7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi incelendiğinde; spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanların, yani yasa dışı bahis sitelerini kullananların fiillerinin suç sayılmadığı, ancak sosyal düzene aykırılıklar olarak kabul edilen kabahat olarak nitelendirildiği, bu durumda yasa dışı bahis sitesi üzerinden oyun oynadıkları tespit edilenler hakkında, mahallin en büyük mülki amiri tarafından 7258 sayılı Kanun m.5/1-d’ye göre idari para cezası kararı verileceği, bu ceza ile muhatap olanın idari para cezasına tebliğden itibaren 15 günlük sürede sulh ceza hakimliğinde itiraz hakkının olduğu, cezanın usulüne uygun tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi halinde ise, para cezasının dörtte üçünün ödeneceği, dörtte bir oranında indirim yapılacağı görülmektedir.

İdari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/1’e göre maktu veya nispi olabilir.

Kabahatler Kanunu m.17/2’ye göre ise idari para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda; idari para cezasının miktarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve iktisadi durumu birlikte gözönünde bulundurulacaktır.

Peki maktu para cezası ve nispi para cezası ne demektir?

Kanunlarda bu yönde tanım olmamakla birlikte; maktu Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “kesilmiş” ve “kesin olarak değeri biçilmiş” anlamlarına gelirken, nispi, “birbirine göre olan”, “bağıntılı” anlamına gelmektedir.

Kanun koyucu, neyin maktu ve neyin nispi para cezası olduğu hususunda net tanımlamalar yapmamıştır. Maktu para cezası; kanun koyucu tarafından somut belirlenmiş bir ceza olurken, alt ve üst sınırları belirtilmek suretiyle de sonuç ceza karar merciinin takdirine bırakılabilir. Nispi para cezası ise; bağlantılı, yani bir kıymeti ölçü alarak ve ona bağlı değişen miktarlardan oluşacağından, bu cezanın maktu değil göreceli olduğu, bu nedenle de aşağıda değineceğimiz 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7’de yer alan istisnaya konu edilmediği ve bu konuda güncellemeye gerek duyulmadığı anlaşılmaktadır.

Kabahatler Kanunu m.17/1-2 birlikte düşünüldüğünde, alt ve üst sınır belirlenmesinin maktu/nispi ayırımından bağımsız olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi de 15.02.2021 tarihli, 2019/33074 E., 2021/1541 K. sayılı kararında; “maktu para cezalarının, kanunda sadece tek bir rakam olarak veya aşağı ve yukarı sınırlarının gösterilerek belirlendiği, nispi para cezalarında ise, kişinin sorumlu olacağı ceza miktarının önceden belli olmadığı ve miktarının; ihlal süresine, kişi sayısına veya elde edilen menfaatin miktarına göre değiştiği” şeklinde değerlendirme yapmıştır.

Kabahatler Kanunu m. 17/7’ye göre; “İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz”.

Maktu idari para cezaları; Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında (213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer m.298 uyarınca) artırılarak uygulanır. Alt ve üst sınır tayin edilmiş suretiyle belirlenen cezalar da bu kapsamda değerlendirilir.

Bununla birlikte nispi idari para cezaları, fiilin işlendiği andaki somut verilere göre hesaplanır. Örneğin; elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı veya net satış hasılatının binde onu oranında uygulanacağı yönündeki düzenlemeler nispi nitelikte olup, Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca, nispi nitelikteki idari para cezaları yeniden değerleme oranında artırılmaz.

Örneğin; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca teşebbüslerin yıllık gayrisafi gelirlerinin %10'una kadar verilen cezalar, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yapının inşaat alanı (m²) üzerinden hesaplanan cezalar ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre menfaat temin edilmesi halinde bu menfaatin iki katından az olamayacak şekilde belirlenen cezalar, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre izinsiz orman ürünleri taşıyan birine, bu ürünlerin piyasa değerinin belirli bir oranı veya birkaç katı tutarında kesilen cezalar, nispi para cezasıdır.

Kabahatler Kanunu m.17 gerekçesinde de; kanunlarda öngörülen idari para cezası miktarlarının enflasyondan etkilenmesi halinde yeniden belirlenmesine ilişkin düzenleme yapıldığı, ancak bu hükmün, niteliği itibariyle nispi idari para cezaları açısından uygulanamayacağı ifade edilmiştir.

Özetle; nispi olması için bir orana veya iktisadi değere bağlanması gerekmekle, alt sınır ve üst sınırı belli olduğu için tam anlamıyla maktu olmasa da, alt sınır ve üst sınır arasında takdir yetkisi veren bir para cezası olduğundan, sınırları belirlenmiş maktu/takdiri para cezası, sınırları belirlenmiş idari para cezası olarak değerlendirilir.

7258 sayılı Kanun m.5/1-d uyarınca spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar açısından, bu hükümde beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası öngörülmüşse de; düzenlemede yaptırım alt ve üst sınırları tayin edildiğinden ve bu sınırlar arasında takdire bağlı maktu idari para cezası olarak belirlendiğinden, Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca VUK mükerrer m.298 uyarınca her sene yeni değerlendirme yapılmakta, 2026 yılı itibariyle ceza alt ve üst sınırı 103.207,00-TL ve 412.995,00-TL olarak gösterilmektedir[1].

Son dönemde; yasa dışı bahis ve kumar sitelerine girip bahis ve kumar oynayan şahıslarla ilgili kolluk ve adli makamlar tarafından kamuoyuna basın açıklamaları yapıldığı, oyun oynayan şahısların sayısına ve tespit edilen paraların miktarına ilişkin paylaşımlarda bulunulduğu, yasa dışı bahis ve kumar suçlarına karşı mücadele edilmesi ve suçun işlenmesinin önüne geçilmesi amacıyla suçların hedefi olan kullanıcılar yönünden caydırıcılık oluşturması için çalışmalara devam edildiğine dair duyurulara yer verildiği, yasa dışı şans ve bahis suçlarıyla etkin mücadelenin sadece oynatanlar ve aracılık yapanlar yönünden değil, “oyuncular” veya “kullanıcılar” olarak nitelendirilen şans ve bahis oyunlarını oynayanların da başka yol ve yöntemlerle bu fiilleri tekrarlamamaları amacıyla, 7258 sayılı Kanun m.5/1-d’de oynayanlar yönünden yer alan idari para cezalarının uygulanmasına önem verildiği ve caydırıcılığın sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.

Yasa dışı bahis oyuncuları bakımından caydırıcı sayılan rakamların yüksek olduğu, adli para cezalarından da fazla olduğu, hatta 7258 sayılı Kanunda yapılacak değişikliklerle idari para cezalarının miktarlarının biraz daha artırılacağı, yasa dışı şans ve bahis oyunları oynatanlar, bunlara aracılık edenler ile reklamını yapanlar yönünden öngörülen hapis ve adli para cezalarının da artırılacağı, bu yolla suçtan caydırıcılığın güçlendirileceği, yasa dışı bahis suçlarının örgütlü işlenmesi halinde yine cezada artırıma gidileceği düşünülmektedir.

Prof. Dr. Ersan Şen

Av. Ertekin Aksüt

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

-------------

[1] https://www.hukukihaber.net/2026-yili-idari-para-cezalari, Çevrim İçi Erişim Tarihi: 12.05.2026.