Dijital teknolojiler, ticari hayatın hemen her alanında olduğu gibi reklamcılık sektörünü de köklü biçimde değiştirmiştir. Günümüzde tüketiciler yalnızca televizyon veya basılı medya aracılığıyla değil; sosyal medya platformları, çevrim içi alışveriş siteleri, yapay zekâ teknolojileri ve algoritmalar aracılığıyla sunulan kişiselleştirilmiş reklamlarla da satın alma kararlarını şekillendirmektedir.
Bu dönüşüm, reklam hukukunun da yeni teknolojilere uyum sağlamasını zorunlu hâle getirmiştir.
Nitekim 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş ve özellikle dijital reklamcılık bakımından önemli yenilikler getirmiştir.
Söz konusu değişiklikler yalnızca reklam verenleri değil; e-ticaret şirketlerini, dijital pazarlama ajanslarını, sosyal medya içerik üreticilerini ve yapay zekâ teknolojilerinden yararlanan tüm işletmeleri yakından ilgilendirmektedir.
Yapay zekâ teknolojileri reklam hukukunun kapsamına girdi
Yönetmelik değişikliğinin en dikkat çekici yönlerinden biri, yapay zekâ teknolojilerinin reklam faaliyetlerinde kullanımına ilişkin açık düzenlemelere yer verilmesidir.
Buna göre reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun tüketici tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
Bunun yanında, gerçek bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyasının, gerçekte kullanmadığı veya deneyimlemediği bir ürün ya da hizmeti kullanmış veya tavsiye etmiş izlenimi verecek biçimde reklamlarda kullanılması yasaklanmıştır.
Bu düzenleme, özellikle son yıllarda yaygınlaşan “deepfake” teknolojilerinin reklam amaçlı kötüye kullanılmasının önüne geçmeyi hedeflemektedir.
İndirimli satış reklamlarında şeffaflık güçlendirildi
Tüketicilerin en fazla karşılaştığı sorunlardan biri de gerçeği yansıtmayan indirim kampanyalarıdır.
Yeni düzenleme ile birlikte indirimli satış reklamlarında referans alınacak fiyat değiştirilmiştir.
Artık indirimin başlangıç tarihinden önceki son on gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacaktır.
Bu düzenleme sayesinde kampanyadan hemen önce fiyat artırılarak tüketicide yüksek oranlı indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Özellikle e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren işletmeler bakımından fiyat kayıtlarının düzenli şekilde tutulması ve gerektiğinde ispat edilebilir olması büyük önem taşımaktadır.
Influencer reklamlarında şeffaflık dönemi
Sosyal medya içerik üreticileri tarafından yapılan tanıtımlar, günümüzde reklam sektörünün en etkili araçlarından biri hâline gelmiştir.
Ancak tüketicinin kişisel tavsiye ile ticari reklam arasındaki ayrımı her zaman yapabilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle Yönetmelik, herhangi bir maddi menfaat, ücretsiz ürün, indirim veya benzeri bir fayda karşılığında yapılan paylaşımlarda reklam niteliğinin açıkça belirtilmesini zorunlu hâle getirmiştir.
Böylece tüketicinin, karşılaştığı içeriğin bağımsız bir kullanıcı deneyimi mi yoksa ticari iletişim mi olduğunu ilk bakışta anlayabilmesi amaçlanmaktadır.
Hedefli reklamcılıkta tüketici lehine yeni güvenceler
Dijital pazarlama faaliyetlerinin önemli bir bölümünü kişiselleştirilmiş reklamlar oluşturmaktadır.
Çevrim içi davranışlar, konum bilgileri, alışveriş geçmişi veya kullanıcı tercihleri dikkate alınarak sunulan hedefli reklamlar, ticari başarıyı artırmakla birlikte kişisel verilerin korunması bakımından da çeşitli tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Yeni Yönetmelik ile reklam verenlerin, reklamın hangi kriterler esas alınarak gösterildiği konusunda tüketiciyi bilgilendirmesi zorunlu tutulmuştur.
Ayrıca çocuklara yönelik olarak kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılmasının yasaklanması, tüketicinin korunması bakımından önemli bir güvence niteliği taşımaktadır.
Uygulamada şirketler nelere dikkat etmeli?
· Yapay zekâ destekli reklam içerikleri hukuki açıdan değerlendirilmeli,
· Influencer iş birlikleri yazılı sözleşmelerle düzenlenmeli,
· Reklam niteliğindeki paylaşımlarda gerekli açıklamalar eksiksiz kullanılmalı,
· İndirim kampanyalarına ilişkin fiyat kayıtları düzenli şekilde muhafaza edilmeli,
· Dijital reklam süreçleri, tüketici hukuku ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat bakımından periyodik olarak denetlenmelidir.
Bu tedbirler, yalnızca idari yaptırımların önlenmesi açısından değil; şirketlerin kurumsal itibarı ve tüketici güveninin korunması bakımından da önem taşımaktadır.
Sonuç
Reklam hukuku, teknolojik gelişmeler karşısında önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir.
Yapay zekâ teknolojileri, sosyal medya etkileyicileri ve kişiselleştirilmiş reklam uygulamaları, artık yalnızca pazarlama stratejilerinin değil, aynı zamanda hukuki denetimin de merkezinde yer almaktadır.
1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeler, tüketicinin korunmasını güçlendirirken dijital reklamcılık alanında faaliyet gösteren işletmelere de daha yüksek bir şeffaflık ve özen yükümlülüğü getirmektedir.
Kanaatimizce bu değişiklikler yalnızca yeni reklam kuralları getiren teknik düzenlemeler olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda dijital ekonomide güven ortamının güçlendirilmesi, yapay zekâ kullanımının hukuki sınırlarının belirlenmesi ve dürüst ticari uygulamaların teşvik edilmesi bakımından da önemli bir adımı temsil etmektedir.
Önümüzdeki süreçte Reklam Kurulu kararları ve yargı uygulaması, yeni hükümlerin kapsamını daha da belirgin hâle getirecek; dijital reklam hukukunun gelişiminde belirleyici rol oynayacaktır.