I. Genel Olarak

Mahkeme kararlarının icrası, adil yargılanma hakkının tamamlayıcı ve zorunlu bir unsurudur. Yargısal koruma, yalnızca karar verilmesiyle değil, kararın etkili ve makul sürede icra edilmesiyle tamamlanır. Türkiye’de yargı hizmetlerinin dijitalleşmesi sürecinde geliştirilen Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), ilamların icrası alanında da önemli yapısal değişikliklere yol açmıştır. Bu çalışmada, ilamlı icra süreci Türk hukuku bakımından ele alınmakta; UYAP’ın ilamların icrasına etkisi, sağladığı imkânlar ve ortaya çıkardığı hukuki sorunlar anayasal ilkeler ve icra hukukunun temel esasları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

İcra hukuku, maddi hukuktan doğan hakların ve usul hukuku yoluyla verilen mahkeme kararlarının fiilen hayata geçirildiği alandır. Bu nedenle icra hukuku, sıklıkla “yargılamanın son aşaması” olarak tanımlanmakta; hatta doktrinde maddi hukukun gerçek anlamda icra hukuku ile başladığı ifade edilmektedir.

İlamların icrası, yalnızca alacaklının bireysel menfaatini değil, aynı zamanda hukuk devleti ilkesini ve yargı kararlarının bağlayıcılığını güvence altına alan bir mekanizmadır. Mahkeme kararlarının uygulanmadığı veya etkisiz kaldığı bir sistemde, yargılamanın varlığından söz etmek güçleşir.

Türkiye’de yargının dijitalleşmesi süreciyle birlikte UYAP, ilamların icrası bakımından da merkezi bir rol üstlenmiştir. Bu durum, icra hukukunun klasik yapısının dijital araçlarla yeniden yorumlanmasını zorunlu kılmaktadır.

II. İlamların İcrasının Hukuki Niteliği

1. İlam ve İlamlı İcra Kavramı

İlam, yargı mercileri tarafından verilen kararları ifade eder. İcra ve İflas Kanunu’nda ilamların icrası, ilamsız icraya nazaran daha güçlü bir takip imkânı ve daha sınırlı itiraz araçlarıyla donatılmış özel bir takip yolu olarak düzenlenmiştir. Bu takip yolunda, ilamın varlığı takip talebine dayanak teşkil eder; icra organının hareket alanı, ilamın kapsam ve sınırlarıyla belirlenir.

2. İlamların İcrası ve Temel Haklar

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, yalnızca yargılama sürecini değil, verilen kararın etkili biçimde icrasını da kapsar. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, mahkeme kararlarının uzun süre icra edilmemesi veya tamamen etkisiz bırakılması, açık bir hak ihlali olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle ilamların icrası, yargısal korumanın fiili ve tamamlayıcı boyutu olarak görülmelidir.

III. Türk Yargı Sisteminde Dijitalleşme ve UYAP

UYAP, yargı birimleri arasında bilgi paylaşımını sağlamak, işlemleri hızlandırmak ve yargı hizmetlerinde standardizasyonu artırmak amacıyla oluşturulmuş bütünleşik bir bilişim sistemidir. İcra dairelerinin UYAP kapsamına alınmasıyla birlikte ilamlı icra takipleri elektronik ortamda başlatılabilmekte; ilamlar doğrudan sistem üzerinden icra dosyasına aktarılabilmekte; e-tebligat, e-haciz ve elektronik dosya yönetimi uygulamaları etkin biçimde kullanılabilmektedir.

UYAP’ın ilamların icrası bakımından etkisi, yalnızca “elektronik dosya” mantığıyla sınırlı değildir; sistem, ilamlı icra dosyasının açılışından tebliğe, araştırmadan hacze ve tahsilata kadar uzanan bir iş akışı üretmektedir. Uygulamada alacaklı veya vekili, UYAP Avukat/Vatandaş Portal üzerinden “ilamlı icra takibi” başlatmakta; borçluya ilişkin kimlik ve adres verileri sistemdeki kayıtlarla eşleştirilebilmekte; takip talebi ve ekleri elektronik ortamda icra dairesinin iş listesine düşmektedir.

Bu aşamada ilam, mahkeme dosyasının UYAP’ta bulunması hâlinde çoğu kez doğrudan elektronik suret olarak çekilerek icra dosyasına aktarılmakta; aksi hâlde karar örneği taratılmış belge olarak dosyaya yüklenmektedir. Böylelikle ilamın icra dosyasına intikali ve dosya açılışı, önemli ölçüde fiziki evrak dolaşımından bağımsız hâle gelmekte; işlemler standartlaştırılmış ekranlar ve şablonlar aracılığıyla yürütülmektedir.

