir. Bir ideolojinin, bir örgütün adamıdır. O örgüt halen devam etmektedir" dedi.

Mahkeme duruşmayı 21 Ekim 2010 gününe erteledi. Adliye çıkışı basın mensuplarına konuşan Nilgün Soydan, mahkeme salonunda alınan güvenlik tedbirlerini hatırlatarak, "Neden bu kadar yoğun güvenlik önlemleri alındı bilmiyorum. Ben babamın katiliyle göz göze gelmedim, kendisi gelmek istemedi. Ben buradan sizin aracılığınızla ona sesleniyorum; bir dahaki duruşmada gözlerimin içine baksın. Ünal Osmanağaoğlu benim babamın katilidir ve ne yazık ki ben bunun en yakın görgü tanığıyım. Bana neden 19 sene önce ortaya çıkmadığımı sordular. Devlet babamın katilini korudu, kaçırdı, bize göstermedi ve ben ilk gördüğüm an 'benim babamın katili budur' diye gösterdim" dedi.

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi de davanın 30 yıldır sürdüğünü hatırlatarak, "Biz hakkımızı arıyoruz. Sıradan bir ölüm değildir. Bu bir katliamdır. Ülkeyi faşizme götürme amaçlıdır. Biz hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Mahkemede çok yoğun güvenlik önlemleri alınmıştı. Bunun nedenini anlayamadık" şeklinde konuştu.
Avukat Rasim Öz de Kemal Türkler'in katilini devletin yakalamadığını, kendisinin yakalattığını savunarak, "Hakim de onun ülküdaşıdır. Onu mahkum etmek istemiyor. Ama ben bunu ona yalatacağım. O bizim davamıza girecek ve Ünal Osmanağaoğlu'nu o mahkum edecek. Ben Allah'a da isyan ediyorum. Ünal Osmanağaoğlu'nu mahkum ettirmeden ölmeyeceğim" dedi. (Habertürk)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.