MAKALE

ÇARPAN ARAÇ KAÇTI, SİGORTA YOK: ZARARI KİM ÖDEYECEK?

Güvence Hesabı'nın Kapsamı, Sınırları ve Güncel Yargıtay Uygulaması Üzerine Bir Değerlendirme

Abone Ol

I. GİRİŞ

Trafik kazalarının önemli bir bölümünde mağdurun karşısında dava edilebilecek bir sigortacı bulunmaz: Çarpan araç olay yerinden kaçmıştır ve plakası tespit edilememiştir; araç tespit edilmiş ancak zorunlu trafik sigortası yaptırılmamıştır; yahut kazaya karışan araç çalıntıdır. Uygulamada bu durumdaki mağdurların önemli bir kısmı, zararının tamamen güvencesiz kaldığı yanılgısıyla hak aramaktan vazgeçmektedir. Oysa 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesiyle, tam da bu hâller için Türkiye Sigorta Birliği nezdinde bir Güvence Hesabı kurulmuştur ve bu Hesap, hepimizin ödediği trafik sigortası primlerinden kesilen katılma paylarıyla finanse edilen kolektif bir güvence mekanizmasıdır.

Bu çalışmada; Hesabın hangi hâllerde devreye girdiği, uygulamada en çok yanlış bilinen nokta olan bedensel zarar–eşya zararı ayrımı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2026 yılı başında verdiği iki güncel karar ışığında izlenmesi gereken usul yol haritası ele alınmaktadır.

II. GÜVENCE HESABI HANGİ HÂLLERDE DEVREYE GİRER?

5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre Hesaba beş hâlde başvurulabilir:

1. Sigortalının (çarpan aracın) tespit edilememesi hâlinde kişiye gelen bedensel zararlar — uygulamadaki adıyla "faili meçhul" veya "kaçan araç" kazaları,

2. Kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortasının hiç yaptırılmamış olması hâlinde bedensel zararlar,

3. Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptali ya da iflası hâlinde şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar,

4. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, işletenin sorumlu tutulamadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar,

5. Yeşil Kart Sigortası kapsamında Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler.

Hesabın sorumluluğu, kaza (riziko) tarihinde geçerli olan zorunlu sigorta teminat limitleriyle sınırlıdır; 2026 yılı itibarıyla trafik sigortasında kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 3.600.000 TL'dir. Hesap yaptığı ödemeler için sorumlulara — sigortasız aracın işleteni ve sürücüsüne, çalıntı araç kazalarında çalan veya gasp edene — rücu eder.

III. EN ÇOK YANLIŞ BİLİNEN NOKTA: ARAÇ HASARI KARŞILANMAZ

Maddenin sistematiği dikkatle okunduğunda kritik ayrım ortaya çıkar: Kaçan araç ve sigortasız araç hâllerinde Hesap yalnızca bedensel zararlardan sorumludur. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı, yaralanma hâlinde sürekli iş göremezlik (sakatlık) tazminatı ve bakıcı giderleri Hesaptan istenebilir; ancak aracın hasarı, değer kaybı, çekme-kurtarma gideri gibi eşyaya ilişkin zararlar bu hâllerde kapsam dışıdır. Uygulamada Hesaba yöneltilen taleplerin önemli bir kısmının araç hasarına ilişkin olduğu ve bu nedenle daha başvuru aşamasında sonuçsuz kaldığı gözlemlenmektedir; kaçan araç mağduru, aracındaki hasar için ancak kendi kasko sigortasına veya faile ulaşılabilirse genel hükümlere göre faile başvurabilir.

Bu kuralın tek istisnası, sigorta şirketinin iflası veya ruhsatlarının iptalidir: Bu hâlde Hesap, şirketin poliçeden doğan yükümlülüklerini maddî zararlar dâhil devralır. Nitekim son yıllarda ruhsatı iptal edilen şirketlerin poliçe sahipleri bakımından Hesap bu işleviyle gündeme gelmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Kanun Cumhurbaşkanına eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar verme yetkisi tanımıştır; ancak bu yetki bugüne kadar genel nitelikte kullanılmamıştır. Kaçan araç mağdurunun eşya zararının tamamen korumasız kalması karşısında, kanaatimizce bu yetkinin en azından kasko yaygınlığının düşük olduğu araç grupları yönünden işletilmesi tartışılmaya değerdir.

