İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 15 Temmuz darbe girişimi  sırasında, adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirilen Boğaziçi  Köprüsü'nde 2'si polis 34 kişinin şehit edildiği olaylara ilişkin, 135'i tutuklu  143 şüpheli asker hakkında hazırlanan iddianamede, köprüde yaşananların detayları  yer aldı.
 
TSK'da yuvalanan FETÖ mensubu şüphelilerin, darbe kalkışması esnasında  İstanbul'daki  stratejik öneme sahip kurum ve kuruluşları hedef aldıkları  anlatılan iddianamede, yapılan toplantılarda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü ele  geçirerek İstanbul trafiğini kontrol altında tutulması görevinin Kuleli Askeri  Lisesi Komutanlığı'na verildiği, 2. Zırhlı Komutanlığı'nın da bu birliğe takviye  olması yönünde karar alındığı kaydedildi.
 
Olay günü mesai bitimine doğru 2. Zırhlı Komutanlığı'ndan 4 askeri  Unimog aracın şoförleriyle darbe girişiminde kullanılmak üzere Kuleli Askeri  Lisesi'ne sevk edildiği aktarılan iddianamede, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü  Anadolu'dan Avrupa'ya geçiş istikametini kapatma ve köprüyü kontrol altına alma  görevinin de Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı 2.Tabur Komutanı şüpheli eski  Yarbay Turgay Ödemiş'e verildiği belirtildi.
 
İddianamede, Ödemiş'in emir ve komutasındaki şüpheliler Binbaşı Ahmet  Taştan ve Astsubay İbrahim Gül ile 46 askeri personelin Kuleli Askeri Lisesi'nden  saat 21.23'te çıktığı anlatılarak, askerlerin köprünün Anadolu'dan Avrupa'ya  geçişini kapattıkları aktarıldı.
 
Şüpheli eski Yüzbaşı Sabri Gür'ün emir ve komutasında, şüpheli  Astsubay İsmail Bay ve 8 asker olmak üzere toplam 10 kişinin Kuleli Askeri Lisesi  Komutanlığı'na tahsisli itfaiye aracıyla saat 21.27'de hareket ederek Beylerbeyi  Sarayı önüne geldikleri belirtilen iddianamede, burada bir müddet yolu kapatarak  araçları yönlendirdikleri, köprüye katılım yolunun bulunduğu ışıklarda araçları  durdurarak, katılımı engelledikleri, bir süre sonra da köprüye geçerek buradaki  askeri birliğe katıldıkları kaydedildi.
 
 Polislerin silahları zorla alındı
 İddianamede, Beylerbeyi Sarayı önünde kalan şüpheli Ahmet Taştan'ın  buradaki kolluk görevlilerine "Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edildiğini,  sokağa çıkma yasağı olduğunu ve yönetime el konulduğunu" söyleyerek, müşteki  polisler Mustafa Demir ve Mehmet Kutlu'nun beylik tabancalarını silah zoruyla  aldığı kaydedildi.
 
Taştan'ın, Köprü Koruma Büro Amirliği kadrosunda görev yapan müşteki  Murat Karabel ve Levent Korkmaz'ın içinde bulundukları ekip aracını havaya ateş  açarak durdurduğu, ordunun yönetime el koyduğunu söyleyerek araca ve silahlarına  el koyduğu ifade edilen iddianamede, müşteki Karabel'in kullandığı aynı araçla  Boğaziçi Köprüsü istikametine ilerlediği, kendisini de Unimog askeri aracın takip  ettiği belirtildi.
 
İddianamede, Turgay Ödemiş'in 21.52 sıralarında köprüye ulaşarak,  araçtaki şüphelilerle köprünün Anadolu-Avrupa istikameti Anadolu ayağında bulunan  gişeler kısmından trafiği kapattığı, şüpheli Ahmet Taştan'ın da saat 21.56  sıralarında, emir komutasındaki şüphelilerle trafik yoğunluğu nedeniyle Unimog  araçtan inerek yaya olarak yolu kapatan askeri birliğe katıldığı anlatıldı.
 
Bu saatten itibaren Turgay Ödemiş ve Ahmet Taştan'ın emir ve  komutasındaki askerlerin ilk etapta gişeler kısmında, devam eden saatlerde köprü  girişi Beylerbeyi köprü ayağında konuşlandıkları, gişeler kısmındakilerin de  trafiği yönlendirdikleri, vatandaşlara sıkıyönetim ilan edildiğini söyleyerek  evlerine göndermeye çalıştıkları belirtilen iddianamede, saat 22.32 sıralarında  haber merkezinin "yolun kapatıldığı" yönünde anonsu üzerine bölgeye intikal eden  polis memurları Musa Kar ve Ömer İnci'nin silahlarının, Ahmet Taştan ve İbrahim  Gül tarafından zorla alındığı kaydedildi.
 
Vali korumaları birbirlerine kelepçelendi
 İddianamede, saat 23.20 sıralarında köprü üzerindeki bulunduğu yöne  doğru ters yönden gelen vali korumaları müştekiler Şafak Kurul ve Ferit  Bozkurt'un tabancalarının ve telsizleri alınarak silahlarına el koyulduğu ve  birbirlerine kelepçelendikleri, yine köprülerden sorumlu şube müdürlüğündeki  polis memurlarının silahlarına el koyulmaya çalışıldığı anlatılarak, "Bu durumu  öğrenen İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın telsizle tüm birimlere  kesinlikle silahlarını vermemeleri gerektiğini anons ettiği ve emniyetten çıkarak  duruma el koymak üzere 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne doğru hareket ettiği  anlaşılmıştır." denildi.
 