UYAP, icra dosyasındaki tüm işlemleri işlem tarihi/saat bilgisiyle kayda bağladığından dosya hareketleri bakımından önemli bir izlenebilirlik ve denetlenebilirlik zemini de sağlar. Ne var ki bu izlenebilirlik, ilamın kapsam ve sınırlarının belirlenmesi gibi hukuki değerlendirmeleri kendiliğinden otomatikleştirmez; sistem, esasen kararın metnini ve takip işlemlerini teknik olarak taşır, düzenler ve kayda alır.

Bu gelişmeler, icra hukukunun uygulamasında önemli bir paradigma değişikliğine işaret etmektedir.

IV. UYAP’ın İlamların İcrasına Etkisi

UYAP’ın ilamlı icraya etkisi, somut olarak bir icra dosyasının aşağıda sayılan aşamaları izlenebilir :

Takibin elektronik başlatılması ve ilamın dosyaya alınması,


Icra emrinin hazırlanması ve tebligat sürecinin yürütülmesi,


Malvarlığı araştırmaları ve haciz işlemleri,


Tahsilat/ödeme kayıtları ve elektronik dosya yönetimi.

Bu aşamalar bakımından UYAP, işlemleri hızlandırırken standardizasyonu artırmakta; ancak standardizasyonun, ilamın yorumlanması ve ölçülülük gibi icra hukukunun çekirdek sorunlarında yeni sorunlar doğurabildiği de görülmektedir.

1. Etkinlik ve Usul Ekonomisi

UYAP sayesinde ilamlı icra işlemleri daha kısa sürede tamamlanabilmekte, icra dairelerinin iş yükü azalmakta ve taraflar bakımından maliyetler düşmektedir. Bu yönüyle dijitalleşme, usul ekonomisi ilkesine önemli katkılar sunmaktadır.

Özellikle takibin başlatılmasında UYAP, işlemleri “tek noktadan” toplayıp yönettiğinden: alacaklı/vekili takip talebini sistem üzerinden oluşturur, ilam örneğini dosyaya ekler (UYAP’tan çekerek veya yükleyerek), harç ve masraf kalemleri sistem üzerinden kayda bağlanır ve dosya açılışı icra dairesine elektronik iş listesi olarak düşer. Tebligat aşamasında da e-tebligat imkânlarının kullanılabildiği hâllerde, tebliğ süreci fizikî evraka bağımlı olmaktan önemli ölçüde çıkar; bu da hem zaman hem maliyet bakımından usul ekonomisi yönünde sonuç doğurur.

Buna ek olarak tarafların dosyaya erişimlerinin dijitalleşmesi; taleplerin, itirazların ve beyanların sisteme kaydı; icra dairesinin müzekkere ve yazışmaları elektronik ortamda oluşturması; cevapların dosyaya dijital olarak intikali gibi unsurlar, klasik icra pratiğinde yoğun emek ve zaman gerektiren birçok işlemin daha kısa sürede tamamlanabilmesine imkan verir.

2. Hukuki Güvenlik ve Şeffaflık

Tarafların icra dosyalarını UYAP üzerinden anlık olarak takip edebilmesi, yapılan işlemlerin denetlenebilirliğini artırmakta ve hukuki güvenlik ilkesini güçlendirmektedir. UYAP’ın hukuki güvenlik bakımından en belirgin etkisi, icra dosyasındaki işlemlerin işlem geçmişi mantığıyla kayıt altına alınmasıdır.

Dosyaya giren evrak, yapılan haciz talepleri, gönderilen müzekkereler ve gelen cevaplar kronolojik biçimde sistemde görünür hale gelir. Bu durum, işlemlerin “hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı” tartışmalarında objektif bir iz bırakır ve denetimi kolaylaştırır.

Bununla birlikte şeffaflığın artması tek başına tüm hukuki güvencelerin sağlandığı anlamına gelmez. Özellikle otomasyonun hız kazandırdığı işlemlerde, ölçülülük, orantılılık ve etkili başvuru mekanizmalarının fiilen işletilmesi ayrıca önem taşır.

V. Dijitalleşmeye Bağlı Olarak Ortaya Çıkardığı Hukuki Sorunlar

1. İlamın Yorumlanması Sorunu

İlamların icrasında en kritik sorunlardan biri, kararın kapsamının doğru belirlenmesidir. Dijital sistemlerde ilamın teknik bir belgeye indirgenmesi, kararın içeriğinin yeterince yorumlanmaması riskini doğurmaktadır.

