Peşin parası veya kredi kartı olmayan kişiler için, taksitli satış mağazaları iyi bir seçenek gibi görünüyor. 100’ü aşkın firmanın mağazalarında birçok ürün bulmak mümkün. Ancak borç ödenemeyince bazı mağazaların uygulamaları nedeniyle durum bir anda kâbusa dönüşüyor. Ana paranın üstüne eklenen yüzde 40’lık cezai şart ve yüzde 72 ile yüzde 180 arasında değişen faiz oranları, on binlerce ailenin belini bükmüş durumda. Öyle ki mağdurlar 3 ay önce bir araya gelerek dernek dahi kurdu.

Faiz Mağdurları Derneği, İzmir Valiliği’nin de onayını alınca faaliyete başladı. Gün aşırı derneğe gelenlerin yaşadıkları ise yürek burkuyor... Eşi ile boşanma aşamasına gelenden küs duruma gelen kardeşlere, evi icralık olandan maaşına haciz konulana değin binlerce hikâye söz konusu.

ÖDE ÖDE BORÇ BİTMİYOR

Hürriyet gazetesinin haberine göre İzmir’de yaşayan Sevinç ailesinin başına gelenler, ‘Bu kadar da olmaz’ dedirtecek türden. Münevver Sevinç, oğlu için birkaç parça mobilya aldı. 4.800 liralık ürün için mağaza taksit yaptı. Sevinç, mobilyaları aldıktan bir süre sonra vefat etti. Taksitler ödenmeyince mağaza avukatları icra takibi başlattı. 4.800 liralık borca eklenen iki ayrı cezai şart sonrası ödenecek tutar 12.353 liraya çıktı. Anne öldüğü için eşi ve çocukları icralık oldu. Yüzde 180’lik faiz nedeniyle borç katlanarak 10 yılda 209 bin liraya çıktı. Ölen annenin, belediye işçisi oğlu Eren ile eşi Battal Sevinç’in emekli maaşına haciz konuldu. Baba-oğulun hesabından toplam 15.640 lira kesinti yapıldı. Kesintiye rağmen, faizin bir kısmı dahi kapanmadı. 24 Ocak 2020 itibariyle borç miktarı 193 bin 410 lira. Bu rakam üzerinde yapılan icra takibi nedeni ile Sevinç kardeşlerin ev ve otomobiline haciz konuldu. Aile, yapılan icra takibinin durdurulması için iki hafta önce dava açtı. “Aile huzurum da bozuldu” diyen Eren Sevinç (49), yaşadıklarını, Hürriyet’e, “Uyguladıkları faiz yüzde 180. Borç öde öde bitmiyor. Ben hesapladım, ölene kadar maaşımdan kesinti yapılsa yine de bu borç kapanmayacak. Aile huzurum da bozuldu. Eşim ile boşanma aşamasına geldik. Maaşıma haciz konulduğu için sicilim bozuldu” sözleri ile anlattı.

EV ELDEN GİDİYORDU

Benzer bir sorun Y. ailesinin de başında. Aile, 2 yıl önce büyük bir mobilya markasının mağazasında 6 bin liralık ürün aldı. Ödeme için aylık taksit yapıldı. 2 bin TL kadar ödeme yapıldı. Taksit ödemeleri sürerken İ. Y. işsiz kaldı. Y.’nin işini kaybetmesiyle kalan taksitler ödenemedi. Firma, borçlu çifte karşı icra takibi başlattı. Takip tutarı 18 bin TL olarak kayda girdi. İcra takibi sonrası da ödeme yapılamadı. Mağaza avukatları bu kez, çiftin yaşadığı evin icradan satışını istedi. İ. Y., evin icradan satışına engel olmak için ihalenin yapılacağı adliyeye gitti. Y., icra ihalesine katılan kişilere başına gelenleri anlattı. Y., böylece ilk ihalede satışın yapılmamasını sağladı. İkinci ihale ise, mahkemeye yaptıkları başvuru sonrası tedbirden durduruldu. Evin satışı şimdilik dursa da, olay nedeniyle çift arasında gerginlik çıktı ve şimdi ayrı evlerde yaşıyorlar.

ÖNCE CEZAİ ŞART, ÜSTÜNE FAHİŞ FAİZ

İcra takiplerinin hemen hepsinde, uygulanan fahiş faiz oranı dışında dikkat çeken bir alacak kalemi de, yasal dayanağı olmayan cezai şart... Örneğin, bir mobilya mağazasında ürün alan E. çiftinin borcu 3.966 TL. Bu rakama, 1.586 liralık cezai şart uygulanmış. Ana para artı cezai şarta bir de 3.970 liralık da faiz eklenince E. çiftinin borcu 9.522 TL oldu. Çifte bu tutar üzerinden lik icra takibi yapıldı. Yine, bir çeyiz mağazasına 1.656 TL borçlanan S. Ö. Y’ye yapılan icra takibinin tutarı ise 4.870 TL. Asıl alacağa işletilen faiz 3. 214 TL. Bir başka ifadeyle, esas borcun iki katı bir faiz talebiyle S. Ö. Y’ye yönelik icra takibi yapıldı.

TAHSİLAT İÇİN ÇAĞRI MERKEZİ

Faiz Mağdurları Derneği Başkanı Aydın Yıldırım: “On binlerce mağdur var. Bu insanların çoğu düşük gelir grubunda. İnsanlar için ilk etapta buralardan ürün alımı cazip gelse de yaşananlar çok acı. Mağazalar, sattıkları malın bedelini yasal faizi ile elbette almalı. Ancak, ortada büyük bir haksız kazanç var. Bizim itirazımız buna... Burada, borç değil, işletilen fahiş faiz insanları perişan ediyor. Yüzde 120, yüzde 180’lik faizlerin hiç bir izahı yok. Bazı mağazalar, tahsilat için çağrı merkezi dahi kurmuş durumda. Buradan borçlu kişiler aranıyor. Arayan kişiler kendilerini avukat olarak tanıtıyor. İnsanlar, hacizle korkutuluyor. Bazı mağdurlar da hapis cezası ile korkutuluyor. Dernek olarak mağdurlara destek olmaya çalışıyoruz. Kuruluş amacımız da bu. Yalnız olmadıklarını görmelerini istiyoruz.”

TEFECİ FAİZİNİ BİLE KATLADILAR

Av. Hayrullah Çuhadaroğlu: “Taksitli satışlarda uygulanacak faiz yüzde 9. Ortada bir senet varsa en fazla yüzde 18 faiz uygulanabilir. Elimizdeki yüzlerce dosyada ise fahiş faiz oranları var. En düşük faiz yüzde 72 seviyesinde. Yüzde 120, yüzde 150 hatta yüzde 180 faiz uygulayan var. Bu oranlar ne hukuki ne de ahlaki... Tefecilerin uyguladığı faiz bile bu seviyede değil. Firmalar kadar, bu işi takip eden avukatlık büroları da suçlu ve sorumlu. Fahiş faiz oranları dışında, yasada hiçbir karşılığı olmayan cezai şart uyguluyorlar. Örneğin, 4800 TL asıl alacak olan bir dosyada 5.633 TL gibi afaki bir cezai şart uygulanmış. Dava açıldığında fazladan alınan paralar geri almak mümkün.”