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü binasına ve gişelere doğru tertibat  alan ve olay yerine ilk gelen 2 askeri araçtaki şüphelilerin, Turgay Ödemiş ve  Ahmet Taştan'ın emriyle atış pozisyonu alarak saat 23.49'da ateş etmeye başladığı  belirtilen iddianamede, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndan takviye amaçlı çıkan  askerlerin de E-5 Karayolu'nun 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne katılım yoluna  gelmeden o bölgede bulunan kolluk görevlilerinin yanında durarak teslim oldukları  aktarıldı.
 
İddianamede, tank komutanı Üsteğmen Vedat Yıldız tarafından telsizle  kolluk kuvvetlerinin araçlarının ezilmesi talimatı verildiği, kışladan çıkış  yapan diğer tanklar ve zırhlı araçların intikale devam ederek Boğaziçi Köprüsü'ne  saat 00.36 sıralarında ve sonrasında peyderpey ulaştıkları, Ödemiş ve Ahmet  Taştan'ın emir komutasına girerek köprü üzerinde değişik noktalara  konuşlandıkları vurgulandı.
 
Vatandaşlar saat 00.40'tan sonra köprüye geldi
 İddianamede, darbe girişimine karşı tepki göstermek amacıyla saat  00.40 ve sonrasında Boğaziçi Köprüsü'ne gelen çok sayıda vatandaşın, kolluk  görevlileriyle tank ve zırhlı araçların bulunduğu yere ulaştıkları, saat 01.05  sıralarında darbeye tepki göstermek üzere hem Avrupa ve Anadolu ayağında toplanan  halktan bir kısmının da tank ve zırhlı araçların bulundukları yere doğru  ilerledikleri ifade edildi.
 
Ödemiş ve Ahmet Taştan'ın "ateş edilmesi" yönündeki emirlerine uyarak  havaya, yere ve vatandaşların üzerine doğru ateş edildiği anlatılan iddianamede,  Emniyet Müdürü Çalışkan'ın gişeler civarında toplanan vatandaşların arasına  karışıp, resmi aracın üzerine çıkarak galeyana gelen vatandaşlara yönelik konuşma  yapıp sükunete davet ettiği belirtildi.
 
Mustafa Çalışkan ve vatandaşlar üzerilerine yürüdü
 İddianamede, saat 01.27 sıralarında Çalışkan ve vatandaşların  şüphelilere doğru yürümeye başladıkları, şüphelilerin yoğun şekilde ateş etmesi  sonucu birçok vatandaşın şehit olduğu ve yaralandığı aktarılarak, bu sırada  Çalışkan'ın yakın koruması Münür Alkan'ın şehit edildiği, koruma amiri olan  Mehmet Omay'ın ve Özel Kalem Müdürü Özgür Taşdemir'ın yaralandığı kaydedildi.
 
Yaralılara yardım etmeye çalışan vatandaşlara da şüphelilerin ateş  ettiği anlatılan iddianamede, bu sırada da sivillerin şehit olduğu ifade edildi.
 
Turgay Ödemiş, Binbaşı Ahmet Taştan ve tank komutanı Üsteğmen Vedat  Yıldız'ın emirleri doğrultusunda, saat 02.42 sıralarında  başka bir tanktan  Karayolları Hizmet Binası'nın sol tarafında bulunun tepelik alana top atışı  yapıldığı belirtilen iddianamede, tankın üzerinden de vatandaşlara ateş açıldığı  anlatıldı.
 
İkinci top atışının saat 04.15 sıralarında da Trafik Denetleme Şube  Müdürlüğü binasının sol tarafında bulunan alana, üçüncü top atışının saat 04.36  sıralarında Karayolları Hizmet Binası'na, dördüncü top atışının saat 05.31  sıralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü polis memurları Mustafa Taşkın ve Fatih  Mızrak'ın idaresindeki TOMA'ya doğru yapıldığı belirtildi.
 
318 müşteki kasten öldürülmek istendi
 İddianamede saat 06.15 sıralarında askeri birliği sevk ve komuta eden  Ödemiş'in, diğer rütbeli şüpheliler Ahmet Taştan, Astsubay Başçavuş İbrahim Gül  ve Astsubay Sait Özkahya ile konuştuktan sonra teslim olmaya karar verdiği  belirtilerek, şüphelilerin tüm teçhizatlarını bıraktıktan sonra ellerini  kaldırarak teslim olduğu aktarıldı.
 
Kolluk görevlilerinin bazı şüphelileri yakalayarak gözaltına aldığı,  olay yerindeki silah, mühimmat ve askeri araçlara el konulduğu anlatılan  iddianamede, köprüde yaşanan bu olaylar nedeniyle 32 sivil, 2 polis memurunun  şehit olduğu, birçok vatandaşın yaralandığı, 318 müştekinin kasten öldürmeye  teşebbüs suçuna maruz kaldığı, çok sayıda sivil şahsa ait ev ve araç ile kamu  araç ve binalarına zarar verildiği vurgulandı.


Vatan