IV. GÜNCEL YARGITAY UYGULAMASINDAN İKİ KARAR

A. İspat Standardı Mağdur Lehine Esnektir

Kaçan araç kazalarında Hesabın tipik savunması, kazanın "tespit edilemeyen araç" nedeniyle meydana geldiğinin ispatlanamadığıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.02.2026 tarihli kararına (E. 2025/8378, K. 2026/2219) konu olayda; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği kazada yaralanan davacı lehine hükmedilen 430.000 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı, Hesabın "görgü tanığı yok, mobese kaydı yok, tek taraflı kaza tespit tutanağına itibar edilemez" yönündeki temyiz itirazlarına rağmen onanmıştır. Karar iki yönden önemlidir: Birincisi, dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı, faili meçhul kazanın ispatı için yeterli görülmüştür. İkincisi, geçici bakıcı gideri de Hesabın sorumlu olduğu bedensel zarar kapsamında kabul edilmiştir.

B. Eksik Maluliyet Raporu Başvurunun Usulden Reddini Gerektirmez

Aynı Dairenin 23.02.2026 tarihli kararında (E. 2024/11764, K. 2026/2010) ise sigortasız araçta yolcu olarak bulunan ve malul kalan başvurucunun talebi, İtiraz Hakem Heyetince "usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı" gerekçesiyle usulden reddedilmişken; Yargıtay, raporun eksikliği hâlinde başvurunun reddedilmesi yerine, yönetmeliğe uygun, denetime elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Karar, Hesap ve hakem heyetleri nezdinde sıkça karşılaşılan "rapor eksikliği = usulden ret" pratiğine karşı mağduru koruyan önemli bir içtihattır. Bununla birlikte karar, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre, illiyet bağını ve maluliyetin sürekliliğini tartışır biçimde düzenlenmesinin önemini de teyit etmektedir: Eksik rapor hak kaybettirmese de süreci ciddi biçimde uzatmaktadır.

V. USUL YOL HARİTASI

1. Delil tespiti geciktirilmemelidir. Kaçan araç kazalarında kolluk tutanağı, mobese ve güvenlik kamerası kayıtları, tanık bilgileri ve savcılık soruşturma dosyası, kazanın tespit edilemeyen araç nedeniyle meydana geldiğinin ispatında belirleyicidir. Kamera kayıtlarının kısa saklama süreleri dikkate alınarak derhâl tespit ve teslim talebinde bulunulmalıdır.

2. Hesaba yazılı başvuru zorunludur. Dava veya tahkim yoluna gitmeden önce Hesaba gerekli belgelerle başvuru yapılması gerekir; usulüne uygun başvuru aynı zamanda temerrüdün ve faiz başlangıcının belirlenmesinde esas alınmaktadır. Bedensel zararlarda mevzuata uygun maluliyet raporunun başvuru ekinde sunulması süreci önemli ölçüde hızlandırır.

3. Ödeme yapılmazsa tahkim veya dava yolu açıktır. Güvence Hesabı, Sigorta Tahkim Komisyonu sistemine dâhildir; yukarıda incelenen her iki karar da tahkim yolundan geçerek Yargıtay'a ulaşmıştır. Tahkim, yargılama süresi bakımından genel mahkemelere göre belirgin biçimde avantajlıdır.

4. Zamanaşımına dikkat edilmelidir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi uyarınca talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiilden doğuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bedensel zararlarda bu uzamış süreler uygulanır.

VI. SONUÇ

Güvence Hesabı, sigorta koruması bulunmayan trafik kazası mağdurlarının bedensel zararları bakımından güçlü ancak yeterince bilinmeyen bir güvencedir. Kaçan araç, sigortasız araç ve çalıntı araç kazalarında ölüm ve yaralanma zararları, kaza tarihindeki poliçe limitlerine kadar Hesaptan tahsil edilebilmekte; Yargıtayın güncel içtihadı ispat standardı ve usul eksiklikleri bakımından mağduru koruyan bir çizgide istikrar kazanmaktadır. Buna karşılık eşya zararlarının — özellikle aracını faili meçhul bir çarpmayla kaybeden ve kaskosu bulunmayan mağdurlar yönünden — kapsam dışında bırakılması, Hesabın finansmanına bizzat katılan sigortalılar bakımından tartışmaya açıktır; Kanunun Cumhurbaşkanına tanıdığı yetkinin bu yönde değerlendirilmesi temenni edilir.

Av. Melih Küçükcankurtaran

KAYNAKÇA

- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97, m. 109.

- Güvence Hesabı Yönetmeliği (RG 26.07.2007, S. 26594).

- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8378, K. 2026/2219, T. 26.02.2026.

- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11764, K. 2026/2010, T. 23.02.2026.