UYAP, ilamı icra dosyasına çoğu zaman “belge” olarak taşır; karar metninin dosyada bulunması, ilamın kapsamının kendiliğinden doğru uygulanacağı anlamına gelmez.

Uygulamada icra emrinin hazırlanması ve takip türünün seçimi belirli şablonlara dayanmakta; ancak şablonlar, ilamdaki edimin kapsamı, koşulları ve sınırları bakımından her dosyada aynı doğrulukta sonuç üretmeyebilir. Bu nedenle dijital ortamda ilamın “teknik bir ek”e indirgenmesi, kararın yorumlanmasına ilişkin insani/hukuki değerlendirmeyi zayıflatma riski taşır.

Bu sebeplerle, ilamın kapsamının belirsiz olduğu veya edimin niteliği itibarıyla yorum gerektirdiği hâllerde, UYAP hızının sağladığı kolaylık, yorum eksikliği nedeniyle hatalı icra işlemlerine zemin oluşturabilir.

2. Ölçülülük ve Mülkiyet Hakkı

Elektronik haciz gibi uygulamalar hız sağlamakla birlikte borçlunun mülkiyet hakkı ve ölçülülük ilkesi bakımından yeni tartışmaları beraberinde getirmektedir. Dijitalleşme, icra işlemlerini hızlandırırken, borca yetecek miktar ile haczin kapsamı arasındaki dengeyi kurma ihtiyacını ortadan kaldırmaz; bilakis bu dengenin daha titiz kurulmasını gerektirir.

Elektronik haciz ve elektronik müzekkere süreçleri, alacaklı bakımından “tek talep – çoklu kurum” şeklinde işleyebilen bir pratik doğurabilmektedir. Malvarlığı araştırmasının hızlanması ve haciz taleplerinin seri biçimde iletilebilmesi, borçlunun mülkiyet hakkı yönünden aşırı müdahale riskini artırır. Bu nedenle ölçülülük denetimi, yalnızca “işlemin yapılması” değil, işlemin kapsamı ve yoğunluğu bakımından da değerlendirilmelidir.

3. Yargısal Denetimin Zayıflaması Riski

Dijitalleşme, icra işlemlerini büyük ölçüde otomatik hâle getirirken icra hâkiminin denetim rolünü dolaylı olarak zayıflatma potansiyeline sahiptir. Oysa ilamların icrası, yargısal denetimden bağımsız düşünülemez.

UYAP, işlemleri otomatikleştirirken karar noktalarının bir kısmını fiilen “varsayılan seçenekler” üzerinden yönlendirebilir: standart şablonlar, hazır talep ekranları ve hız baskısı, icra organının hukuki değerlendirme alanını daraltma potansiyeli taşır. Bu durum, denetimin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak denetimin gecikmeli veya iş işten geçtikten sonra işletilmesi riskini artırır.

Bu sebeple UYAP, ilamların icrasında yalnızca yardımcı bir araç olarak konumlandırılmalı; ilamın yorumu ve sınırlarının belirlenmesi bakımından insan unsurunun rolü korunmalıdır. Ayrıca dijital icra uygulamaları, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde yeniden yapılandırılmalı; ilam türlerine göre farklılaştırılmış UYAP modülleri geliştirilerek icra hukukunun kendine özgü yapısı muhafaza edilmelidir.

VI. Sonuç

İlamların icrası, yargılamanın tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir unsurudur. UYAP, ilamların icrasında hız ve etkinlik sağlamakla birlikte, icra hukukunun temel ilkelerini ikincil hale getirecek biçimde uygulanmamalıdır.

Dijitalleşme, icra işlemlerinin hızlanmasını ve dosya yönetiminin standardizasyonunu mümkün kılarken; ilamın kapsamının belirlenmesi, ölçülülük denetiminin işletilmesi ve etkili başvuru yollarının fiilen korunması gibi güvencelerin zayıflamasına yol açmamalıdır.

Türk hukukunda dijitalleşme süreci, yargı kararlarının bağlayıcılığı ve temel haklar ekseninde yeniden değerlendirilmeksizin yürütüldüğü takdirde, teknolojik ilerleme hukuki adaletle paralel ilerleyemeyecektir. Bu nedenle, UYAP’ın ilamların icrasındaki rolü; insan denetimini dışlamayan, ölçülülük ve hukuki güvenliği önceleyen ve ilamlı icranın kendine özgü yapısını gözeten bir çerçevede geliştirilmelidir. Bu bağlamda, UYAP sisteminde, nöbetçi icra hakimliği modülü açılarak bu denetimin sağlanması akla gelen çözümlerden birisi olabilir.