Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/10029 E. 2024/6251 K. sayılı kararına konu olayda evli olan kadın aralarında devam eden boşanma davasından dolayı kocasından ayrı yaşamaktadır. Kadın, kocasından başka bir erkekle yaşadığı cinsel birliktelikten hamile kalır ve dünyaya bir çocuk getirir. Kadın, nüfusa bu çocuğun babası olarak biyolojik babayı kaydettirmek isterse de, nüfus idaresi yetkilileri tarafından, çocuğun nüfus kaydındaki baba hanesine kocasının adı yazılır. Durumdan haberdar olan koca, kadın hakkında çocuğun soy bağını değiştirme suçunu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunur. Aydın Asliye Ceza Mahkemesi, kadının TCK m. 231’de tanımlanan çocuğun soybağını değiştirme suçunu işlediğini kabul ederek, hakkında 10 ay hapis cezasına ve bu cezanın ertelenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu mahkumiyet hükmünü,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295 inci maddelerindeki ‘evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.’ hükümleri karşısında; evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan evlilik dışı çocukların, biyolojik babası üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmadığı ve resmi nikahlı eşin üzerine kaydedilmesinin yasadan kaynaklanan zorunluluk olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozmuştur.

Bu olayla ilgili süreci değerlendiren Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ "...Yargıtay 11. Ceza Dairesinin K. 2024/6251 sayılı kararına konu olayda, evli kadın dünyaya getirdiği çocuğu, kocası dışında başka bir erkeğin babası olduğunu beyanla nüfusa kaydettirmek istediğinde, nüfus yetkilileri, durumu derhal 5490 sayılı Kanunun 36. maddesi hükümlerine istinaden tespit davası açılmasını sağlamak için Cumhuriyet başsavcılığına bildirmeleri gerekirken, nüfus kayıt sisteminde çocuğun baba hanesine kocanın adını yazmışlardır. Sorun buradadır..." demektedir. (1)

Kanaatime göre buradaki sorun, esas olarak babalık karinesinin çürütülmesi için soybağı reddinin dava yoluyla yapılmasının zorunlu olmasından kaynaklanmaktadır. Zira bu konuyla ilgili olarak zaten Türk Medeni Kanunu (TMK) m.197’ye göre "Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir" şeklindeki hüküm, m. 288’de ise "Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez" şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde evli çiftlerin ayrı yaşamaları ve bu süreçte farklı kişilerden çocuk sahibi olabilecekleri kanun koyucu tarafından öngörülmüş olmasına rağmen bu durumun çözümü için dava yolunun zorunlu olması hatalı bir düzenlemedir.

Örneğin yukarıdaki somut olayda kadın, kocasından zaten ayrı yaşamaktadır, kadın çocuğun biyolojik babasını zaten bilmektedir, kadının resmi nikahlı olduğu kişi (kocası) de çocuk üzerinde zaten babalık iddiasında bulunmamaktadır. Bilinen gerçek duruma zıt olmasına rağmen karineye göre zorunlu olarak soybağı kurmak, daha sonra tarafları dava açmaya zorlamak, TMK m. 288’e göre davada ispat külfetini hafifletmek, sonra bababalık kaydını silmek ve tanıma yoluyla çocukla biyolojik baba arasında yeni soybağı kurmak, bir de ana hakkında ceza davası yürütmek "kolay olanı" zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla bu olayda olduğu gibi ayrı yaşama durumundaki hamileliklerde soybağının reddi için dava yolu yerine tanımada olduğu gibi (TMK m. 295) nüfus memuruna yazılı beyan yeterli olmalıdır. Aksi halde, suç işleme kastı olmamasına ve maddi gerçeği beyan etmesine rağmen karine nedeniyle (TMK m.285) kadınlar, TCK m. 231 gereğince benzer sorunları yaşamaya devam edecektir.

---------

(1) https://izzetozgenc.com/makale/anayasa-mahkemesi%E2%80%99nin-6-11-2025-tarihli-ve-e-2025-33-k-2025-221-sayili-karari-ile-yargitay-11-ceza-dairesi%E2%80%99nin-8-5-2024-tarihli-ve-e-2021-10029-k-2024-6251-sayili-karari-uzerine-degerlendirmeler